UNUTULAN BİLİM İNSANI…(Prof.Dr Hasan Reşat Sığındım)

Hürmet ve saygı ile anıyoruz ! 

Dünya Tıp Tarihine Adını Yazdıran Ordinaryüs Prof. Dr. Hasan Reşat Sığındım’ın Sessiz Kabri

Fahri Sarrafoğlu
(İstanbul Seyyahı)

İstanbul’un eski mezarlıkları yalnızca ebedî istirahatgâhlar değildir. Aynı zamanda tarihin sessiz arşivleridir. Her mezar taşı; unutulmuş bir devlet adamının, bir sanatçının, bir hayırseverin ya da insanlığa hizmet etmiş bir bilim insanının sessiz hikâyesini anlatır.

Geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğim mezarlıklardan birinde, ilk bakışta dikkat çekmeyen mütevazı bir kabir önümde adeta bir tarih sayfası açtı.

Mezar taşında şu ifadeler yer alıyordu:

“Haydarpaşa Tıp Fakültesi Cildiye ve Efrenciye Kürsüsü Hocası…
Şam ve Kabil Tıp Fakültelerinin kurucularından…
Dünya tıbbında monositik lösemiyi ilk defa tanıtan büyük âlim…”

Bu satırlar, burada yatan kişinin yalnızca başarılı bir hekim değil, dünya tıp tarihine adını yazdırmış seçkin bir bilim insanı olduğunu gösteriyordu.

Adı…

Ordinaryüs Prof. Dr. Hasan Reşat Sığındım (1884-1971).

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Uzanan Bir Bilim Yolculuğu

1884 yılında dünyaya gelen Hasan Reşat Sığındım, Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye’den 1905 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından dönemin ünlü dermatologlarından Celal Muhtar Özden’in yanında deri ve frengi hastalıkları ihtisasına başladı.

1909 yılında devlet tarafından Almanya’ya gönderildi. Berlin ve Hamburg’da hem fizyoloji hem de dermatoloji alanlarında çalışmalar yaptı. Daha sonra Paris’teki Saint Louis Hastanesi’nde eğitimini sürdürdü.

29 Yaşında Dünya Tıp Tarihine Girdi

1913 yılında Hamburg St. Georg Hastanesi’nde çalışırken Alman hematolog Victor Schilling ile birlikte o güne kadar tanımlanmamış yeni bir lösemi tablosunu ortaya koydu.

Bugün akut monositik löseminin ilk tanımlamalarından biri kabul edilen bu çalışma, dönemin Alman tıp dergisi Münchener Medizinische Wochenschrift‘te yayımlandı.

Uzun yıllar dünya literatüründe bu tablo “Schilling-Reşat Tipi Monositik Lösemi” veya “Reschad-Schilling Leukemia” adıyla anıldı. Günümüzde hastalık modern WHO sınıflandırmaları içinde akut monositik lösemi başlığı altında değerlendirilmektedir.

Henüz 29 yaşındayken gerçekleştirdiği bu keşif, Hasan Reşat Sığındım’ı uluslararası tıp literatürüne giren ilk Türk hekimlerinden biri hâline getirdi.

Şam’dan Kabil’e Uzanan Hizmet

Hasan Reşat Sığındım yalnızca araştırmacı değildi.

1913 yılında Şam Tıbbiyesi’nde yöneticilik yaptı.

Daha sonra Beyrut Tıp Mektebi’nde fizyoloji dersleri verdi.

1933 Üniversite Reformu sonrasında Afganistan Hükûmeti’nin daveti üzerine Kabil’e giderek burada modern tıp fakültesinin kuruluşunda görev aldı ve fakültenin ilk dönemlerinde fahri dekanlık yaptı.

Türkiye’ye döndükten sonra Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde uzun yıllar cildiye uzmanı olarak çalışmayı sürdürdü.

Bilim Dünyasının Saygı Duyduğu Bir İsim

Hasan Reşat Sığındım’ın değeri yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası bilim çevrelerinde de kabul görüyordu.

1946 yılında İstanbul Üniversitesi’nde görev yapan dünyaca ünlü patolog Philipp Schwartz öğrencilerine Hasan Reşat Sığındım’dan övgüyle söz ederek onun örnek alınması gereken büyük bir Türk bilim insanı olduğunu ifade etmiştir. Bu hatıra, çeşitli tıp tarihi çalışmalarında aktarılmaktadır.

Sessiz Bir Kabir, Büyük Bir Miras

Bugün İstanbul’daki mütevazı mezarı önünde durduğunuzda sıradan bir mezar görürsünüz.

Oysa burada yatan kişi;

  • Dünya tıp literatürüne yeni bir lösemi tipinin tanımlanmasına öncülük etmiş,
  • Şam ve Kabil’de modern tıp eğitiminin gelişmesine katkı sağlamış,
  • Hayatını hekim yetiştirmeye adamış,
  • Türk tıp tarihinin en önemli bilim insanlarından biri olmuştur.

Ne yazık ki bugün adı, hak ettiği ölçüde bilinmemektedir.

İstanbul’un mezarlıkları yalnızca geçmişimizin değil, aynı zamanda bilim tarihimizin de sessiz hafızasıdır.

Hasan Reşat Sığındım’ın kabri bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:

Bir millet yalnızca savaş meydanlarında değil, laboratuvarlarda, kürsülerde ve bilim insanlarının yetiştirdiği öğrencilerle de yükselir.

MERAKLISINA NOT

🔹 Hasan Reşat Sığındım, 1908 Meşrutiyeti sonrasında Avrupa’ya ihtisas için gönderilen seçkin genç Osmanlı hekimlerinden biriydi.

🔹 Monositik lösemiyi tanımladığı makale, 1913 yılında Almanca yayımlandı ve yıllarca Avrupa hematoloji kitaplarında kaynak olarak gösterildi.

🔹 1933 Üniversite Reformu sırasında birçok değerli akademisyen gibi üniversite kadrosu dışında kaldı. Daha sonra Afganistan’ın daveti üzerine Kabil’e giderek burada modern tıp eğitiminin kurulmasına katkı verdi.

🔹 Dermatoloji uzmanı olmasına rağmen, hematoloji tarihine geçen keşfi sayesinde tıp tarihinde iki farklı bilim dalında iz bırakan ender Türk hekimlerinden biri kabul edilir.

🔹 Günümüzde akut monositik lösemi, Dünya Sağlık Örgütü’nün modern sınıflandırmalarında farklı terminolojiyle yer alsa da, hastalığın ilk tanımlanmasında Hasan Reşat Sığındım’ın adı tıp tarihi yayınlarında yaşamaya devam etmektedir.

Yararlanılan başlıca akademik kaynaklar

  • DergiPark / Osmanlı Bilimi Araştırmaları (2024): Tıphane-i Âmire’den Dârülfünun’a İstanbul Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji, 1827-1933 (Hasan Reşat Sığındım’ın yaşamı ve akademik kariyeri hakkında en güncel çalışmalardan biri).
  • Journal of the Turkish Academy of Dermatology (JTAD): Hasan Reşat Sığındım, MD (1884-1971).
  • Türk Onkoloji Dergisi: Lösemi tarihine ilişkin derleme; 1913’te akut monositik löseminin Hasan Reşat Sığındım ve Victor Schilling tarafından tanımlandığını doğrulamaktadır.
  • Nesrin Çobanoğlu, Dünyaca Ünlü Bir Hekimimiz: Dr. Hasan Reşat Sığındım, V. Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirileri.