PİYANGONUN TARİHİ VE İSTANBULA GELİŞİ
Piyango deyince benim aklıma çocukluk yıllarımda Milli Piyango gelirdi ve tabi ki Nimet Abla gişesi. Sonra Nimet Ablanın yaptırdığı cami. Aslında bu yazıyı yazmama sebep olan da Mecidiköy’den Gayrettepe’ye doğru yürürken gördüğüm Nimet Abla Camisi oldu. Acaba ülkemize piyangonun girişi nasıl oldu diye şöyle merak ettim ve işte detaylar:

1931 yılının yılbaşında satmış olduğu biletlerden 100 Bin lira büyük ikramiye kazanılması onun uğruna inananların sayısını her geçen gün daha arttırmıştır. Zamanın en çok traji olan İkbal , Tasvir ve Efkar gazetelerinin birinci sayfalarında Nimet Abla’nın talihliye 100 adet mor bin liralıkları sayarak teslim ederken çekilen fotoğraflarının ve röportajlarının yayınlanmasını ardından ‘’Talih Nimet Abla” efsanesi doğar. Bugün bile Türkiye’nin dört bir yanında yılbaşı öncesi Milli Piyango almak için Nimet Abla’ya akın ediyorlar.
ZEVK OLMAKTAN ÇIKI ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞI OLDU
Zevk için oynanan şans oyunlarının zaman içerisinde evrimleşip kurum ve kuruluşlar için finans kaynağı olmuştur. Kar amacı ile başlayan piyango çekilişleri zamanla yerini sağlam zemine oturtmuştur.
Piyango Tarihi
Şans oyunları çok eski zamanlardan beri pek çok toplumda farklı tür ve şekillerde var olmuştur. Bu anlamda piyango ve şans oyunlarının tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğu söylenebilir. Dilimize İtalyancadan geçtiği ileri sürülen “piyango” teriminin kökeni, “bianco” dur. İtalyancada bianco, “beyaz” anlamına gelmektedir. Dolayısıyla piyango terimi, 1840’larda İtalya’da siyah ve beyaz kartlarla oynanan ve beyaz kartın kazandığı şans oyunundan gelmektedir.
Tanzimat dönemine kadar Türkçede “lotarya” sözcüğü kullanılırken 1840’lardan sonra bu terimin yerini piyango almıştır Şemseddin Sami’nin “Kur’a çekip isabet edecek şeye razı olmak şartıyla muayyen miktar akçe vermekten ibaret olan muameledir” şeklinde tanımladığı piyango, nakit ve eşya piyangoları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Başlangıçta eğlence amaçlı ortaya çıkan bu oyunlar zamanla kâr amacı ile yapılmaya başlanmıştır. Mısır, Hint ve Yunan mitolojilerinde çeşitli türlerde zar oyunlarının, İslam öncesi Arap topluluklarında farklı amaçlarda olsa da şans oyunlarının oynandığı bilinmektedir.
Kar Amacı İlk Defa Ortaçağ’da Başladı
Roma imparatorlarının başlattığı bu ilk ödül dağıtma faaliyeti kâr amacı taşımamıştır. Şanslı kişilere ödülleri dağıtılırken bir yandan da düzenleyenlere kazanç sağlaması yani kâr elde etme anlayışı ilk defa Ortaçağ’da İtalya’da başlamıştır.
Tüm Avrupa’da Düzenlenmeye Başladı
Zamanla diğer Avrupalı devletler de piyango uygulamasını başlatmışlardır XVI. yüzyıl itibariyle eşya ve para piyangoları Hollanda, Prusya, Avusturya, İtalya, Fransa ve İngiltere’de görülmeye başlanmıştır. Öyle ki bir dönem Paris, Viyana ve Berlin sokaklarında sadece piyango ilanlarına yer verilmiştir Bundan böyle Avrupa’da hükümdarlar çeşitli ihtiyaçları karşılamak için piyangolar tertip etmeye başlamışlardır. Çok geçmeden özel girişimciler de piyango çekilişleri düzenleyerek kendilerine yeni bir kazanç sağlamışlardır.
