İSTANBUL’DA İLK PARA BASILAN YER: SİMKEŞHANE

Fatih’in İstanbul’da İlk Sikke Darbettirdiği Yer: Simkeşhane

Aksaray’dan Laleli’ye doğru yürürken sol tarafta farklı tuğlaları ile dikkat çeken bir bina görürsünüz. Şu an 1970’lerde restore edilip 1981’de halk kütüphanesine dönüştürülen bina, 2001’den beri Orhan Kemal Halk Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir. Bizde sizlere Simkeşhane nedir biraz ondan bahsedelim şimdi işte detaylar: 

Beyazıt Yeniçeriler Caddesi üzerindeki Simkeşhane, Fatih Sultan Mehmed döneminden kalan önemli bir yapıdır. Evliya Çelebi’ye göre burası, Fatih’in İstanbul’da ilk sikke bastırdığı yerdir. Kitabesi 1463 tarihli olsa da yapının büyük bölümü 18. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Bizans döneminde Forum Tauri olarak anılan meydanda, Sekbanbaşı Yakub Ağa tarafından bir camii yaptırılmış, Fatih Sultan Mehmed ise buraya darphane binası inşa ettirmiştir.

Mekke-i Mükerreme’ye Gönderilen Para

Darphane binası 18. yüzyıl başında Topkapı Sarayı’na taşınınca bir süre harap kalan bina, Sultan III. Ahmed tarafından annesi Emetullah Gülnuş Valide Sultan’ın vakfına gelir getirmesi için tahsis edilmiştir. 1707’de başmimar Mehmed Ağa tarafından yeniden yaptırılan Simkeşhane, sim üretmek üzere inşa edilen önemli bir mekân olarak anılmıştır. Ayrıca Mekke’deki ağalara yıllık para gönderme şartı getirilmiştir.

Görevliler ve Gelirler

Simkeşhane’de üretilen malı teslim alan görevlilere “sandukkâr”, gümüşün hesaplarını tutanlara ise “tefe kâtibi” denmiştir. Gelirlerin önemli kısmı, sim üreticilerine satılan gümüşten alınan fark ve ceza olarak toplanan “nezir”lerden oluşmaktaydı. Giderler ise personel maaşları ve emeklilere verilenlerdi.

Altın ve İpeğin Serüveni

Simkeşhane’de üretim için altın, gümüş ve kömür gibi malzemeler ile hadde, kal ocağı ve çıkrık gibi aletler kullanılırdı. Altın ve sim eritilir, ipek bükülüp boyanır, tel çekme ve kılap sarma işlemleriyle ince teller elde edilirdi. Bu teller resmî elbiselerden ev eşyalarına kadar çeşitli alanlarda kullanılırdı.

Osmanlı-Rus Savaşı ve Simkeşhane

1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Simkeşhane büyük kriz yaşadı. Gümüş tedarikinde zorluklar ve kaçakçılık gelirleri düşürdü. Simkeşhane, darphaneye olan borcunu ödeyemedi, birçok esnaf iş yerlerini kapattı ve koltukçuluk arttı.

Simkeşler Şirketi Kuruldu

Sultan Abdülaziz döneminde ıslah çalışmaları kapsamında 1866’da Simkeşler Şirketi kuruldu. 1867’de Simkeşhane tamir edilerek faaliyete geçirildi ve giriş kapısına “Sîmkeşhâne-i Âmire” yazılı levha yerleştirildi.

Günümüze Ulaşan Simkeşhane

Simkeşhane, üç katlı ve tek avlulu hanlar grubundandır. 18. yüzyıl mimari özellikleri taşır. 1957-58 yıllarında Divanyolu genişletme çalışmaları sırasında ön cephesi yıkılmıştır. Cephe önünde sıralı dükkânlar yer alıyordu.

Simkeşhane’den Kütüphaneye Yeni Misyon

Harap olan yapı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 49 yıllığına kiralanıp 1974-76 yılları arasında onarıldı. 1981’de İl Halk Kütüphanesi’ne dönüştürülen bina, 2001’de Orhan Kemal Halk Kütüphanesi adını aldı. Eski cephesinde bulunan Emetullah Gülnuş Valide Sultan Sebili’nin günümüzde kötü bir taklidi mevcuttur.

MERAKLISINA NOT: Altın ve gümüşten tel çekme sanatı, yani telkâri, çok eski dönemlerden beri bilinen ve nesillerce aktarılan ince bir el işçiliğidir. İslâmî dönemde de varlığını sürdüren bu sanatın ilk güzel örnekleri, Emevîler devrinde ortaya çıkmıştır. Farsça “tırâz” kelimesi, ipek ve sırma ile işleme, nakış ve süs anlamına gelir ve bu sanat için kullanılmıştır. Hem Emevî hem de Abbâsî hükümdarları, altın ve gümüş tellerle süslenmiş kumaşlara büyük önem vermiş, saraylardaki imalathaneler “dârütırâz” olarak adlandırılmıştır.

Kâbe Örtüsünde Kullanılan İnce İşçilik

Kâbe örtüleri de tırâzdan yapılırdı. Endülüs, tavâif-i mülûk ve diğer devletlerde tırâz yapımı yaygındı. Fâtımîler döneminde Kahire önemli bir sanayi şehri olup, burada ve İskenderiye ile Dimyat’ta devletin ricâli ve halk için bir dikim evi (dârü’l-kisve) kurulmuştur. Memlükler döneminde ise tırâz kumaşlar esnaftan temin edilmiştir. Altınla işlenen bu kumaşlardan yapılmış elbiselere “müzerkeş” denirdi.

Anadolu Selçukluları Döneminde Avrupa’ya İhracat
Selçuklu sarayında da tırâz imalâthanesi bulunuyordu. Anadolu Selçukluları zamanında Denizli’nin “ak alemlü” kumaşları Avrupa’ya ihraç ediliyordu.

Osmanlı’da Simkeşhane
Osmanlılarda simkeşlik sanatının tam başlangıcı bilinmemekle birlikte, Fatih Sultan Mehmed dönemine ait belgeler mevcuttur. İstanbul, Bursa ve Selanik’te simkeşhâne faaliyet göstermiştir. İstanbul Simkeşhânesi’ne ait en eski belge, 16. yüzyılın son çeyreğindendir. Bu belgeye göre simkeşhâne, darphâne nâzırının gözetiminde, fetih sonrası kurulmuş, hem hassa simkeşleri hem de halka yönelik üretim yapan iki kolda faaliyet göstermiştir.


Kaynakça