KÖŞESİNE ÇEKİLMEYEN ,HEP HAREKET HALİNDE OLAN BİR ALİME : ‘’SAMİHA AYVERDİ’’

BİR AYDIN YETİŞİYOR 

Soyu baba tarafından beylikler döneminden Ramazanoğlu beyliğine , anne tarafından ise türbesi Budin’de, makamı ise İstanbul da bulunan Bektaşi şeyhi Gül Baba’ya dayanan Samiha Ayverdi, 1905 yılının bir Kadir gecesinde Dünya’ya merhaba dedi .Babası Yarbay İsmail Hakkı Bey ,annesi Meliha Hanım ve ağabeyi ise yine tanıdık ve üretken kimliği ile bilinen mimar ve sanat tarihçisi Ekrem Hakkı Ayverdi’dir.

Doğduğu yer olan İstanbul Şehzadebaşı çevresinin yanı sıra , küçüklüğünden itibaren bir İstanbul Hanımefendisi olan büyükannesi Halet Hanım’ın yanında yetişmesi, kendisinin aydın bir kişilik oluşturmasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca yine babası İsmail Hakkı Bey’in yakın çevresinden olan Ziya Paşa, Ahmet İzzet Paşa gibi önemli isimler ile genel anlamda birlikte olan ve sohbet edebilme imkanı bulan Samiha Hanım, entelektüel kişiliğinin gelişmesi konusunda ciddi mesafeler kat etti. Güçlü bir hafızaya sahip ve aynı zamanda bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteği ile Fransız dilini mükemmel şekilde öğrenir. Dahası babasının sahip olduğu geniş kütüphaneyi henüz on iki yaşında iken bitirerek kendisine ilmi anlamda genişçe bir kaynak oluşturur.  

ZOR ZAMANLAR’DA OLDU…

Küçük yaşta başta büyükannesi Halet Hanımefendiyi kaybeden ve bununla birlikte Osmanlı devletinin içinde bulunduğu sıkıntıları babasının da bir asker olmasından dolayı ciddi anlamda hisseden Samiha Hanım ve ailesi, şehrin savaş sebebi ile imkanlarının olmayışında dolayı tüm halkın yaptığı gibi süpürge tohumundan yapılan ekmek tüketmekte devam eden sürçte ise gelişim sürecinde olan evlatlarını daha sağlıklı şartlarda yetiştirmek isteyen aile birtakım gayrimenkullerini başta gıda  için olmak üzere satışa çıkardığı edindiğimiz bilgiler arasında.  

 BİR MÜNEVVER OLMA YOLUNDA SAMİHA AYVERDİ 

Kişiliğini oluşmasında oldukça önemli rol oynayan annesi sayesinde ,bundan sonra manevi yönden yetişmesinde ve rehber olarak kendisine yol gösteren dönemin oldukça önemli mütefekkiri Hırka-i Şerif Dergahı postnişini Ken’an Rifai hazretleri ile tanıştı. İslam’ın ilk tarikatlarından ‘’Rifaiye’’ tarikatının kurucusu olan Kenan Rifai hazretleri muallim, mutasavvıf ve şair olmak ile birlikte Osmanlı Devleti son dönemi ve devam eden süreçte Cumhuriyet döneminin önde gelen entelektüel şair , yazar , edebiyatçı şahsiyetler üzerinde etkileri olmuştur. Ken’an Rifai Hazretleri’nin oldukça yakın olan ve aynı zamanda Semiha Hanım’ın da yakın arkadaşı olan Cumhuriyet tarihinin ilk kadın felsefecisi yine mutasavvıf Semiha Cemal hanımın vefatı üzerine Rifai Hazretleri’nin ’’onun yerine sen yazmalısın’’ diyerek yazmaya teşvik ettiği Samiha Ayverdi ,yazın hayatına adımını atmış oldu. Ken’an Rifai Hazretleri böylece Samiha Hanım’ın birçok eserini yazmasına vesile olmasının yanı sıra tasavvufi ve manevi anlamda gelişmesi için  Samiha Hanım’a yol rehberlik ediyordu.  

 

Samiha Hanım’ın 1967-1993 yılları arasında ikamet ettiği Yer

  YAZAR VE AKSİYON İNSANI OLARAK SAMİHA HANIM 

İlk romanını henüz otuz iki yaşında iken’’Aşk Budur” ile çıkaran Samiha hanım ,eserlerinde manevi yön vurgusu ile birlikte şahsiyet gelişimi için oldukça önemli olan aşk kavramı ki bu aşk kavramı bildiğimiz aşk kavramlarından olarak ‘’ilahi aşk ‘’ kavramını işlemektedir. Yıllar devam eder ve Samiha Ayverdi yazdığı esrelerde ürettiği fikirlerde gelecek nesillere fikri anlamda ışık olacak, onların geçmişlerini aydınlatacak aynı zamanda ise geleceklerine bir de fener olacak nitelikte çalışmaları ile birçok çevre tarafından tanınıyordur.

Eserlere ek olarak İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul Enstitüsü ve Yahyâ Kemal Enstitüsü’nde aktif olarak yer almış, Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi’nin ve Kubbealtı Akademisi’nin kurucu üyesi olarak çalışarak misyonunu yerine getirmeye yönelik ciddi çalışmalar yapmıştır. Tüm bunlar ile birlikte kendisine has bir özelliği olan kıymetli hanımefendi, kendisine gelen her mektubu mutlaka üzerinde durarak cevaplayan bir kişidir. Yazdığı ve cevapladığı mektuplara baktığımızda ciddi bir niceliğe ulan mektuplar Samiha Ayverdi’nin kişiye, insana ve iletişime ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi olarak görebilmekteyiz. Bunula birlikte Türk dilini en zarif, sade ve besleyici şekilde kullandığı şeklinde yorumlar, yazılarının inceleyen araştırmacılar tarafında belirtilmekte ve Türk tasavvuf edebiyatının son devir mümessili olarak isimlendirilmektedir. 

Kubbealtı Akademisi Girişi

 NESİLLERİ YETİŞTİRME ROLÜ ARTIK ONDAYDI... Ağabeyi Ekrem Hakkı Ayverdi’nin mimarlık alanında kendisinin başta tasavvuf olmak üzere kültür, sanat anlamında yaptığı çalışmalar gelecek nesillerin inşası konusunda ciddi öneme sahip olan kıymetli İstanbul Hanımefendisi ,kendisini yetiştiren ve manen yaptığı teşvikler ile bu yolda devam etmesine vesile olan Ken’an Rifai Hazretlerini misal olarak almıştır.

 

İnsana yatırım yaptığı gibi çevreyi de mutlaka gözeten ve faydası için çalışan Samiha Hanım,  İstanbul Fatih’te vefatına kadar yaşadığı konutun önündeki cadde olan Fevzipaşa caddesini Saraçhane’ye kadar olmak üzere ve Hırka-i Şerif camii civarında bulunan Koyunbaba Parkını 1974-1976 yılları arasında ciddi anlamda ağaçlandırma çalışması yaptı ve bu güzel faaliyetin sonuçlarını bugün görebilmekteyiz. 1993 yılında yine bir Ramazan ayının Kadir gecesinde vefat eden Samiha Ayverdi, Bayramın birinci günü ile birlikte Merkez Efendi Kabristanında toprağa verilmiştir. 

 

 

 

 

KAYNAKLAR: 

https://kubbealti.org.tr/kisi/samiha-ayverdi# 

https://islamansiklopedisi.org.tr/ayverdi-samiha 

https://cemalnur.org/contents/detail/samiha-ayverdi/2