BEYAZIT MEYDANI’NIN UNUTULAN HATIRASI

Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)

 Bugün Beyazıt Meydanı’ndan geçen binlerce insanın, yaklaşık 110 yıl önce aynı yerde dev bir ahşap top bulunduğunu bilmesi pek kolay değil. Oysa Hâtıra-i Celâdet, İstanbul tarihinin sıra dışı hatıralarından biridir. Silah görünümündeydi ama görevi ateş etmek değil, yardım toplamaktı. Üzerine çakılan binlerce çivi; öğrencinin, esnafın, kadının, askerin, devlet adamının ve Anadolu’nun farklı şehirlerinden insanların yaptığı yardımları temsil ediyordu.

Bu nedenle Beyazıt’ın ahşap topunu yalnızca bir savaş hatırası olarak değil, 1916 İstanbul’unun toplumsal dayanışmasını gösteren üç boyutlu bir belge olarak da okumak mümkün.

BEYAZIT MEYDANI’NDA BİR TOP YÜKSELİYOR

1916 yılında Beyazıt Meydanı’ndan geçen İstanbullular, Harbiye Nezareti’nin karşısındaki çimenlik alanda oldukça ilginç bir manzarayla karşılaşıyordu. Meydana, uzaktan bakıldığında gerçek bir savaş topunu andıran dev bir top yerleştirilmişti. Fakat bu top ateş etmiyor, mermi atmıyordu. Çünkü aslında ahşaptan yapılmış büyük bir maketti.

Topun adı “Hâtıra-i Celâdet”, yani yaklaşık anlamıyla “Kahramanlık Hatırası” idi. Amaç, Çanakkale Zaferi’nin hatırasını yaşatırken cephede savaşan askerlerin ihtiyaç sahibi ailelerine yardım toplamaktı.

ÇANAKKALE’DEKİ BİR TOP ÖRNEK ALINDI

Ahşap maket yapılırken, 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’nde önemli rol oynayan 30,5 santimetrelik Avusturya yapımı bir havan topu örnek alındı. Maket, Avusturya’nın Pilsen şehrindeki Škoda fabrikasında hazırlandı ve 13 Mart 1916’da parçalar hâlinde İstanbul’a getirildi. Daha sonra Beyazıt Meydanı’nda hazırlanan kaide üzerine monte edildi.

Yani Beyazıt’taki top gerçek bir silah değil, Çanakkale’nin hatırasını ve asker ailelerine yapılan yardımı temsil eden büyük bir anıttı.

BİR ÇİVİ ÇAK, BİR AİLEYE DESTEK OL

Projenin en dikkat çekici tarafı, yardım toplama yöntemiydi. Bu fikir, savaş yıllarında Almanya ve Avusturya’da uygulanan “çivi çakma” kampanyalarından esinlenmişti.

İnsanlar yaptıkları bağış karşılığında ahşap topa çivi çakıyordu. Çivinin türü bağış miktarına göre değişiyordu: Altın çivi 5 lira, gümüş çivi 1 lira, demir çivi ise 1 kuruştu. Belirli miktarda yardım yapanlara ayrıca isimlerinin ve bağışlarının yazıldığı bir şehadetname ile rozet veriliyordu. Böylece yardım yapan kişinin katkısı, topun üzerinde kalıcı bir iz bırakıyordu.

FİKRİN ARKASINDA KADINLAR VARDI

Hâtıra-i Celâdet girişiminin arkasında Asker Ailelerine Yardımcı Hanımlar Cemiyeti bulunuyordu. 24 Aralık 1914’te kurulan cemiyet, cephede bulunan askerlerin geçim sıkıntısı yaşayan ailelerine erzak ve giyecek yardımı yapıyordu.

Top projesi de bu yardımlara yeni bir kaynak oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. Enver Paşa’nın başkanlığında bir tertip komitesi oluşturuldu. Komitede Talat Paşa, Hüseyin Cahit, Şehremini İsmail Canbolat, Polis Müdürü Bedri Bey ve Mithat Şükrü gibi dönemin tanınmış isimleri bulunuyordu. Böylece Beyazıt’taki ahşap top, kısa sürede büyük bir yardım kampanyasının merkezine dönüştü.

12 NİSAN 1916’DA BÜYÜK TÖREN

Topun erkeklere mahsus resmî açılışı 12 Nisan 1916’da gerçekleştirildi. Beyazıt Meydanı’ndaki törene şehzadeler, nazırlar, mebuslar, askerî ve sivil yöneticiler ile yabancı devletlerin temsilcileri katıldı.

Enver Paşa’nın konuşmasının ardından topun üzerindeki Osmanlı bayrağı kaldırıldı ve çivi çakma töreni başladı. Padişah adına ilk altın çiviyi Sadrazam Said Halim Paşa çaktı. Alman İmparatoru II. Wilhelm, Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph ve Bulgaristan Kralı adına da temsilciler altın çiviler çaktılar.

