BİR OSMANLI PİLOTUNUN ÇILGIN CESARETİ
👤 Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)
🏛️ Sadece binaları ve tarihi sokaklarıyla değil, sıra dışı olaylarıyla da büyüleyen İstanbul’un kalbi Beyazıt Meydanı, 1914 yılında gözlere inanılması güç bir olaya tanıklık etti. Enver Paşa’nın bir sorusuyla başlayan bu macera, bir Osmanlı pilotunun imkansızı başarmasıyla Türk havacılık tarihine altın harflerle yazıldı.
❓ Enver Paşa’nın Pencereden Sorduğu O Soru
🪟 Her şey, dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın Harbiye Nezareti’nin (bugünkü İstanbul Üniversitesi Rektörlük binası) penceresinden Beyazıt Meydanı’na bakarken sorduğu o çarpıcı soruyla başladı:
💬 “Buraya tayyare inemez mi?”
🕸️ O yıllarda Beyazıt Meydanı bugünkü gibi geniş, ferah ve açık bir alan değildi. Üstelik meydanın üzeri telefon ve telgraf telleriyle adeta bir ağ gibi kaplıydı. Böyle bir yere uçak indirmek, kelimenin tam anlamıyla intiharla eş değerdi.
💥 “Uçak Kırılırsa Kırılsın!”
👨✈️ Bu çılgınca fikri duyan Yeşilköy Tayyare Mektebi uçuş öğretmeni Pilot Mehmet Ali Bey (Kurçer), görevi kabullenmekte bir an bile tereddüt etmedi. Kullandığı uçak, Fransa yapımı bir REP tipi eğitim uçağıydı. Uçak zaten oldukça eskimiş ve kullanım ömrünün sonuna gelmişti. Mehmet Ali Bey, büyük bir cesaretle “Bu işten sonra uçak kırılacaksa da kırılır” diyerek hazırlıklara başladı.
⚠️ Uçuş öncesinde Harbiye Nezareti’ne haber verilmesi gerekiyordu. Ancak haber verme süreci Yeşilköy Tayyare Mektebi Müdürü Fesa Bey’in (Türkiye’nin 1 numaralı pilotu Fesa Evrensev) kulağına gidince ortalık karıştı. Fesa Bey bu tehlikeli uçuşa büyük tepki gösterse de Mehmet Ali Bey kararlılığından vazgeçmedi.
🛩️ Tellerin Arasından Meydana Süzülen Uçak
☁️ Yeşilköy’den havalanan Mehmet Ali Bey, Beyazıt semalarına geldiğinde yaklaşık 1500 metre irtifadaydı. Harbiye Nezareti binasının tam üzerine geldiğinde uçağın motorunu kesti! Rüzgarın da etkisiyle oldukça dik bir dalışa geçti.
🧵 Meydandaki en büyük engel, her tarafa uzanan telefon ve telgraf telleriydi. Mehmet Ali Bey, müthish bir pilotaj yeteneğiyle uçağı adeta bu tellerin iğne deliğinden geçirerek Beyazıt Meydanı’na kondurmayı başardı.
👏 Meydanda toplanan halk ilk başta bir uçağın düştüğünü zannederek büyük bir panik ve telaş yaşadı. Ancak uçağın sorunsuz bir şekilde yere indiğini ve bunun planlı bir gösteri olduğunu anladıklarında alkış kıyamet koptu. Başta Enver Paşa olmak üzere Harbiye Nezareti yetkilileri de hemen uçağın yanına koşarak bu cesur pilotu tebrik ettiler.
🔍 MERAKLISINA NOT
📅 Tarihteki Kafa Karışıklığı: İnternette ve bazı tarih kitaplarında bu olay için 14 Nisan 1914, 27 Nisan 1914 hatta 1915 gibi farklı tarihler görebilirsiniz. Ancak olayın bizzat kahramanı olan Mehmet Ali Kurçer’in 1958 yılında Hayat dergisinde yayımlanan hatıralarına göre en doğru zaman 1914 yılının Nisan ayı olarak kabul ediliyor.
🥇 İlk Türk Pilotu Kimdi?: Olayda adı geçen ve uçuşa tepki gösteren Yeşilköy Tayyare Mektebi Müdürü Fesa (Evrensev) Bey, Osmanlı Devleti’nin ve Türk havacılık tarihinin 1 numaralı tayyarecilik diplomasına sahip ilk pilotudur.
🏢 Fotoğraftaki Binalar: Haber fotoğraflarında arkada gördüğünüz heybetli bina, o dönemin Harbiye Nezareti, yani Osmanlı’nın Savunma Bakanlığı’dır. Günümüzde bu tarihi bina İstanbul Üniversitesi’nin ana kampüsü ve rektörlük binası olarak kullanılmaktadır.
⚙️ Neden Uçak Motoru Kesildi?: O dönemin ilk kuşak uçaklarında gaz kolu hassasiyeti ve fren sistemleri günümüzdeki gibi gelişmiş değildi. Çok dar bir alana kısa mesafede inebilmek için pilotlar motoru kapatıp “süzülüş” (gliding) tekniğiyle iniş yapmak zorundaydı. Mehmet Ali Bey de Beyazıt Meydanı gibi dar ve engelli bir alana çakılmadan inebilmek için motoru stop ettirerek riski göze almıştır.
🛩️ REP tipi uçak ne demek?: REP, Fransız Robert Esnault-Pelterie tarafından üretilen bir uçak markasıydı. Osmanlı ordusu da bu tip uçakları eğitim amaçlı kullanıyordu. Yani Mehmet Ali Bey’in kullandığı uçak, dönemin standart eğitim uçaklarından biriydi.
📞 Telefon ve telgraf telleri neden bu kadar önemliydi?: O dönemde İstanbul’da iletişim büyük ölçüde bu teller üzerinden sağlanıyordu. Uçak bu tellere takılsaydı hem pilot hem de şehirdeki iletişim ağı büyük zarar görebilirdi.
😡 Fesa Bey kimdir?: Yeşilköy Tayyare Mektebi’nin başındaki isimdir. Mehmet Ali Bey’in haber vermeden böyle bir işe kalkışmasına çok sinirlendiği söyleniyor. Haklı da sayılır; çünkü böyle bir iniş, meydandaki insanlar için büyük bir tehlike oluşturuyordu.
🎯 Enver Paşa’nın rolü neydi?: Enver Paşa, Harbiye Nazırı olarak bu olayın başlangıç noktasında yer alıyor. Pencereden Beyazıt Meydanı’na bakıp “Buraya tayyare inemez mi?” diye soran kişi olduğu aktarılıyor. Yani bu çılgın fikrin ilk kıvılcımını atan isim.
🌍 O dönemde başka böyle inişler yapıldı mı?: Osmanlı’da uçaklar genellikle Yeşilköy gibi geniş ve açık alanlara inerdi. Beyazıt Meydanı gibi şehir içinde, tellerle çevrili bir alana iniş yapmak, dünya havacılık tarihinde bile ender görülen bir olaydır.
📖 Mehmet Ali Kurçer’in sonu ne oldu?: Kendisi havacılık kariyerine devam etti. 1958’de yayımlanan hatıraları, bu olayın en güvenilir kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor.
⏳ Bu olay neden unutuldu?: Ne yazık ki Osmanlı havacılık tarihiyle ilgili birçok olay gibi bu da uzun süre gölgede kaldı. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde yeniden gün yüzüne çıkmaya başladı.
📌 Kaynak: Mehmet Ali Kurçer’in 1958’de Hayat dergisinde yayımlanan hatıraları ve dönemin Harbiye Nezareti kayıtları.
















Cevap Yaz