Piyangonun Osmanlıya Gelişi
Osmanlı’da piyango çekilişleri Batı kökenli pek çok şey gibi, ilk olarak levantenler ve gayrimüslim unsurlar arasında başlamıştır. Osmanlı Devleti’nde “lotarya” sözcüğünü kullanarak piyangodan bahseden en eski kaynak XVIII. yüzyıl sonlarında Ebubekir Ratıp Efendi tarafından yazılmış olan Sefaretnâme’dir. Dolayısıyla Ebubekir Ratıp Efendi, Osmanlı Devleti’nde piyangoculuğun tesis edilmesinden bahseden ilk isim olmuştur. Şöyle ki, 1792 yılında kaleme aldığı Nemçe Sefâretnâmesi’nde devlet gelirlerinin artırılması için İstanbul’da bir piyango tertip edilmesini teklif etti. Levantenler tarafından gazetelerden ilk piyango çekilişleri çıkarıldı. 1829 yılına ait bir gazetede sadece piyango çekilişi neticesinde kazanan bilete dair bir açıklamaya yer verildi. 1834 ve 1836 yıllarında da gazete köşelerinde piyango çekilişleri hakkında ilanlara rastlanmaktadır. Böylece Osmanlı topraklarında başlayan piyango faaliyetleri ağır bir tempoda ve sınırlı bir kesime hitap ederek ilerledi.
Osmanlıda İlk Resmi Piyango Ruhsatı
1847 yılında ise Avrupa’da düzenlenen bir piyangonun biletlerinin Osmanlı topraklarında satışı söz konusu oldu. Osmanlı Devleti’nden ilk resmi piyango ruhsatını 1853-1854 yıllarında tiyatro gelirlerini artırmak amacıyla tiyatrocu Naum Efendi aldı. Bir süre sonra artan piyango talepleri arasında Osmanlı vatandaşı olmayanlar da yer aldı.
Piyango Yasaklandı
Piyango, 1857 yılında hükûmet tarafından -toplumsal zararları nedeniyle ve aynı zamanda bir çeşit kumar olarak değerlendirildiğinden- tamamen yasaklandı. Ne var ki, bu yasağa devletin bütün uyarılarına rağmen uyulmadı. Özellikle Zaptiye Nazırlığı bu hususta oldukça yavaş hareket etti. Yasağın uygulanması aşamasında yaşanan sorunları çözmek adına 1857 yılı Ağustos ayında Piyango Memnu Komisyonu kuruldu. Tam bu esnada 1858 tarihli yeni bir Ceza Kanunnamesi de yayımlandı ki içerisinde piyango ile ilgili maddelere de yer verildi. Tüm bu girişimlere rağmen piyangoculuk konusunda yaşanan sorunlara tam bir çözüm getirilemedi. Hükûmet daha çok sosyal ve dinî kaygılar nedeni ile piyangoculuk faaliyetlerini engelleme yoluna gitti. Ülkede yerli piyangoculuk faaliyetlerine son verildi.
Piyango ve Sultan Abdülaziz
Sultan Abdülmecid’in son dönemlerinde yasaklanan piyangonun yeniden serbest bırakılması için Sultan Abdülaziz döneminde (1861-1876) çeşitli başvurular yapıldı. Bazı kişiler hükümeti ikna etme çabalarına girdi. Bu çabalar sonuçsuz kalması neticesinde. Bu kez alternatif yollar aranmaya başlandı. Osmanlı yönetimi 1879 yılından itibaren Avrupa’da düzenlenen piyango biletlerinin ülkeye gizlice girmesine ve ardından satılmasına mâni olmakla meşgul oldu. Söz konusu yasağa rağmen Galata ve Beyoğlu taraflarında kontrolsüz bir şekilde piyango biletlerinin satışı yapıldı. Yabancı piyango biletlerinin ülke içerisinde satışına engel olamayınca hükûmet, yavaş yavaş ruhsat alınması koşulu ile piyango çekilişlerine izin vermeye başladı.