SARAYDAN ÖĞRENCİYE KADAR HERKES KATILDI

Kampanya yalnızca devlet yöneticilerinin katıldığı sembolik bir tören olarak kalmadı. Padişah 300 lira, Alman İmparatoru 200 lira, Avusturya-Macaristan İmparatoru 200 lira, Bulgaristan Kralı 200 lira, Veliaht Mehmed Vahideddin 150 lira ve Enver Paşa 50 lira bağış yaptı.

Fakat asıl dikkat çekici olan halkın katılımıydı. Memurlar, esnaf, askerler, kadınlar, okullar, öğretmenler ve öğrenciler para toplayarak Beyazıt’a geldi ve topa çivi çaktı. Böylece meydan, savaş yıllarında İstanbul’un dayanışma merkezlerinden birine dönüştü.

ERTESİ GÜN KADINLAR MEYDANDAYDI

13 Nisan 1916’da bu kez kadınlara mahsus ayrı bir tören düzenlendi. Törenin öne çıkan ismi, Enver Paşa’nın eşi ve Asker Ailelerine Yardımcı Hanımlar Cemiyeti’nin fahri başkanı Naciye Sultan oldu.

Naciye Sultan kadınlar adına ilk çiviyi çaktı ve cemiyete 100 lira bağışladı. Ardından devlet adamlarının eşleri ile çeşitli kadın cemiyetlerinin temsilcileri de bağışta bulundu. Bu tören, Osmanlı kadınlarının savaş yıllarındaki sosyal yardım faaliyetlerinde üstlendikleri aktif rolün dikkat çekici örneklerinden biriydi.

YARDIMLAR ANADOLU’DAN DA GELDİ

Kampanyanın ünü kısa sürede İstanbul’un dışına çıktı. Ankara, Harput, Bursa, Zor Sancağı ve başka bölgelerden Beyazıt’taki top için yardımlar gönderildi.

Bursa’da 80 bin 323 kuruş toplanırken Ankara Vilayeti’nden gönderilen yardım 1917 yılı başlarında 231 bin 807 kuruş 30 paraya ulaştı. Bulgaristan’ın Burgaz şehrinde yaşayan Osmanlı Musevileri de kampanyaya bağış yaptı.

17 BİN 517 LİRA TOPLANDI

Kampanyanın sonunda dönemin gazetelerinde açıklanan rakama göre 17 bin 517 lira yardım toplandı. Bu para, cephede bulunan askerlerin ihtiyaç sahibi ailelerine destek amacıyla kullanılıyordu.

Böylece Beyazıt Meydanı’ndaki ahşap top, yalnızca Çanakkale Zaferi’ni hatırlatan bir anıt değil, savaşın geride bıraktığı sosyal sıkıntıları azaltmaya çalışan büyük bir yardım organizasyonunun da sembolü oldu.

PEKİ, AHŞAP TOPA NE OLDU?

Hâtıra-i Celâdet yaklaşık bir yıl Beyazıt Meydanı’nda kaldı. Daha sonra gelecek nesillere saklanması amacıyla meydandan kaldırılmasına karar verildi. 1917 yılında Askerî Müze’ye taşındı ve burada ziyaretçilere açıldı.

Topla ilgili zaman içinde ilginç bir iddia da ortaya çıktı. Bazı anlatımlarda İngiliz uçaklarının bu ahşap topu gerçek bir silah zannederek hedef aldığı ileri sürülür. Ancak bu iddiayı kesin biçimde doğrulayan güçlü bir birincil kaynak bulunmadığından, bunu tarihî bir gerçek olarak değil, ihtiyatla yaklaşılması gereken bir anlatı olarak değerlendirmek gerekiyor.

MERAKLISINA NOT

Hâtıra-i Celâdet’in o günlerde çekilmiş fotoğrafları günümüze ulaşmıştır. SALT Araştırma Arşivi’nde 1916 tarihli “Hatıra-i Celadet Topu’nun açılış töreni” adlı fotoğraf/kartpostal kaydı bulunmaktadır. Aynı arşivde İstanbul Üniversitesi giriş kapısı önünde gerçekleştirilen töreni gösteren başka bir 1916 tarihli görsel de yer almaktadır.

Kısacası Beyazıt Meydanı’ndaki bu top, ateş etmek için değil; hatırlamak, dayanışmak ve savaşın yükünü taşıyan ailelere yardım etmek için yapılmıştı.

Kaynak: Şaban Ortak, “I. Dünya Savaşı Yıllarında Millî Ruhu Canlı Tutmanın ve Asker Ailelerine Yardım Toplamanın Bir Vesilesi: Hâtıra-i Celâdet Topu”, Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, Sayı 18, 2023; Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi; dönemin Tanin, İkdam, Tasvir-i Efkâr, Servet-i Fünun ve Karagöz gazeteleri; SALT Araştırma Arşivi.