Bir gemi düşünün ki yapıldı, denize indirildi ve sonrasında iki ülkeyi birbirine bağladı. Bugünkü hikayemiz Ertuğrul Fırkateyni’nin başına gelenler. Sultan Abdülaziz ile başlayıp Sultan Abdülhamid döneminde biten bir hikaye bu. Peki, Ertuğrul Fırkateyni hikayesi sizce bitti mi? Hayır. Japonya’da ve Türkiye’de dostlukları pekiştirmeye devam ediyor. İşte hikayenin kısaca devamı:
SULTAN ABDÜLAZİZİN EMRİ İLE YAPTIRILAN İLK FIRKATEYNİ
Sultan Abdülaziz’ in emri ile yaptırılan , sonrasında 1863 günü yine padişahın huzurunda denize indirilen Ertuğrul Fırkateyni, elektrikle aydınlatma gibi teknik özellikleri ile döneminin oldukça gelişmiş altyapısına sahipti. Donatılan çeşitli silahlar ile birlikte mürettebat dahil 650’ye yakın personel taşıma kapasitesi ile zamanının gelişmiş deniz araçları arasında yer alıyordu.
Sultan 2. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise Haliç’te kapatılmış olan bu gemiye Padişah özel bir görev verecekti.
‘’İade-i Ziyaret görevi , hemde uzak bir diyara…
BİRTAKIM SİYASİ SEBEPLER VE NAZİK BİR ZİYARET
Osmanlı Rus Savaşı (93 harbi) sonucunda Osmanlı Devleti mağlup olmuştu. Bu mağlubiyetin ardından Osmanlı Devleti’ni Ruslara karşı koruyan İngiltere, Rusların lehine bir siyaset anlayışı izleyerek başta Sultan 2. Abdülhamid olmak üzere Osmanlı Devleti’ni kaygıya düşürmüştü. İngiltere’nin bu politikayı izlemeye başlaması ile birlikte Sultan Abdülhamid, bir yandan Almanya ile birlikte diğer yandan ise uzakdoğuda siyasi anlamda yeni bir güç olmaya başlayan Japonya ile ilişkilerini geliştirmeye çalışıyordu.
Osmanlı Devleti ile Japon Devleti arasındaki bu yakınlaşmaya ek olarak Japonya imparatorunun ‘’Dünya Devletlerini Gezisi’’kapsamında Osmanlı Devletine’de yer vermesi , Sultan 2. Abdülhamid tarafından oldukça hoş karşılanmıştı. Bunula birlikte Japon İmparatorun Osmanlı ve İslam kültür ve medeniyetini merak ettiğine dair Sultan’a yazdığı mektup, Osmanlı ve Japon ilişkilerinin temellerini oluşturması bakımından oldukça önem arz ediyordu. Bu gelişmeleri 1887 yılında Japon imparatorunun yeğeni Prens Komatsu’yu ve Japonya’nın en yüksek nişanı olan ‘’Krizantem Nişanı’’ ile birlikte İstanbul’a göndermesini izlemiş ve bu ziyaret ile japon İmparator dostluk taleplerini de dile getirmiştir.
JAPONYA’YA YOLCULUK
Sultan 2. Abdülhamid ,ingiltere ve Rusya’nın siyasi anlamda da oluşturdukları etkiyi kırmak ve de Japon devletine gerçekleştirdiği ziyaret sebebi ile iade-i ziyaret gerçekleştirilmesi kararını almış ve bu ziyaret için , dönemin en güzel gemisi ‘’ERTUĞRUL’’ görevlendirilmişti. Sultan 2. Abdülhamid’in mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer çeşitli kıymetli hediyeler ile birlikteErtuğrul Fırkateyni 14 Temmuz 1889 ‘da Japonya ‘ya doğru yola çıkmış , Süveyş Kanalı’ndan geçerek ve yol üzerindede çeşitli liman ve merkezlere uğrayarak 11 ay süren yolculuğunun ardından 7 Haziran 1890 yılında Yokohama limanına ulaşmıştı. Böylece hem siyasi anlamda istenilen mesajın verilmesi hemde asıl niyet olan dostluk üzerine olan karşılıklı ziyaret gerçekleşmiş oldu.
GÖRKEMLİ KARŞILAMA VE HALKIN İLGİSİ
Japon İmparatoru Meji’nin görkemli şekilde karşıladığı Osmanlı heyetine Japon halkı da sevgi gösterilerinde bulunuyordu. Burada yaklaşık 3 ay kadar kalan Ertuğrul Fırkateyni gördüğü sevgi ve ilgiye karşılıksız kalmamış ve burada bulunduğu süre boyunca fırkateyn bandosu, sayıları binleri bulan Japon kayıklılarındaki insanlara konserler vermiştir. Osmanlı devletinin içerisinde bulunduğu çeşitli ekonomik zorluklar hali ile burada seyahat halinde olan Ertuğrul Fırkateyni üzerinde de etkili olmuş Eylül ayına gelindiğinde İstanbul’dan çekilen son telgraf ile birlikte 5000 Ingiliz lirası gönderildiğini ve bir daha böyle bir gönderimin yapılamayacağı belirtilmiş bunun sonucunda fırkateyn yola çıkma kararı almıştır. Japon yetkililerin mevsim itibari ile tayfun mevsimine girildiğin ve bu mevsimin geçmesi ile yola çıkılması gerektiği uyarılarına rağmen gelen emre uyma hassasiyeti gösterilmiş ve ‘’ERTUĞRUL FIKKATEYNİ’’16 Eylül 1890 ‘ da Yokohama limanından ayrılarak dönüş yolculuğuna başlamıştır.
