İstanbul’un Ruhuna Sanat, Doğa ve Hatıralar Eşliğinde Bir Yolculuk
Erkam Radyo’da yayınlanan “İstanbul’un Sırları” programında; minyatür sanatının büyük ustası Nusret Çolpan, İstanbul’un simgesi erguvanlar, kaybolan mahalle kültürü ve şehrin değişen silüeti üzerine unutulmayacak bir sohbet gerçekleştirildi. Sanatçılar ve kültür insanlarının ortak çağrısı ise tek cümlede özetleniyordu: “İstanbul’u yaşatmak, medeniyetimizi yaşatmaktır.”
💬 ÖNE ÇIKAN SÖZLER
🎨 “İstanbul sadece yaşanacak bir şehir değil, korunacak büyük bir medeniyet mirasıdır.”
🌸 “Erguvan, İstanbul’un hafızasında açan en zarif çiçektir.”
🏘️ “Mahalle kültürü kayboldukça şehir de ruhunu kaybediyor.”
🕌 “İstanbul’un silüeti, yüzyılların ortak imzasıdır.”
🎨 Minyatürlerle İstanbul’u Geleceğe Taşıyan Usta: Nusret Çolpan
Programın ilk bölümünde, minyatür sanatının unutulmaz isimlerinden merhum Nusret Çolpan, oğlu Hasan Çolpan tarafından anlatıldı.
Hasan Çolpan, babasının İstanbul sevgisinin çocukluk yıllarında başladığını ifade etti. Eyüp Sultan ziyaretleri, Yeni Camii avlusunda yaşadığı manevi atmosfer ve tarihi yarımadada yaptığı yürüyüşler, onun sanat anlayışını şekillendiren en önemli duraklar olmuştu.
Bugün İstanbul’da her gün binlerce kişinin önünden geçtiği birçok eser aslında Nusret Çolpan’ın imzasını taşıyor.
🚇 Metro İstasyonlarında Yaşayan Sanat
📍 Taksim Metro İstasyonu
22 metre uzunluğundaki dev minyatürde İstanbul’un fethi adım adım anlatılıyor. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul surlarına doğru ilerleyişi ve tarihi fetih sahneleri, geleneksel minyatür anlayışıyla ziyaretçileri karşılıyor.
📍 Levent ve Osmanbey Metro İstasyonları
Bu istasyonlarda ise Osmanlı’nın denizcileri olan leventlerin tasvir edildiği özgün minyatür çalışmaları yer alıyor.
“Babam İstanbul’u sadece resmetmedi; onu yaşadı, hissetti ve eserlerine taşıdı.”
— Hasan Çolpan
Hasan Çolpan ayrıca babasının eserlerinin yalnızca Türkiye’de değil;
🇺🇸 Amerika Birleşik Devletleri
🇯🇵 Japonya
🇫🇷 Fransa
🇷🇺 Rusya
🇦🇪 Dubai
gibi birçok ülkede sergilendiğini ve devlet başkanlarına resmî hediye olarak takdim edildiğini anlattı.
Ancak en büyük mirasının yetiştirdiği öğrenciler olduğunu özellikle vurguladı.
Bugün Hasan Çolpan ve öğrencileri, bu köklü sanat geleneğini aynı heyecanla yaşatmayı sürdürüyor.
🌸 Erguvan Mevsimi: İstanbul’un En Zarif Rengi
Programın ikinci konuğu, İstanbul Erguvanlar Derneği Başkanı ve yazar Hüseyin Emiroğlu oldu.
İstanbul denildiğinde akla gelen en özel doğal güzelliklerden biri olan Erguvan, aslında şehrin kültürel hafızasının da vazgeçilmez parçalarından biri.
📖 Erguvan Geleneğinin Hikâyesi
Hüseyin Emiroğlu, modern anlamda Erguvan kültürünün yeniden canlanmasının mimarının merhum Prof. Dr. Süheyl Ünver olduğunu anlattı.
Ünver Hoca, 1966 yılında kaleme aldığı makalesinde İstanbul Boğazı’nın “Erguvan Boğazı” olarak anılması gerektiğini ifade etmiş ve Washington’daki Kiraz Festivali’ni örnek göstererek İstanbul’da da benzer etkinliklerin düzenlenmesini önermişti.
Bu fikirden ilham alan İstanbul Erguvanlar Derneği ise 2002 yılından bu yana her bahar çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri düzenliyor.
🚢 Erguvanları Görmenin En Güzel Zamanı
🌸 Nisan ortası ile Mayıs ortası…
İstanbul Boğazı’nın en büyüleyici günleri işte bu dönem.
Emiroğlu, İstanbullulara özellikle Boğaz vapuru ile yapılacak kısa bir yolculuğun unutulmaz manzaralar sunacağını söyledi.
Sohbette dikkat çeken ilginç bilgiler de paylaşıldı.
✔️ Erguvan çiçekleri Divan Edebiyatı’nın önemli sembollerinden biridir.
✔️ Nedim ve Bâkî’nin şiirlerinde sıkça yer alır.
✔️ Çiçekleri salataların süslenmesinde kullanılabilir.