Osmanlıda Piyango ve Okullar
İlk olarak sosyal yardım sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Piyango çekilişlerinin amacı okul, hastane, demiryolu yaptırmak gibi sosyal gereksinimlerden oluşmaktaydı. Çekilişlerin sonunda kazanan numaraya birtakım eşyaların verildiği eşya piyangoları olduğu gibi belirli miktarlarda nakit para verilen piyangolar da oldu. Osmanlıda böyle bir algının oluşması ve Osmanlı kurumlarının buna yönelmesi ekonomik kaygılar nedeni ile oldu. Piyango gelir elde etme amacı ile başvurulan kazanç kaynağı haline geldi. Okul, hastane, yetimhane, ibadethane gibi kurumlar kendi imkânlarıyla gelir elde etmeye çalışmışlardır. Bu anlamda başvurulan en önemli kaynak piyango oldu. En fazla piyango talebinde bulunan kurum ise maddi imkânsızlıklar içinde olan okullardır.
Piyangodan Gelir Sağlayan Okullar
Her türlü ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile en fazla piyango başvurusu yapan okullar ilk olarak gayrimüslim okulları oldu. Örneğin, 1887 yılında Beyoğlu’nda bulunan Rum Katolik Mektebi, ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile bir piyango tertip etmeyi planlamış ve bunun için ruhsat talebinde bulundu. Bu talep -biletlerin beşer kuruştan olmak üzere altı bin adet basılması- kararı ile kabul edildi. Bundan sonra ise genellikle iki bin bilete kadar olan başvurulara ruhsat verildi.
Kuzguncuk’ta bulunan kız ve erkek Musevi okulları yararına 1886 ve 1888 yıllarında piyango çekilişleri için yapılan ruhsat başvuruları hükûmet tarafından şahsi menfaat gözetilmemesi koşulu ile kabul edildi. 1887 yılında Beyoğlu Rum Mektebi ve 1889 yılında Fener semtinde bulunan Kız Rum Mektebi’nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapmış olduğu başvurular da kabul edildi.
1890 yılında Katolik Ermenilere ait olan ve rahibeler tarafından idare edilen kız mekteplerinin ihtiyacını karşılamak için talep edilen izin, çekilişlerin Maarif Nezareti’nden bir memurun denetiminde olması şartı ile kabul edildi. 1892 yılında yapılan başvuru Katolik Ermenilere ait Beyoğlu’nda bulunan kız okulu bir sebepten yandı. Okul binasını yeniden inşâ etmek için yapılan yüz bin liralık piyango başvurusu hükûmet tarafından onaylandı.
Darıca nahiyesi Rum Mektebi’nin eğitimine devam edebilmesi için hükûmetten piyango talebinde bulunduğu bilinmektedir. İlki 1896 yılında yapılan bu taleplerin daha sonra 1905, 1907 ve 1908 yıllarında tekrarlandığı anlaşılmaktadır. Darıca Rum Mektebi yararına hükûmetten toplam 4 defa piyango çekilişi yapılması için izin talep edilmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla yapılan incelemeler neticesinde taleplerin tümüne olumlu yanıt verildi. Kosova’da bulunan Bulgar mektebi fakir ve kimsesiz çocukların kırtasiye masraflarını karşılamak amacıyla bir piyango düzenlendi.
Reddedilen Piyangolar
Diğer yandan piyango tertip edilmesine dair hükûmete yapılan başvurular bazı durumlarda reddedildi. Örneğin, Beyoğlu’nda bulunan Aya Kostantinos Kilisesi avlusunda yer alan Kız Rum Mektebi için 1892 tarihinde yapılan piyango başvurusu, okulun ruhsatı olmadığı gerekçesi ile reddedildi. Yine 1893 yılında Edirne’de bulunan Rum ve Ermeni okulları için yapılan ruhsat başvuruları halkın zarara uğratılması gerekçesi ile reddedildi. 1901 yılında Kadıköy’de bulunan Rum Ortodoks okullarının ihtiyaçlarının karşılanması için kız öğrencilerin el işlerinin kullanılacağı bir piyango düzenlenmesi planlanmıştır.