VE TAYFUNA YAKALANIYORLAR
Limandan kalkışta hava koşullarının iyi olması umut verici olsada giderek bozulan hava şartları kendini belli etmeye başlamıştı. Ertesi gün akşam saatlerinde şiddetlenen rüzgar geminin mizana babafingo kısmının kırılmasına neden olmuş ,kırılan direk devrilerek geminin diğer aksamlarına zarar vermişti. İki gün boyunca mürettabatın gemiyi onarım girişimi yine rüzgar sebebi ile başarısız olmuş , şiddetli rüzgarlara daha fazla dayanamayan gemi, 18 Eylül 1890’da bir sahil kasabası olan Kuşimoto’nun doğu sahilindeki tehlikeli kayalara çarparak battı ve 69 denizci bu kazadan sağ kurtulabilmiştir. Kazada kurtulan denizciler Japon imparatorunun talimatı ile ‘’HİEİ’’ ve ’KONGO’’ isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderilmiştir.
JAPON TÜRK DAYANIŞMASI VE DOSTLUĞA GİDEN YOL
Yaşanan bu elim kaza Türk ve Japon halklarının birbirleri ile yakınlaşmasına sebep oldu. Japon halkı kazadan kurtulanlara gösterdiği yardım ve fedakarlıklar , Kazada ölenlerin anısına Kuşimoto’da bir anıtın yapılması ve şehitlik anıtının Japon imparatoru tarafında bizzat ziyaret edilmesi bu dostluğun ve dayanışmanın önemli göstergelerinden. Fakat birkaç örnek daha var ki bu her iki halkın o dönemde ortak duyguları yaşadığını gözler önüne seriyor.Torajiro Yamada isimli bir japon vatandaşının ülkesinde şehit yakınları ve kazazedelerin yararına düzenlediği yardım kampanyası ve toplanan miktarın yine aynı kişi tarafından padişaha teslim edilmesi iki halkın dayanışmasının en güzel örneklerini oluşturuyordu.
Ayrıca Japon Edebiyatı’nda Ertuğrul Firkateyni ile ilgili şiir olarak yazılıp sonra bestelenen eserler olduğu biz de araştırmalarımız sonucunda hayranlık ile öğrenmiş olduk. İşte dikilen kitabelere yazılmış şiirlerden birisi ;
-Rüzgâr Tanrısı hiddetlenince koca gemi de güçsüz oldu,
-Delegeler şehit düştülerse de dostluğumuzun temeli oldu,
-Hatırasını taşa oyuyoruz taziyemizi sunuyoruz.
Kitabeyi yazan: Vakama Valisi İşii
Ayrıca fırkateynin battığı bölge olan Kuşimoto kasabası Mersin ve Samsun’un ilçesi olan Yakakent ile kardeş şehir ilan edilmiş, Kuşimoto’da 1974 yılında bir de müze inşaa edilmiştir. Bu müzede Ertuğrul Firkateyni’nin maketinin yanı
sıra gemideki komutan ve askerlerin heykelleri, fotoğrafları ve kişisel eşyaları sergilenmektedir.
TÜRKİYE’DE ERTUĞRUL FIRKATEYNİ SERGİSİ
İstanbul Beşiktaş’ta orduya bağlı Deniz müzesinde Türk denizcilik alanına dair çeşitli eserlerin sergilenmesinin yanı sıra ‘’ERTUĞRUL FİRKATEYNİ’’ ne ait maket , mürettebattan kalan hatıralar sergilenmektedir. Ayrıca Mersin’de de , ERTUĞRUL FİRKATEYNİ’NDE şehit olan denizcilerin anısını yaşatmak için oluşturulan “Ertuğrul Projesi” kapsamında sualtı kazılarından elde edilen eserler”Daimi Ertuğrul Sergisi” kapsamında Mersin Deniz Müzesi’nde sergilenecek. Mersin Deniz Ticaret Odası’ndan (MDTO) yapılan açıklamada, Kushimoto eyaleti ile Mersin’in kardeş şehir olduğunu anımsatılarak, Mersin Deniz Müzesi’nde Ertuğrul Fırkateyni’yle ilgili kalıcı bir serginin açılması için girişimlerde bulunduklarını belirtti.
Japonya ile Türkiye’nin dostluğunun simgesi olan Ertuğrul Fırkateyni’ne ulaşmak için yapılan çalışmalara destek verdiklerini hatırlatan MDTO, bu dostluğu güçlendirmek ve iki ülkenin dostluğu için şehit olan denizcilerin anısını canlı tutmanın kendilerine onur verdiğini belirtti.
Kushimoto’da yeniden başlayan sualtı kazılarından elde edilen eserler, 21 Nisan tarihinde Mersin Deniz Müzesi’ndeki Daimi Ertuğrul Sergi Salonu’nda ziyarete açılacak.
MERAKLISINA NOT:
Fırkateyn veya Firkate, büyük gemileri destekleyen, nispeten küçük; çeşitli tonajlarda olmakla birlikte genelde 2000 – 4000 tonluk modern savaş gemisidir. Günümüz Batı donanmalarındaki destroyere tekabül eder. Hafif yapılı, hızlı, orta derecede silahlı ve tek başına uzun menzillerde devriye, akın ve irtibat görevlerini yerine getirmek üzere tasarlanmıştır. Nispeten küçük ve hızlı olması sebebiyle, savaşlarda büyük gemilere destek verme veya kısa süreli savaşlara katılma hizmetinde bulunur.
- yüzyılın sonlarına doğru, demir zırhlı savaş gemileri kadar güce sahip zırhlı firkateynler geliştirildi, firkateyn terimi silahların tek bir güvertede olmasından dolayıydı. Demir zırhlılardaki gelişmeler bu tür gemilere verilen firkateyn adını geçersiz kıldı ve terim kullanılmamaya başlandı.
kaynakça: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/285773



































Cevap Yaz