🌼 İstanbul’un Unutulan Çiçeği: Mimoza
Hüseyin Emiroğlu’nun dikkat çektiği bir başka konu ise İstanbul’da giderek azalan mimoza ağaçları oldu.
Bugün Fatih’te Valilik binasının karşısında kalan tek mimoza ağacının korunması gerektiğini ifade ederek şehirdeki doğal mirasın da hızla kaybolduğunu söyledi.
“Erguvan sadece bir ağaç değildir; İstanbul’un baharla birlikte yeniden gülümsemesidir.”
— Hüseyin Emiroğlu
🏛️ Cemal Toy: İstanbul’un En Büyük Sorunu Ruhunu Kaybetmesi
Programın üçüncü bölümünde ressam ve eğitimci Cemal Toy konuk oldu.
Toy’a göre İstanbul;
“Üç büyük medeniyete başkentlik yapmış dünyanın en önemli şehirlerinden biridir.”
Ancak onu asıl düşündüren konu betonlaşma değil, insanların birbirinden uzaklaşması.
🏘️ Kaybolan Mahalle Kültürü
Eskiden;
🏡 Mahalle vardı.
🕌 Cami vardı.
🛒 Bakkal vardı.
🍎 Manav vardı.
👋 Komşuluk vardı.
Bugün ise yüksek siteler, güvenlik duvarları ve AVM’ler insanların arasına görünmez sınırlar koyuyor.
Toy, öğrencilerine yıllardır aynı soruyu sorduğunu anlattı:
“Hayalinizdeki evi çizin.”
Ortaya çıkan sonuç ise oldukça anlamlı.
Hiçbir çocuk gökdelen çizmiyor.
Hepsi bahçeli, tek ya da iki katlı evler çiziyor.
Bu durumun insanın yaratılışına uygun yaşam arayışını gösterdiğini ifade ediyor.
“İnsan betonun içinde değil, komşulukla birlikte mutlu olur.”
— Cemal Toy
Toy ayrıca dünyaca ünlü mimar Le Corbusier’in
“Surlara dokunmayın, şehri başka yerde büyütün.”
sözünü hatırlatarak İstanbul’un tarihi dokusunun korunmasının önemine dikkat çekti.
✏️ Demirhan Kadıoğlu: İstanbul’un Silüeti Bir Medeniyet İmzasıdır
Programın son konuğu karikatürist ve yazar Demirhan Kadıoğlu oldu.
Çocukluğunu Kartal, Üsküdar ve Kadıköy’ün eski mahallelerinde geçiren sanatçı, bugünkü İstanbul’un hızla değiştiğini ve ahşap konakların yerini beton yapıların aldığını söyledi.
🌆 İstanbul’u İstanbul Yapan Nedir?
Demirhan Kadıoğlu’na göre bunun cevabı çok net:
İstanbul’un silüeti…
Sultanahmet Camii…
Ayasofya…
Fatih Camii…
Selimiye…
Bu yapılar yalnızca mimari eserler değil; yüzyılların ortak hafızasını temsil eden kültürel semboller.
🎭 Popüler Kültürün Gölgesindeki İstanbul
Sanatçı, genç kuşakların artık İstanbul’u;
🛍️ AVM’lerle
🎤 Konser alanlarıyla
⚽ Stadyumlarla
tanımaya başladığını; cami merkezli sosyal hayatın ve mahalle kültürünün ise giderek zayıfladığını ifade etti.
Yabancı filmlerde İstanbul’un eşsiz silüetinin kullanılmasını memnuniyetle karşıladığını ancak aynı yapımlarda şehrin arka sokaklarının olumsuz şekilde gösterilmesini ise üzücü bulduğunu dile getirdi.
“İstanbul’un silüeti sadece taşlardan oluşmaz; o, bir medeniyetin hafızasıdır.”
— Demirhan Kadıoğlu
🌟 Sonuç: İstanbul Hepimizin Ortak Emaneti
Bu söyleşi boyunca dört farklı isim, farklı alanlardan aynı gerçeği dile getirdi.
🎨 Sanat…
🌸 Doğa…
🏛️ Tarih…
🏘️ Mahalle kültürü…
Hepsi İstanbul’un ayrılmaz parçaları.
Merhum Nusret Çolpan, eserleriyle…
Hüseyin Emiroğlu, erguvan sevgisiyle…
Cemal Toy, resimleriyle…
Demirhan Kadıoğlu ise karikatürleriyle…
aynı mesajı verdi:
❤️ İstanbul’u sevmek; onu korumak, anlamak ve gelecek nesillere bütün güzellikleriyle aktarmaktır.
Çünkü İstanbul sadece bir şehir değildir.
İstanbul, yaşayan bir medeniyettir.
📝 Editörün Notu
Bu yazı, Erkam Radyo’da yayınlanan “İstanbul’un Sırları” programında gerçekleştirilen söyleşilerin deşifresinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Konukların görüşleri, akıcı bir dergi formatına uygun hâle getirilmiş; içerikteki anlam bütünlüğü korunarak okuyucuya daha rahat takip edilebilir bir söyleşi metni sunulması amaçlanmıştır.
















Cevap Yaz