Ana Başlık: İstanbul’un Kaybolan Mirası: Tarihi Eserler ve Koruma Çalışmaları
İstanbul’un Sırları programına konuk olan Mimar Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin, İstanbul’un göz göre göre yok olan veya korunmayı bekleyen tarihi eserlerini anlatıyor. Söyleşide, derneğin çalışmaları, ihmal edilen yapılar, yurt dışına kaçırılan eserler ve kültür varlıklarının korunmasının önemi masaya yatırılıyor.
Derneğin Kuruluşu ve Temel Amaçları
Soru: Mimar Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği’nin kuruluş amacı nedir?
Cevap: Dernek, 2009 yılında, ülkemizin medeniyetler beşiği olan topraklarındaki kültür varlıklarının korunması sorunlarına dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla kuruldu. Öncelikli hedefimiz İstanbul’daki kültür varlıklarının sorunlarına el atmak, bu konuda bilimsel çalışmalara önem vermek ve üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak kamuoyu oluşturmaktır. Amacımız sadece mevcut eserleri korumak değil, aynı zamanda yurt dışına kaçırılan eserlerin geri getirilmesi konusunda da çalışmalara destek vermek.
Yakın Zamanda Hayata Geçen Projeler
Soru: Derneğin 2017 yılında üzerinde çalıştığı ve sonuçlandırdığı projelerden bahsedebilir misiniz?
Cevap: En son ve sevindirici çalışmalarımızdan biri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Eyüp Meydanı’nda bulunan tarihi Şahi Topu’nun envanter altına alınmasıydı. Araçların arasında kaybolmuş olan bu önemli eser, yapımı devam eden İstanbul Kent Müzesi’nde sergilenmek üzere kurtarıldı.
Bir diğer gündemimiz ise Süleymaniye Külliyesi içerisindeki tarihi dükkanlar. Bu dükkanlar, vakıf malı olmasına rağmen çeşitli şekillerde elden çıkmış durumda. Bu alanın uhrevi atmosferini bozan bu tür işletmelerin kaldırılması için Kültür Bakanlığı nezdinde çalışmalarımız devam ediyor.
Acil Müdahale Bekleyen Tarihi Yapılar
Soru: İstanbul’da acil olarak müdahale edilmesi gereken ve kamuoyunun pek bilmediği hangi eserler var?
Cevap: Öncelikle Rumeli Hisarı’nı söylemeliyim. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmeden önce 4 ayda yaptırdığı bu muazzam kale, İstanbul’un Avrupa yakasındaki ilk Türk kalesidir. Fakat kuleleri halka açık değil ve maalesef yeterince sahiplenilmiyor. Halkın burayı ziyaret edebileceği, kültürel faaliyetlerde bulunabileceği bir alan haline getirilmesi lazım.
Büyük bir sorun da Büyükada’daki Rum Yetimhanesi. İkinci Abdülhamid döneminde yapılan bu bina, Kıta Avrupası’ndaki en büyük ve dünyadaki ikinci büyük ahşap yapıdır. Maalesef bugün sahipsiz ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Devletin bu devasa ahşap mirasa el atması şart.
Ayrıca Siyavuşpaşa Köşkü (Bahçelievler’de), Perşembe Pazarı’ndaki tarihi yapılar ve Anadolu Hisarı da acil olarak ele alınması gereken yerler arasında. Maalesef Anadolu Hisarı’nın ortasından geçen bir yol, yapının bütünlüğünü bozuyor.
Yurt Dışına Kaçırılan Eserlerin Durumu
Soru: İstanbul’dan çalınarak yurt dışına kaçırılan eserlerle ilgili neler söylersiniz? Dernek olarak bu konuda ne yapıyorsunuz?
Cevap: Çok üzücü bir durum var. En bilinen örnek, Ayasofya’daki II. Selim Türbesi’nin girişinde bulunan ve İznik çinisi panolardan birinin sökülerek Paris Louvre Müzesi’ne götürülmesidir. Orada hala sergileniyor.
Dernek olarak en büyük amacımız, Kültür Bakanlığı’nın bu konudaki çalışmalarına destek olmak ve bu eserlerin çalındığını kamuoyuna duyurmaktır. Toplum sahip çıkmadığı sürece devletlerin bu işlere müdahil olması zorlaşıyor. Biz bu tür vakaları ilgili mercilere bildiriyor ve gerekli yazışmaları yapıyoruz.
Kültür Mirasının Ekonomiye ve Turizme Katkısı
Soru: Kültür varlıklarının korunması sadece tarihi bir görev değil. Bunun ekonomi ve turizme etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap: Çok önemli bir nokta. Biz tarihi eserlerimize iyi bakmazsak, bu eserleri layıkıyla tanıtıp turizme kazandıramazsak, ülke ekonomisine katkı sağlamamız zorlaşır. İstanbul’da turistlerin ortalama kalma süresi 2,5 gün! Bu çok az. Yurt dışında (Paris, Roma gibi yerlerde) insanlar haftalarca gezmek için kalıyor. Oysa bizim İstanbul’da gidilecek o kadar çok yer var ki. Bu tarihi alanları restore edip işlevlendirirsek, turistler daha uzun süre kalır ve ülkemize daha fazla döviz bırakır. Ayrıca bu restorasyon çalışmaları istihdam yaratır ve toplumsal yapıya da olumlu katkı sağlar.
Koruma Konusunda Toplumun Rolü
Soru: Vatandaşlar bu tarihi eserlerin korunması için ne yapabilir?
Cevap: Hepimizin yapabileceği çok şey var. Öncelikle çevresindeki tarihi eserleri fark etmeli ve sahiplenmeli. Örneğin Bahçelievler’deki Siyavuşpaşa Köşkü için o bölgede yaşayanlar belediyeye ve ilgili kurumlara başvurarak yetkilileri harekete geçirebilir. Bu iş sadece derneklerin veya birkaç kişinin mücadelesiyle olmaz. Bizi dinleyenlerden ricam, gördükleri tarihi eserlere sahip çıkmaları, yetkililere hatırlatmaları ve bu eserlerin kıymetini bilmeleridir. Unutmayalım, bu eserler hepimizin ortak mirasıdır.
Cevap Yaz