İSTANBUL’U SOKAKLARA DÖKEN KARNAVAL
Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)
Bugün Kurtuluş dediğimiz semtin eski adı Tatavla’ydı. Bir zamanlar “Küçük Atina” diye anılan bu mahallede, Baklahorani Karnavalı için İstanbul’un farklı semtlerinden insanlar toplanır; şarkılar, danslar ve maskeli kıyafetler sokakları doldururdu. Eliza Karapınar’ın yeni araştırması, Tatavla’nın karnaval neşesinden 1929 yangınına, göçlerden değişen komşuluk ilişkilerine uzanan hafızasını yeniden gündeme getiriyor.
İstanbul’un bazı semtlerini anlamak için yalnızca bugünkü sokaklarına bakmak yetmez. Eski adlar, ailelerden aktarılan hikâyeler ve artık yapılmayan kutlamalar da o semtin hafızasının parçasıdır. Kurtuluş’un geçmişindeki Tatavla, böyle bir hafızayı taşıyor: Rumların, Ermenilerin, Türklerin, Süryanilerin ve farklı ülkelerden gelen göçmenlerin farklı dönemlerde iz bıraktığı bir mahalle.
TATAVLA’NIN KARNAVALI: BAKLAHORANİ
Tatavla denince akla gelen en canlı geleneklerden biri Baklahorani Karnavalı’ydı. Büyük Perhiz öncesinde düzenlenen kutlamalarda mahalle, şarkılar ve danslarla hareketlenirdi. Araştırmada aktarılan anlatılara göre karnaval, yalnızca mahalle sakinlerini değil, İstanbul’un başka semtlerinden gelen kalabalıkları da bir araya getiriyordu.
Karnaval, Tatavla’nın Rum topluluğu için önemli bir buluşmaydı. Dönemin gazetelerindeki anlatımlar ise bu kutlamalara dışarıdan bakanların dili ve önyargıları hakkında da ipuçları veriyor. Böylece Baklahorani, yalnızca eski bir eğlence değil; kimin mahalleye ait görüldüğünü ve farklı toplulukların birbirine nasıl baktığını düşündüren bir şehir hatırasına dönüşüyor.
TERSANE İŞÇİLERİNDEN “KÜÇÜK ATİNA”YA
Araştırmada Tatavla’nın kuruluşuna ilişkin aktarılan kaynaklar, mahallenin geçmişini Osmanlı tersanelerinde çalışan Rum işçilerle ilişkilendiriyor. Zamanla bölgede Rum nüfusu yoğunlaştı ve Tatavla, “Küçük Atina” adıyla anılır oldu. Sonraki dönemlerde Anadolu’dan gelen farklı topluluklar da mahalle yaşamına katıldı.
Bu değişim, Tatavla’yı tek bir topluluğun değişmeden kaldığı bir yer olmaktan çıkarıp farklı göç ve yerleşim hikâyelerinin buluştuğu bir semte dönüştürdü. Araştırmanın önemli sorularından biri de bu: İnsanlar aynı mahallede yaşarken gerçekten kaynaşıyor muydu, yoksa kendi kimliklerini koruyarak yan yana mı duruyordu?
1929 YANGINI VE MAHALLE HAFIZASINDAKİ KIRILMA
Araştırmada, Ocak 1929’da Tatavla’da büyük bir yangın çıktığı ve dönemin gazetelerinin yaklaşık 500 evin yandığını bildirdiği aktarılıyor. Yangın, yalnızca binaları değil; mahalle sakinlerinin evlerini, gündelik hayatını ve geçmişle kurduğu bağı da etkiledi.
Tez, yangını Tatavla’nın Kurtuluş adıyla anılmaya başlamasıyla ilişkilendiriyor. Bu olay, semtin belleğinde önemli bir kırılma olarak ele alınıyor. Yangının çıkış nedeni konusunda farklı anlatılar bulunsa da çalışma, kaçak rakı üretimi iddiasını kesinleşmiş bilgi gibi sunmuyor.
ESKİ KOMŞULUKLAR, YENİ SAKİNLER
Eliza Karapınar, eski bir Kurtuluş sakini olarak kendi gözlemlerini de araştırmaya katmış; ayrıca mahalleyle bağı bulunan 30 kişiyle görüşmüş. Görüşmelerde eski komşulukların, göçlerin ve semtin değişen nüfusunun hafızalarda nasıl yer ettiği inceleniyor.
Son yıllarda mahallede yaşanan soylulaşma da çalışmanın konuları arasında. Yeni sakinlerin gelişi ve semtin değişmesi, bazıları için yenilenme anlamına gelirken, bazı eski sakinlerde tanıdıkları Kurtuluş’un kaybolduğu hissini uyandırıyor. Araştırma, mahalle aidiyetinin yalnızca nerede oturulduğuyla değil, hangi geçmişin hatırlandığı ve kimlerin “bizden” sayıldığıyla da kurulduğunu gösteriyor.
Tatavla’dan Kurtuluş’a uzanan hikâye, İstanbul’un değişirken neleri koruduğunu, neleri unuttuğunu düşündürüyor. Baklahorani’nin neşesi, 1929 yangınının bıraktığı izler ve eski komşuluklara duyulan özlem, bugün hâlâ semtin hafızasında karşılığı olan başlıklar.
MERAKLISINA NOT
- Tatavla, zamanla Rum nüfusunun yoğunlaşmasıyla “Küçük Atina” adıyla anılmış.
- Baklahorani Karnavalı, Büyük Perhiz öncesinde düzenlenen ve İstanbul’un farklı semtlerinden insanları Tatavla’da buluşturan önemli bir gelenek olarak aktarılıyor.
- Araştırma, yazarın gözlemlerinin yanı sıra 30 kişiyle yapılan görüşmelere, tarihî belgelere ve mahalle anlatılarına dayanıyor.
- Tez, 1929 yangınını mahalle hafızasında önemli bir kırılma olarak değerlendiriyor.
- Bu yazının dayanağı, Eliza Karapınar’ın Bir Mekân Hafızası Olarak Tatavla / Kurtuluş: Görünmez Ama Bilinir Sınırlar başlıklı, Haziran 2026 tarihli yüksek lisans tezidir. 1024948.pdf





























Cevap Yaz