RESİ’ÜL MÜVERRİHİN ”ORD.PROF.İSMAİL HAKKI UZUNÇARŞILI”

Bir yandan milletvekilliği, öte yandan Maarif Nezaretinde çeşitli kademelerde yürüttüğü idareciliğine rağmen onun asıl ön plana çıkan özelliği tarihçiliğidir. Ortaya koyduğu eserler, hiç şüphesiz ömrünü ilim yolunda geçirdiğinin en büyük delilleridir. Dünyadan ömrünü ilme adayan örnek alınası bir insan geçti. İsmail Hakkı Uzunçarşılı İşte detaylar;

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 23 Ağustos 1888 yılında Eyüp-Acıçekme Sokağı, 8 numaralı evde dünyaya geldi. Aslen Kastamonu’nun Tosya Kazası’na bağlı Kargı Nahiyesi ayanlarından Hacı Hüsnü Ağazadelerden  Mehmed Latif Efendi ve Ratibe Hanımın oğludur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ilk eğitimini Nişancı Mahalle Mektebinde ve Eyüp’te Bahriyede İplikhane Mektebinde gördü. Sonra açılan giriş imtihanından başarılı olarak Soğukçeşme Askeri Rüştiyesine girdi. İki yıl sonra Bayezid Merkez Rüştiyesine geçti. 

Değerli Birçok Hocadan Ders Aldı

1910’da idadi diplomasını aldığı gün İstanbul Darülfünunu Edebiyat Şubesi’ne kaydını yaptırdı. Darülfünunda Ahmed Midhat Efendi, Abdurrahman Şeref, Ali Ekrem, Mehmed Akif, İzmirli İsmail Hakkı, Hüseyin Daniş, Şehbenderzade Ahmed Hilmi, Hamdullah Suphi gibi hocalardan ders gördü. İdadi’de geçirdiği yıllar, okuduğu eserler ve derslerini aldığı hocalar, hayatı ve kararları üzerinde derin izler bıraktı. Mercan İdadisi yıllarında öğretmenliğe karşı duyduğu ilgi artarak devam etti, özellikle cebir ve kozmografya hocası Hasib Bey’in ders anlatımından çok etkilendi.

Kütahya Fahri Hemşeriliği Verildi

1912’de darülfünundan mezun olunca ilk tayin edildiği Kütahya İdadisi ve Sultanisinde sekiz yıl tarih-coğrafya öğretmenliğinde bulundu. Burada iken Kütahya tarihi üzerine araştırmalar yaptı ve kaynak topladı. Hazırladığı çalışma sonradan Maarif Vekâleti tarafından yayımlanmış (İstanbul 1932), kendisine de Kütahya Meclisi tarafından Kütahya fahrî hemşeriliği verildi.

Muallimlik ve Gazetecilik yaptı

“Muallim İsmail Hakkı” adıyla, çoğu mizahi olan yazılarını ise “Hezar Dînâr” ve “Savcı” takma isimleriyle Açıksöz gazetesinde yayınlamıştır. Yine aynı şehirde çıkan “Doğu” dergisi sorumlu müdürlüğünde bulunduğu gibi bu dergide yazılar da kaleme almıştır. Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasına kadar Kastamonu’da hem muallimlik hem gazetecilik yapmıştır.

Evliliği ve Çocukları

Uzunçarşılı, Emine Safiye Hanım ile evlendi ve Ahmet Oktay ve Mehmet Ergun adlarında iki erkek evladı oldu. Emine Safiye Hanım, Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi önemli vezir ailelerinden Çandarlı ailesine mensuptu. Uzunçarşılı’nın eşine karşı büyük sevgi beslediği, ilerlemiş yaşına rağmen eşini hasta yatağında mutlu etmek adına Çandarlı Vezir Ailesi adlı kitabını yazdı.

Şehirler İle İlgili Kitabeler Üzerine Çalıştı

Mahallî tarih ve simalar hakkında her biri kısa birer araştırma olan gazete makaleleriyle başlayan yayın hayatı Anadolu’da görev yaptığı Kütahya, Kastamonu, Sivas, Balıkesir şehirleriyle ilgili kitabeler üzerine yaptığı çalışmalarla devam etti; Anadolu kitabelerini 1927 ve 1929 yıllarında iki büyük cilt halinde yayımladı.

Siyasetle İlgilendi

Bir süre Maarif Vekâleti umumi müfettişliğinde bulundu ve ilk tedrisat umum müdürlüğü yaptı. 9 Kasım 1927’den 1950 yılına kadar yirmi üç yıl aralıksız Balıkesir milletvekilliği yaptı. Bu görevi sırasında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nde dersler verdi. Bu dönem onun Osmanlı tarihi ve teşkilâtıyla ilgili çalışmalarını yayımladığı en verimli yıllar oldu.

