UNUTULMUŞ KASTAMONU ŞİLEBİ OLAYI (1949)
Yan yana yatan üç gemicinin hikayesi
Değerli dostlarım, dedim ya mezarlar aslında suskun değil inanın konuşuyorlar ama bakmasına bilene görmesini bilene. Edirnekapı Şehitliğinde üç mezar gördüm yan yana yatıyordu. Tek bir mezar taşı var ve üzerinde Kastamonu Şilebinde ölen daha doğrusu öldürülen üç denizcinin hikayesini yazıyordu. Bizde merak ettik, neydi, ne olmuştu acaba 1949 yılında Kastamonu Şilebinde. İşte detaylar:
TÜRKİYE İLE NİKARAGUA ARASINDA DİPLOMATİK GERİLİM
1949 yılında, Türk şilebi “Kastamonu”, Nikaragua’nın Puerto Cabezas (Corinto Limanı)’na uğradı. Gemideki bazı tayfaların karaya çıkması ve bazı taşkın hareketler olduğu iddia edilerek yerel halk veya polisle çatışmaya girmesi sonucu 3 Türk tayfa öldürüldü, 3-5 tayfa yaralandı. Olay, Türkiye ile Nikaragua arasında diplomatik bir gerilime yol açtı.
İŞTE VEFAT EDENLER
Muzaffer SOYKAL
Süleyman Suphi DİNÇ
Hüsnü SERİGİL

Gelişmeler
- Son Posta gazetesinin 19 Haziran 1949 tarihli haberine göre, Nikaragua polisi, sarhoş oldukları gerekçesiyle bazı tayfalara müdahale etti. Bunun üzerine diğer Türk denizciler polisle çatışmaya girdi.
- Türk makamlarına yapılan resmi bildirimde ölü sayısı 3, yaralı sayısı ise 5 olarak açıklandı.
- Meksika Büyükelçisi Vedit Uzgören, olayı takip etmekle görevlendirildi. Ancak yaralı tayfaların akıbeti hakkında kesin bilgiye ulaşılamadı.
- Türkiye, Nikaragua hükümetine protesto notası verdi ve tazminat talep etti.
Olayın Perde Arkası
- Nikaragua’da o dönem diktatör Anastasio Somoza yönetimi vardı. Bu nedenle olayın detayları tam olarak aydınlatılmadı ve üstü kapatılmış olabilir.
- Türk basınında (Cumhuriyet, Akşam, Son Posta gibi gazeteler) kısmen yer buldu, ancak uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmadı.
- Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde kayıtlar mevcut, ancak detaylı bir soruşturma yapılıp yapılmadığı net değildir.
Sonuç
- Kastamonu Şilebi Olayı, Türk denizcilik tarihinde az bilinen ancak diplomatik sonuçları olan bir hadisedir.
- Tayfaların ölümüne yol açan olayın tam nedeni (sarhoşluk, izinsiz karaya çıkma, polis şiddeti vb.) kesin olarak belgelenmemiştir.
- Türkiye’nin Nikaragua ile ilişkileri bu olaydan etkilenmiş, ancak sonraki süreçte tazminat veya resmi özür gibi sonuçlar alınıp alınmadığı açık değildir.
Kaynaklar
- Son Posta Gazetesi (19 Haziran 1949)
- Dönemin Türk basını (Cumhuriyet, Akşam)
- Dışişleri Bakanlığı arşivleri










Cevap Yaz