Yapılan incelemeler neticesinde piyangonun düzenlenmesinde bir mahsur bulunmamıştır. 1902 yılında Trabzon’da Ermeni İnas Mektepleri yararına piyango düzenlenmesi için Maarif Müdürlüğünden izin belgesi talep edildi. Gayrimüslimlerin başlattığı okulların yararına düzenlenen bu piyangolar bir süre sonra Müslümanlar arasında da yaygınlaşmaya başladı.

Cemaat Arttırmaya Yönelik Yapılan Piyango
Başarıyı gören diğer kurumlar başta 1856’da Ermeni Katolik Kilisesi gibi dini yapılar, katılımı arttırmak için Piyango düzenleme iznine başvurmuş. Ev ve arsa gibi hediyeler kısa sürede ibadethanelerde cemaati arttı. Bunun üzerine İtalyan asıllı Mösyö Bianchi de Avrupa’daki bazı piyangoları 1855’ten itibaren İstanbul ve İzmir’e getirterek halka satmaya başladı. İstanbul’un Şile kazasında İyos Eftemiyos kilisesine bağlı Rum kız mektebinin inşası ve diğer masrafları için 5’er kuruşluk 1.000 adet bilet basılarak bir piyango düzenlenmesi için kilise mütevellisi başvuruda bulunulurken basılan 1 bilet de numune olarak gönderildi.

Osmanlıda Zamanla Değişen Piyango İsimleri
- Yabancı Piyango Biletlerini Yurda Sokma Yasağı
- Her Türlü Piyangoyu Yasaklama Girişimi
- Abdülaziz Döneminde Piyangonun Yeniden Ortaya Çıkışı
- Danıştay Kararıyla Hayır Amaçlı Piyangolara İzin Verilmesi
- Promes’ler
- İzinli Yabancı Piyango
- İzmir Osmanlı Piyangosu
- İane (Yardım) Sergisi Piyangosu 1898 – 1899
- Ziraat Bankası Piyangosu 1906 – 1909
- Donanma Cemiyeti Piyangosu (1917)
Eşya Piyangoları
- Karşılığı Nakit Olmayan Piyangolar
- Türk Ocağı Eşya Piyangoları
- Banka Piyangoları
Tayyare Piyangosu 1926 – 1939
- İlk İlan
- Asıl Tayyare Piyangosu
- Uygulama
- II. Tertipte Gelen Resmi Değişiklikler
- Kesik Biletler
Milli Piyango İdaresi 1939 – …
- Milli Piyango İdaresi
- Enflatör Tablosu
- Milli Piyango Çekilişlerinin Yarım Asırlık Serencamı
- Göçmen Piyangosu Ortaklığı
- Dünyada “Milli Piyango”
- Milli Piyango Biletlerinin Görsel Tasarımı
Cumhuriyet Dönemi ve Milli Piyango (1926 Sonrası)
- 1926’da Resmi Kuruluş: Türkiye Cumhuriyeti, **”Türkiye Milli Piyango İdaresi”**ni kurarak piyangoyu devlet tekeline aldı.
- İlk Büyük İkramiye: 1939’da “Büyük Tayyar Piyangosu” düzenlendi ve büyük ilgi gördü.
- Sayısal Piyango Dönemi: 1950’lerden sonra klasik piyango çekilişlerinin yanı sıra şans topu gibi yeni formatlar eklendi.
KAYNAKÇA
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3116034
https://www.mpi.gov.tr/history
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1577873

























Cevap Yaz