Hocalık Yaptı ve Başbakanlık Arşivinde Çalıştı

1933 üniversite reformundan sonra da Edebiyat Fakültesi’nde Anadolu Selçukluları, Anadolu beylikleri ve Kanûnî devrine kadar Osmanlı Devleti tarihi derslerini okutmayı sürdürdü. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi açılınca iki hafta İstanbul’da, iki hafta Ankara’da ders verdi. İstanbul’da ders saatleri dışında Başbakanlık Arşivi’nde çalışıyordu. Bu çalışmaları 1939 yılı ortalarına kadar sürdü. Atatürk’ün ölümünün ardından Hasan Âli Yücel’in Maarif Vekâleti zamanında mebusluk veya hocalıktan birini tercih etmesi teklif edildiğinde M. Fuad Köprülü ve Şemsettin Günaltay ile birlikte hocalıktan ayrıldı.

Harf Devrimi Sırasında Görev Yaptı

1946 senesinde VIII. dönemde CHP Balıkesir milletvekilidir. İlk defa tek dereceli seçim olarak kayıtlara geçen 21 Temmuz 1946 tarihli seçim de 105.046 oy almıştır. Meclise katıldığı yıllarda en önemli görevi ise Harf devrimi sırasındadır. Arap harfleri yerine Latin esasına dayanan Türk harflerinin kabulü için 1 Kasım 1928 tarihinde bizzat Atatürk’ün başkanlığında toplanan mecliste yapılan oylama ile Harf Encümeni azalığına seçilmiştir.

Yasaların Hazırlanmasına Yarayacak Argümanları Topladı

Meclis Kütüphanesi Encümeni ile Meclis Kitaplığı İnceleme Komisyonunda görev yaptı. Kütüphane Komisyonunda görev yaptığı sürede, eski devirlere ait gazete koleksiyonlarını, dünyadaki gelişmeleri inceleyen politika ve ekonomi kitaplarını, batı ve doğu klasiklerini, Türk ve Türkiye tarihi hususundaki eserleri, yasaların hazırlanmasına yarayacak yerli ve yabancı belli başlı süreli ve süresiz yayınları meclis kütüphanesine kazandırmakta rol oynadı.

Başbakanlık Arşivi Genel Müdürlüğüne Getirildi

1950 yılından sonra yeniden üniversiteye döndü. Ortaçağ Tarihi Kürsüsü öğretim kadrosu içinde “konferansçı” unvanıyla haftada dört saat Osmanlı tarihi ve Anadolu beylikleriyle ilgili dersler verdi. Bu arada Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İlkçağ tarihi profesörlerinden Halil Demircioğlu’nun Başbakanlık Arşivi genel müdürlüğüne getirilmesi arşiv çalışmalarını aksattı; buradaki imtiyazlı konumuna son verildi, kendisine gösterilen belge sayısı azaltıldı.

Bu sebeple araştırmalarını Topkapı Sarayı Arşivi’ne nakletti ve hayatının sonuna kadar burada araştırmalarını sürdürdü; ayrıca belgeleri tasnif eden küçük bir heyetin başında bulundu. Türk Tarih Kurumu’nun teşkili sırasında 1931’de başlayan kurum üyeliği ölümüne kadar aralıksız kırk altı yıl devam etti.On dokuz kitabı, Belleten’de doksanı aşkın makalesi çıktı. Uzunçarşılı’nın yayın hayatı âdeta Türk Tarih Kurumu ile özdeşleşti. 10 Ekim 1977’de vefat etti ve Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.

Eserleri

Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri ile Osmanlı Devleti Teşkilâtına Medhal adlı eserleri büyük bir boşluğu doldurduğu gibi özellikle Medhal adlı eseri hâlâ daha aşılamamış bir başyapıt olarak günümüzde okunmaya devam etmektedir. Osmanlı Devleti Teşkilâtından Kapukulu Ocakları (I-II) (1943), Osmanlı Devleti’nin Saray Teşkilâtı (1945), Osmanlı Devleti’nin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı (1948) ve Osmanlı Devleti’nin İlmiye Teşkilâtı (1965) adlı kitapları da Osmanlı tarihi sahasında büyük bir boşluğu doldurarak yeni çalışmalara öncülük etmiştir.

Eserlerinden bazıları ;

 

 

 

 

KAYNAKÇA

https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ismail-hakki-uzuncarsili-1888-1977/

https://islamansiklopedisi.org.tr/uzuncarsili-ismail-hakki

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail_Hakk%C4%B1_Uzun%C3%A7ar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1

https://acikbilim.yok.gov.tr/handle/20.500.12812/26344