HARP RESİMLERİNİN SESSİZ USTASI

Ressamların fırçaları silah olarak kullanıldı

 

Fahri SARRAFOĞLU(İstanbul Seyyahı)

 

1917’de İstanbul’da bir askerî depo büyük bir sanat atölyesine dönüştü. Türk ressamları savaşın gölgesinde fırçalarını silah gibi kullanırken, içlerinden biri sessizliğiyle, kayıp tablolarıyla ve gizemli hikâyesiyle öne çıktı: Ali Sami Boyar.

Savaşın İçinde Doğan Bir Sanat Projesi

  1. Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Osmanlı Devleti, cephedeki kahramanlıkların yalnızca raporlarla değil, sanatın diliyle dünyaya duyurulması gerektiğini düşündü. Avrupa basınındaki olumsuz propagandaya karşı Türk askerinin cesareti, fedakârlığı ve ruhu resmedilecekti.Bu amaçla 1917’de 11 ressam seçildi ve Şişli’deki bir askerî depo, Enver Paşa ve Halife Abdülmecid Efendi’nin himayesiyle büyük bir Harp Resimleri Atölyesi’ne dönüştürüldü. Atölyeye tam donanımlı askerler, üniformalar ve mühimmat getirildi. Ressamlar savaşın gölgesinde, fakat sanatın ışığında Türk askerinin direniş ruhunu tuvallerine aktardılar.

Sanat İlk Kez Cephedeydi

Şişli Atölyesi’nde yapılan çalışmalar kısa sürede büyük bir sergiye dönüştü. “Harp Resimleri ve Diğerleri” adıyla açılan sergide Ali Sami Boyar 18 eserle en çok tablo sunan sanatçı oldu.

Toplamda 19 sanatçının 128 eseri, 20 Aralık 1917–5 Şubat 1918 tarihleri arasında İstanbullularla buluştu. Bu sergi, sanatın milli bilinç oluşturmadaki gücünün ilk örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Viyana’da Türk Ressamları:
İstanbul’daki başarının ardından serginin bir bölümü Haziran 1918’de Viyana’da tekrar açıldı. Ali Sami Boyar burada da 17 eserle ön sıralarda yer aldı. Bu sergi, Türk ressamlarının ilk kez Avrupa sanat çevresine tanıtıldığı en geniş çaplı etkinliklerden biri olarak kabul edilir.

Kayıp Tabloların Gizemi

Boyar’ın 18 tablosundan yalnızca üçü günümüze ulaşmıştır: Borazancı, İtfaiye Eri ve Çeşme Başı.

Diğer eserlerin çoğunun isimleri bilinse de nerede oldukları bilinmiyor. Bu tabloların Viyana–Berlin–İstanbul hattında kaybolduğu veya özel koleksiyonlarda saklandığı düşünülmektedir. Eserlerin bulunması, Türk resim tarihindeki önemli bir boşluğu dolduracaktır.

Savaşın Dışındaki Fırça İzleri

Ali Sami Boyar sadece harp resimleriyle değil, manzara ve portreleriyle de dikkat çeker. Salacak, Boğaziçi, Haliç, Rumeli Civarı gibi tabloları dinginlik taşır. Portrelerinde ise Bulgar Köylüsü, İtfaiye Eri ve Eski Türk gibi figürler öne çıkar.

Uluslararası Bir Sanatçı

Boyar, Cumhuriyet yıllarında da sanat dünyasında aktif rol aldı. 1926’da Londra’da, 1931’de Paris’te ve daha sonraki yıllarda Amerika’da sergilere katıldı. Ressamlığının yanı sıra yazar ve sanat yöneticisi olarak Türk sanatının kurumsallaşmasına katkıda bulundu.

Fırçayla Yazılmış Bir Cephe Hikâyesi

1917 Şişli Atölyesi ve devamındaki sergiler, savaşın ortasında sanatla direnen bir milletin sessiz çığlığı olarak görülüyor. Ali Sami Boyar’ın kayıp tabloları bugün hâlâ Türk sanat tarihinin en gizemli dosyalarından birini oluşturuyor.

Kaynak: Özyiğit & Özkan (2025), KTÜEFAD.