Türkiye’de seramik alanında sanatsal anlamda ilk atölye Koral tarafından kuruldu ‘Sanat her yerde’ görüşünün savunucularından olan Koral, günümüzde seramik sanatının duayenleri olan seramik sanatçılarının yetişmesinde öncülük ederek günümüz Türkiye’sinin çağdaş seramik sanatının temelini attı. Sanatta Cinsiyet ayrımının ortadan kalkmasına öncülük etti. seksen yedi yıllık ömrüne müzik, edebiyat, tiyatro, sinema gibi bir çok sanat dalını sığdırmıştır İşte detaylar;
Panoları İle Çığır Açtı
Füreya Koral, seramik sanatıyla özellikle büyük boyutlu duvar panolarında çığır açtı. 1955-1975 yılları arasında birçok yapının iç ve dış yüzeyini seramik panolarla süsledi. Bu eserler, geleneksel çini sanatını modern mimariye kazandırarak önemli bir katkı sağladı. Duvar panoları, genellikle soyut ve çağdaş karakterdeydi ve İstanbul’un güncel yaşamını yansıtan bir hareketlilik taşıyordu. Özellikle “Divan Pastanesi Panosu” (1968), bu yaklaşımın en öne çıkan örneklerindendir.
Şakir Paşa Ailesine Mensup
4 Eylül 1910 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Mehmet Emin Koral, annesi Şakir Paşa’nın kızı Hakkiye Hanımdır. Birçok sanatçı yetiştirmiş Şakir Paşa ailesinin bir üyesi olarak iyi bir öğrenim gördü.
Sanatla İç İçe Bir Çocukluk Geçirdi
Sanatla iç içe bir çocukluk geçiren Füreya, ailesinin resme olan ilgisi sayesinde erken yaşlarda sanata yönelmeye başladı. Babası, ünlü Türk ressamı İbrahim Çallı’nın öğrencisi olmuş bir sanatçıydı. Ressam Fahrünnisa Zeyd ile Aliye Berger teyzeleri, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı dayısıdır.

Ailesi Sanat Eğitimine Destek Oldu ve Ünlü Sanatçılardan Eğitim Aldı
Füreya Koral’ın ailesi, onun sanatla ilgilenmesine ve yeteneklerini geliştirmesine büyük destek sağladı. Bu dönemde resme olan ilgisi giderek arttı ve bu yetenekleri çeşitli sanat okullarına katılarak pekiştirdi. Eğitimine İstanbul’da başlayan Füreya, Paris’e giderek resim eğitimine devam etti. Paris’te özellikle Fernand Léger ve André Lhote gibi ünlü sanatçılardan aldığı eğitim, sanatsal tarzını şekillendirmede kritik bir rol oynadı. Daha sonra bir süre İstanbul Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam etti. Dönemin ünlü Macar keman virtüözü Charles Berger’den özel keman dersleri aldı.
Mustafa Kemal’in Yakın Çevresinde Bulundu
İlk evliliğini Bursalı bir çiftlik sahibi ile yaptı ve Bursa’ya taşındı. Bu evlilik, iki yıl sürdü. İkinci evliliğini o zaman milletvekili olan Kılıç Ali ile yaptı ve Ankara’ya yerleşti. Bu evliliği sırasında dönemin siyasetçilerini, sanat ve edebiyat dünyasından insanlarını tanıdı. 1938’e dek eşi ile birlikte Mustafa Kemal’in yakın çevresinde bulundu. Mustafa Kemal’in vefatının ardından 1939’da eşi ile İstanbul’a taşındı. 1940-1944 arasında müzik eleştirileri yazdı, çeviriler yaptı.
Seramik Sanatına Başlama Serüveni
1945’te verem teşhisi konuldu. Tedavi için 1947’de İsviçre’de Leysen’de bir sanatoryuma gitti. Uzun süren tedavi döneminde, Londra’da bulunan teyzesi Fahrelnissa Zeid, sanatla uğraşıp vaktini verimli geçirmesi amacıyla ona bazı materyaller göndermişti. Bunlar arasında bulunan seramikçilik alet ve materyali dolayısıyla ilk defa seramikçiliğe ciddi bir uğraş olarak başladı.
Sanat Eğitimi ve İlk Sanat Sergisi
Paris’te Fernand Léger ve André Lhote gibi ünlü sanatçılardan aldığı eğitim, Füreya Koral’ın sanatsal tarzını şekillendirdi. İlk sergisini 1951’de Paris’te açarak, seramik sanatının sanat olarak kabul edilmesine öncülük etti. Sanatçının eserleri, dönemin batı sanatı içinde büyük ilgi uyandırmış ve doğu kültürünün simgelerini modern sanatla birleştiren özgün bir anlayışı yansıttı. Çalışmalarını tanınmış Fransız seramikçi Georges Serré’nin desteği ile, Paris’te özel bir seramik atölyesinde sürdürdü. İlk seramik ve taş baskı sergisini 1951’de Paris’te M.A.I Sanat Galerisi’nde açtı. Aynı yıl yurda döndü, yapıtlarını Maya Sanat Galerisi’nde sergiledi. Seramiğe Türkiye’de devam etmek için Paris’te yaptırdığı seramik fırınını İstanbul’a getirtti. Çalışmalarına başlayamadan hastalığının nüksetmesi üzerine Paris’e giderek o dönem çok yeni bir tedavi yöntemi olan, riski yüksek bir operasyon geçirdi; birkaç ay sonra hastalığı yenmiş olarak döndü. Eşinin ondan seramikle uğraşmayı bırakmasını istemesi üzerine Kılıç Ali ile olan on dokuz yıllık evliliği boşanma ile sonlandı.
