Sahaflardan Babıali’ye Uzanan Bir İlim ve Muhabbet Yolculuğu
“Bir şehri büyük yapan yalnızca eserleri değil; o eserlerin gölgesinde yetişen insanlardır.”
🏛️ İstanbul Bir Gönül ve Kültür Başkentidir
Programın son konuğu, gazeteci, yazar ve edebiyat araştırmacısı Mehmet Nuri Yardım oldu.
1978 yılından bu yana İstanbul’da yaşayan Mehmet Nuri Yardım, şehri sadece sokakları, meydanları ve tarihi eserleriyle değil; yetiştirdiği ilim, fikir ve sanat insanlarıyla değerlendirmek gerektiğini ifade etti.
Ona göre İstanbul…
Sadece bir metropol değildir.
Sadece geçmişin başkenti de değildir.
İstanbul, aynı zamanda bir gönül şehri, bir kültür başkenti ve bir medeniyet mektebidir.
Bu şehri anlamak isteyenlerin yalnızca tarihi yapıları gezmeleri yetmez.
Onun kültür ocaklarını, sohbet halkalarını ve ilim mahfillerini de tanımaları gerekir.
Sahaflar Çarşısı: Kitapların Ötesinde Bir Medeniyet Mektebi
Mehmet Nuri Yardım’ın özellikle üzerinde durduğu ilk durak, İstanbul’un en önemli kültür merkezlerinden biri olan Beyazıt Sahaflar Çarşısı oldu.
Sahaflar Çarşısı, yüzyıllardır kitap meraklılarının buluştuğu, ilim ve irfanın yaşatıldığı özel bir mekân.
Ancak Mehmet Nuri Yardım’a göre burayı yalnızca kitap satılan dükkânlardan oluşan bir çarşı olarak görmek büyük bir eksiklik olur.
Çünkü sahaflar…
Sadece kitapların değil;
📚 fikirlerin,
🖋️ edebiyatın,
🎓 ilmin,
🤝 dostluğun
ve nesiller arasında kurulan kültürel bağların da yaşadığı mekânlardır.
“Sahaflar, sadece kitap satılan yerler değildir; kültürün nefes aldığı kutsal mekânlardır.”
— Mehmet Nuri Yardım
🌟 Büyük İsimlerin Yolu Sahaflardan Geçti
Mehmet Nuri Yardım, Türk düşünce ve edebiyat hayatına yön veren pek çok önemli ismin Sahaflar Çarşısı’nın ikliminde yetiştiğini ifade etti.
Bunlardan bazıları şunlardı:
📚 Cemil Meriç
📚 Mehmet Kaplan
📚 Münevver Ayaşlı
Bu isimler yalnızca kitap okumadılar.
Sahaflarda vakit geçirdiler…
Büyüklerle tanıştılar…
Fikir alışverişinde bulundular…
Kendilerini geliştirdiler.
İstanbul’un kültür hayatını besleyen en önemli damarlardan biri de işte bu mahfiller oldu.
🎓 Üniversite Yetmez; Kültür Ocaklarına da Gitmek Gerekir
Programda gençlere yönelik önemli tavsiyeler de yer aldı.
Mehmet Nuri Yardım, üniversite eğitiminin çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.
Gerçek anlamda yetişebilmek için gençlerin;
🏛️ vakıfları,
📚 dernekleri,
☕ kültür merkezlerini,
🎙️ sohbet halkalarını,
yakından takip etmeleri gerektiğini ifade etti.
Ona göre bu mekânlar…
Resmî eğitimin tamamlayıcısı olan “sivil akademiler” niteliğinde.
İnsan burada yalnızca bilgi edinmiyor.
Aynı zamanda görgü, kültür ve tecrübe de kazanıyor.
🕌 Kubbealtı Akademisi ve Eskader
Mehmet Nuri Yardım, uzun yıllardır içinde bulunduğu iki önemli kültür kurumundan da söz etti.
Bunlardan ilki Kubbealtı Akademisi…
Diğeri ise Eskader (Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği).
Bu kurumlarda yıllardır düzenlenen sohbetler, konferanslar ve kültürel faaliyetler sayesinde pek çok genç yazar, araştırmacı ve sanatçı yetişmeye devam ediyor.
İstanbul’un kültür hayatının canlı kalmasında bu kurumların önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
☕ Dokuz Yıldır Devam Eden Bir Gelenek: Babıali Sohbetleri
Programda dikkat çeken başlıklardan biri de Babıali Sohbetleri oldu.
Mehmet Nuri Yardım’ın öncülüğünde her Perşembe günü Timaş Kitap Kahve’de gerçekleştirilen bu toplantılar, tam 9 yıldır aralıksız devam ediyor.
