FAHRİ SARRAFOĞLU (İSTANBUL SEYYAHI)
Fotoğraf: Muharrem ARSLAN
(İstanbul’un Sırları: 650)
1886 Baro Levhası 44 Yıllık Kayıp Dönemi Aydınlattı
Osmanlı’nın hukuk dünyasına dair önemli bir belge gün yüzüne çıktı. 1886 tarihli İstanbul Barosu levhası ilk kez tam haliyle yayımlandı. Av. Tugay Aydın’ın kaleme aldığı akademik çalışmaya göre, 1886 yılında İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat sayısı yalnızca 106 idi.
Bugün on binlerce avukatın görev yaptığı İstanbul’da, 139 yıl önce sayı sadece yüzü biraz geçiyordu.
44 Yıllık Tarihi Boşluk Doldu
İstanbul Barosu 1878’de kuruldu. Ancak 1878 levhası ile 1922 levhası arasındaki dönem büyük ölçüde karanlıktı.
Söz konusu makaleye göre:
“İstanbul Barosu’nun 1878 levhası ile 1922 levhası arasındaki 44 senelik boşluğu doldurabilecek bir baro levhası bütün ayrıntılarıyla tespit edilmiştir.”
1886 levhası, işte bu kayıp dönemin en somut belgesi oldu.
Sadece Bir Liste Değil, Ayrıntılı Bir Arşiv
Levha yalnızca isimlerden ibaret değil. Çalışmada açıkça belirtildiği üzere:
“1886 levhasındaki 106 avukata ilişkin isim, şöhret, adres, mezuniyet bilgileri, diploma bilgileri gibi bilgiler verilmektedir.”
Bu kayıtlar, Osmanlı’da avukatlığın son derece kurumsal ve belgeli bir meslek olduğunu gösteriyor.
Diplomalar kaydedilmiş, mezuniyetler belirtilmiş, adresler yazılmıştı.
Bu tablo, dönemin avukat profilinin şehirli, eğitimli ve seçkin bir zümreye ait olduğunu ortaya koyuyor.
Baronun Yapısı: Kozmopolit Bir Hukuk Dünyası
Levha dikkat çekici bir başka gerçeği daha ortaya koyuyor. 1886’daki İstanbul Barosu’nun önemli bir bölümü gayrimüslim hukukçulardan oluşuyordu.
Makaledeki değerlendirmede şu ifade yer alıyor:
“Altı sene sonra reis bir Türktür, bir de Türk aza vardır. Fakat ekseriyet yine Türk olmayanlardır.”
Bu veri, Osmanlı hukuk sisteminin çok kültürlü ve kozmopolit yapısının açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bilinmeyen Fahri Üyelik Ortaya Çıktı
Araştırmanın ortaya koyduğu en çarpıcı bilgilerden biri de İstanbul Barosu’nun fahri üyeliğine ilişkin.
Makale şu bilgiyi paylaşıyor:
“Bu levha ile, daha önceden bilinmeyen bir bilgi olarak İstanbul Barosu’nun fahri üyesinin Hasan Fehmi Paşa olduğunu öğrenmekteyiz.”
Bu tespit, baro tarihine ilişkin yeni ve önemli bir kayıt olarak dikkat çekiyor.
1886’nın Hukuk Manzarası
106 isim.
Diplomalar.
Adresler.
Mezuniyet kayıtları.
Osmanlı İstanbul’unda hukuk dünyası, sanıldığından daha küçük ama oldukça örgütlü bir yapıya sahipti.
1886 levhası, sadece bir liste değil; Osmanlı hukuk tarihinin canlı bir fotoğrafı niteliğinde.
EK BİLGİ
İstanbul Barosu 5 Nisan 1878’de kuruldu. Makaleye göre baronun ilk levhası da aynı yıl düzenlendi. Ancak 1878 ile 1922 arasındaki döneme ait levhalara bugüne kadar ulaşılamamıştı. 1886 levhası, bu 44 yıllık boşluğu dolduran ilk somut belge oldu.
Tek Fahri Üye: Hasan Fehmi Paşa
1886 levhasında baronun yalnızca bir fahri üyesi bulunuyor: Hasan Fehmi Paşa.
Levha kayıtlarında Paşa’nın unvanı şu şekilde yer alıyor:
“Eşbak Umûr-ı Adliye ve Mezhebiye Nâzırı”
Yani Hasan Fehmi Paşa, Osmanlı’da eski Adliye ve Mezhebiye Nazırı (Adalet Bakanı) olarak görev yapmış üst düzey bir devlet adamıydı.
Makale ayrıca önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor: Hasan Fehmi Paşa, 1878 levhasında aktif baro üyesi olarak yer alırken, 1886 levhasında fahri üye statüsüne geçmiş durumda. Çalışmaya göre 1886 yılı itibarıyla İstanbul Barosu’nda başka bir fahri üye bulunmuyor.
Üyelerin %75’i Gayrimüslim
1886 levhası, baronun sosyal yapısına dair çarpıcı bir tablo da sunuyor. Makaleye göre üyelerin yaklaşık %75’e yakını gayrimüslim hukukçulardan oluşuyor.
Bu durum, Osmanlı hukuk sisteminin özellikle İstanbul’da kozmopolit bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Avukat Yazıhaneleri Nerede?
Levha kayıtlarına göre avukatların yazıhanelerinin büyük bölümü:
• Galata bölgesinde
• Sur içi İstanbul’da
• Hanlarda
bulunuyordu.
Bu bilgi, 19. yüzyıl sonlarında Galata’nın İstanbul’un hukuk merkezi olduğunu ortaya koyuyor.
Osmanlı’da Uluslararası Hukuk Eğitimi
Levha, avukatların eğitim durumuna dair de önemli veriler içeriyor.
Menşe bilgisi bulunan 21 avukatın:
• 9’u hukuk doktoru
• 7’si lisans mezunu
Doktora mezuniyetleri:
• 5’i Atina
• 2’si Heidelberg
• 1’i Brüksel
• 1’i Paris
Lisans mezunlarının tamamı Paris mezunu.
Ayrıca tüm avukatların diplomaları (şahadetnâme) tarih ve numaralarıyla kaydedilmiş durumda.
Bu tablo, Osmanlı’da avukatlığın yüksek eğitim gerektiren, uluslararası bağlantılara sahip, seçkin bir meslek olduğunu gösteriyor.
1886’da 106, 1922’de 533 Avukat
Makalede yapılan karşılaştırmaya göre:
• 1886’da İstanbul Barosu’nda 106 avukat kayıtlıydı.
• 1922 levhasında bu sayı 533’e çıktı.
36 yıl içinde baro üye sayısı yüzde 400’den fazla artış gösterdi.
Kaynak:
Tugay Aydın, “1886 Yılı İstanbul Barosu Levhası”, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt 99, Sayı 3, 2025, 32 s.














Cevap Yaz