1913’te telefon memureleriyle başlayan ve postaneden pastaneye uzanan bu değişim, Osmanlı kadınının toplumsal alana ilk adımlarıydı.
Osmanlı toplumunda kadınların kamu yaşamına adım atışını simgeleyen ilk büyük gelişme, 1913 yılında Fransız Telefon Şirketi’nde işe alınan yedi kadın memureyle başladı. Bu adımı 1914’te, Posta Telgraf Nezareti’nde ilk kadın pul memuresi olarak görev alan Feride Yaver Hanım izledi.
Bu gelişmeler yalnızca İstanbul’da değil, Avrupa basınında da yankı uyandırdı. Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti üyelerinden gazeteci Odette Feldmann, bu durumu “toplumsal inkılabın başlangıcı” olarak tanımladı. Batılı bir gözlemcinin bu tespiti, yaşanan değişimin ne kadar köklü ve çarpıcı olduğunun da göstergesiydi.
KADINLAR KENDİ İŞ ALANLARINI OLUŞTURUYOR
Kadınların çalışma hayatına katılımı yalnızca memuriyetle sınırlı kalmadı. Artık kadınlar kendi işlerini de kuruyorlardı. İstanbul’da dikkat çeken bazı örnekler şunlardı:
-
Kadınlara özel bir fotoğrafçı dükkânı açan Naciye Hanım,
-
Seyyar fotoğrafçılık yapan Muzaffer Hanım,
-
Hanımlar Pastanesi’ni işleten Seyide Kemal Hanım,
-
Kadın el işlerinin satıldığı çeşitli butik dükkânlar.
Bu girişimler, sadece bireysel birer cesaret örneği değil; aynı zamanda Osmanlı toplumunda kadın kimliğinin dönüşümüne dair ilk sinyallerdi.
SAVAŞ YILLARINDA TOPLUMSAL SORUMLULUK ÜSTLENEN KADINLAR
Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay), savaş yıllarında kadınların aktif olarak görev almasına öncülük etti. Batı’daki Kızılhaç örgütlerinde kadınların daha önce dâhil olması örnek alınsa da, Osmanlı kadınları da özellikle II. Meşrutiyet döneminden itibaren sosyal sorumluluk alanında rol almaya başlamıştı.
Öne çıkan bir örnek ise 1911 yılında, Feride b. Yaver’in önderliğinde İstanbul’da birkaç kadının Hilal-i Ahmer adına bağış toplama girişimiydi. Aynı dönemde, dönemin Hariciye Nazırı M. Rıfat Paşa’nın eşi tarafından kurulan Hilal-i Ahmer Encümen-i Nisvanı (Kadınlar Heyeti) sayesinde yapılan ürün satışlarıyla 3.500 lira gelir elde edilmişti. Bu para, cemiyetin yeniden kuruluşundaki ilk sermayeyi oluşturacaktı.
İSTANBUL POSTANESİ’NDE KADIN MEMURELER
Kadınlar Dünyası dergisinin, Osmanlı Müslüman kadınlarının İstanbul Telefon Şirketi’ne alınmaları için yürüttüğü kampanyalar ve kamuya yaptığı şikâyetler, neticede karşılık buldu. Posta, Telgraf ve Telefon Nezareti, bu baskı karşısında geri adım attı ve 1914 yılında İstanbul Postanesi’nde kadın istihdamı başladı.
İlk olarak Feride Yaver Hanım, pul satış memuresi olarak atanırken; 1918 yılına gelindiğinde İstanbul Postanesi’nde çalışan kadın sayısı 90’a ulaşmıştı. Bunların 85’i Müslüman kadınlardı.
AVRUPA’DA EĞİTİM ALAN HANIM ÖĞRENCİLER
Osmanlı’da kız çocuklarının eğitimi ilk kez 1859 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile düzenlendi. Bu düzenleme, 7 ila 11 yaş arasındaki kız çocuklarına eğitim zorunluluğu getirdi. Ardından açılan yeni kız okulları, kadın öğretmen ihtiyacını artırdı.
Bu ihtiyaç, zamanla Avrupa’daki okullara yönelimi doğurdu. Dikiş-nakıştan tıbba, güzel sanatlardan pedagojiye kadar birçok alanda eğitim alan Osmanlı kızları, İstanbul’a döndüklerinde sadece bireysel değil, toplumsal dönüşümün taşıyıcıları oldular.
KAYNAKLAR
-
Innovative History Education – Chapter 20, EUROCLIO:
https://www.euroclio.eu/wp-content/uploads/2020/01/Innovative-History-Education-TR.-Chapter-20.pdf -
ATAM Dergisi, “Hilal-i Ahmer Kadınlar Kolu”:
https://atamdergi.gov.tr/tam-metin/1083/tur -
Fikriyat, “Osmanlı’nın Avrupa’ya Gönderdiği Kız Öğrenciler”:
https://www.fikriyat.com/galeri/egitim/osmanlinin-avrupaya-gonderilen-kiz-ogrenciler/2 -
DergiPark Makalesi, Erdem ve Yiğit (2010):
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3580827













Cevap Yaz