Bu sohbetlerde;
📖 edebiyat,
📰 basın,
🏛️ tarih,
🎨 sanat,
🌍 kültür
gibi pek çok konu ele alınıyor.
Katılımcılar sadece konuşmaları dinlemiyor.
Sorular soruyor…
Fikirlerini paylaşıyor…
Yeni bakış açıları kazanıyor.
Mehmet Nuri Yardım bu toplantıları şu ifadeyle tanımlıyor:
“Burası adeta bir beyin fırtınası merkezidir.”
📚 Kitap Uğruna Yemen’e Giden Bir Kültür Kahramanı: Ali Emîrî Efendi
Programın sonunda Mehmet Nuri Yardım, büyük bir vefa örneği göstererek rahmetle andığı Ali Emîrî Efendi’nin hayatından unutulmaz bir kesit paylaştı.
Ali Emîrî Efendi…
Hayatını kitaplara adamış gerçek bir kültür insanıydı.
Bir kitabın peşine düştüğünde kilometrelerce yol gitmekten çekinmezdi.
Hatta bazı eserleri bulabilmek için Yemen’e kadar gitti.
Topladığı binlerce kitabı ise kendi şahsî kütüphanesinde saklamak yerine milletine armağan etmeyi tercih etti.
Bu büyük fedakârlığın sonucu olarak kurulan Millet Kütüphanesi, bugün hâlâ ilim dünyasına hizmet vermeye devam ediyor.
Mehmet Nuri Yardım, Ali Emîrî Efendi’nin yalnızca kitap toplayan biri olmadığını; aynı zamanda kültürel mirası gelecek nesillere emanet eden örnek bir şahsiyet olduğunu ifade etti.
Bugün Fatih’te bulunan kültür merkezlerinden birine onun adının verilmesi de bu vefanın anlamlı bir göstergesi.
“Gerçek zenginlik, kitapları kendine değil milletine bırakabilmektir.”
— Mehmet Nuri Yardım’ın Ali Emîrî Efendi değerlendirmesi
🌆 İstanbul’u Anlamak İçin Kültürünü Yaşamak Gerekir
Program boyunca Mehmet Nuri Yardım’ın üzerinde durduğu en önemli düşünce şuydu:
İstanbul’u tanımak…
Sadece tarihî yapıları gezmek değildir.
Bir sahaf dükkânına uğramak…
Bir kültür merkezinde düzenlenen sohbete katılmak…
Bir vakfın konferansını dinlemek…
Bir yazarla aynı masada çay içebilmek…
İşte İstanbul’un gerçek ruhu burada yaşar.
Şehri yaşatan yalnızca taş binalar değil…
O taşların arasında kurulan dostluklar, ilim halkaları ve gönül köprüleridir.
📌 Bu Bölümden Akılda Kalanlar
✔️ Mehmet Nuri Yardım, 1978 yılından bu yana İstanbul’da yaşıyor.
✔️ İstanbul’u bir gönül ve kültür başkenti olarak tanımlıyor.
✔️ Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nı sadece kitap satılan bir yer değil, kültürün yaşadığı kutsal bir mekân olarak görüyor.
✔️ Cemil Meriç, Mehmet Kaplan ve Münevver Ayaşlı gibi isimlerin yetişmesinde sahafların önemli bir yeri olduğunu vurguluyor.
✔️ Gençlere üniversitenin yanında vakıf, dernek ve kültür ocaklarını da takip etmelerini tavsiye ediyor.
✔️ Uzun yıllardır Kubbealtı Akademisi ve Eskader içinde kültürel faaliyetlerde bulunuyor.
✔️ Her Perşembe günü Timaş Kitap Kahve’de gerçekleştirilen Babıali Sohbetleri, 9 yıldır aralıksız devam ediyor.
✔️ Bu sohbetleri bir “beyin fırtınası merkezi” olarak nitelendiriyor.
✔️ Kitap tutkunu Ali Emîrî Efendi’nin Yemen’e kadar giderek eser topladığını ve bunları Millet Kütüphanesi adıyla milletine armağan ettiğini anlatıyor.
✔️ Fatih’teki kültür merkezlerinden birine Ali Emîrî Efendi’nin adının verilmesini anlamlı bir vefa örneği olarak değerlendiriyor.
🌉 Son Bölümde…
Serinin son bölümünde; programın genel değerlendirmesi, İstanbul’un ruhuna dair güçlü bir kapanış, okuyucuyu etkileyen sonuç bölümü ve İstanbul’un Sırları söyleşilerine özel Editörün Notu yer alacak.










Cevap Yaz