Profesyonel Sanatçı Olarak Yaşamına Devam Etti
Yaşamını profesyonel bir sanatçı olarak sürdüren Koral, başlangıçta seramiklerini Göksu’da halk geleneğini sürdüren fırınlarda ve Eczacıbaşı’nın fabrikasında pişirdi. 1954 yılında Şakir Paşa Apartmanı’nda özel bir atölye kurdu ve yirmi yıl bu atölyede çalıştı. Atölyesi Ayda Arel, Alev Ebuzziya, Leyla Sayar, Bingül Başarır, Candeğer Furtun, Binay Kaya, İlgi Adalan, Jale Yılmabaşar ve Mehmet Tüzüm Kızılcan’ın aralarında bulunduğu genç seramik sanatçıları için önemli bir buluşma noktası oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçin Sehpa Yaptı
Her bir eseri çok değerli olan usta sanatçının Ülkemize kazandırdığı seramik çalışmalarından bazıları ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi için yapmış olduğu sehpalardır. Yaklaşık 200 tane sehpa üretmiştir.
Araştırmalarda Bulundu
1957’de Rockefeller öğrenim bursu ile Amerika’ya davet edilen Füreya, daha sonra Meksika’ya giderek Aztek ve Maya kültürlerine dair araştırmalar yaptı. Meksika’da yaygın olan duvar resmi geleneğinden etkilendi.
Çalışmalarını Madalyalar İle Taçlandırdı
Çalışmaları 1955’te Cannes Milletlerarası Sergisi’nde Gümüş Madalya, 1962’de Prag Milletlerarası Sergisi’nde Altın Madalya, 1967’de İstanbul’da Gümüş Madalya, Washington Smithson Enstitüsü’nde ödül, Fransa’daki Vallarius bienalinde onur diploması, 1981’de Kültür Bakanlığı Özel Ödülü, 1986’da Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü ile ödüllendirildi.
Tekrara Girdiğini Düşünerek Sanattan Uzaklaştı
Yapıtlarında tekrara girdiğini düşünen sanatçı, en çok bilinen çalışmalarından olan “Evler” serisi ile Sedat Simavi Vakfı ödülünü aldıktan sonra seramiği bıraktığını açıkladı ve kendi dünyasına kapandı. Çok ender de olsa dışarı çıktıkça gördüklerinden çok etkilendi. “Boş gözlerle bakan; nereye niçin gittiğini bilmeyen insanlarla karşılaştığını” ifade eden Koral böylece 1990 yılında “Yürüyen İnsanlar” adlı pişmiş toprak heykelciklerini üretti. “Yürüyen İnsanlar” adlı serisi, 1992’de 40 sanatçının panolarıyla beraber “40. Sanat Yılında Füreya Koral’a Saygı” sergisinde Maçka Sanat Galerisi’nde yer aldı.
Ölümü
Füreya Koral, 14 Temmuz 1997 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Ölümü Türk sanat dünyasında büyük bir kayıp olarak kabul edildi. Sanatçının eserleri, bugün hâlâ Türk resim sanatının önemli bir parçası olarak değerlendirilmekte ve müzelerde sergilenmektedir.
Eserleri
- Marmara Oteli lobisinde duvar panosu, 1960,
- Ankara Ulus Çarşısı’nda duvar panoları, 1962,
- Ankara Tam Sigorta Binası’nda duvar panoları, 1969,
- Manifaturacılar Çarşısı’nda duvar panosu, Unkapanı/İstanbul, 1969,
- Divan Pastanesi’nde duvar panosu, Taksim/İstanbul.
- Hacettepe Üniversitesi Dış Hekimliği Fakültesi’ndeki duvar panosu, Ankara, 1965
- Arts Hotel Istanbul’da bulunan duvar çinileri, İstanbul 2015
Ödülleri
- 1986 Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü
- 1981’de Kültür Bakanlığı Özel Ödülü
- 1967 İstanbul Milletlerarası Seramik Sergisi Gümüş Madalya
- 1962 Prag Milleterarası sergisi Altın Madalya
- 1955 Cannes Milletlerarası Sergisi Gümüş Madalya
- Washington Smithsonian Enstitüsü ödülü
- Vallauris Bienali (Fransa) Onur Diploması
KAYNAKÇA
https://www.oggusto.com/sanat/sanatci/fureya-koral-kimdir-hayati-ve-eserleri
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/325628
https://dergipark.org.tr/tr/pub/joiss/issue/47398/598702










Cevap Yaz