İSTANBUL ÇİFTLİKLERİ NASIL MAHALLE OLDU?

BAĞ EVLERİNDEN MAHALLELERE: İSTANBUL ÇİFTLİKLERİNİN HİKÂYESİ

Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)

Osmanlı’dan Günümüze Uzanan Sessiz Tanıklar

Bir zamanlar İstanbul’un ekmeğini, sütünü, etini sağlayan; bağları, bostanları ve köşkleriyle hem sarayı hem halkı doyuran büyük çiftliklerden geriye ne kaldı? Bugün Bayrampaşa’da yürüdüğünüzde, Levent’te bir gökdelene baktığınızda ya da Sefaköy’de trafikle boğuşurken aslında bir zamanlar bostan izlerinin üzerinde durduğunuzu biliyor muydunuz?

Dr. Ahmet Hamdi Bülbül’ün kaleme aldığı “Bağ Evlerinden Mahalleye: İstanbul Çiftlikleri” başlıklı çalışması, Osmanlı döneminin bu görkemli ama bir o kadar da gözden uzak tarımsal yapılarının İstanbul’un bugünkü kent dokusunu nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

311 Çiftlikten Bugüne Mahalle Haritası

Arşiv kayıtlarına göre 20. yüzyıl başına kadar İstanbul’da toplam 311 çiftlik tespit edilmiş. Bunların 104’ü Anadolu Yakası’nda, 207’si ise Rumeli Yakası’nda yer alıyordu. Beykoz (50 çiftlik) ve Bakırköy (43 çiftlik) gibi ilçeler, bu tarımsal yapıların merkezi konumundaydı.

Bu çiftliklerin çoğu, padişaha ait “Hassa çiftlikleri”, dini kurumlara gelir sağlayan “Vakıf çiftlikleri” ve özel mülkiyet olarak kullanılan alanlardan oluşuyordu. Zamanla özellikle 19. yüzyılın sonu ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında artan nüfus, bu tarım arazilerini mahallelere dönüştürdü.
Bazı örnekler ise çarpıcı:

  • Levent Çiftliği → Levent
  • Ferhat Paşa Çiftliği → Bayrampaşa
  • Safra Çiftliği → Sefaköy
  • Kapanarya Çiftliği → Kanarya Mahallesi

Muhacirlerin İlk Durağıydı

93 Harbi sonrası Balkanlardan ve Kırım’dan gelen göçmenlerin çoğu, boş kalan çiftlik arazilerine yerleştirilmişti. Bu çiftlikler zamanla onların kalıcı yaşam alanlarına dönüştü. Mahalleye dönüşüm süreci, bazen kendiliğinden gelişti, bazen de devlet eliyle planlandı.

Yabancı İsimler Türkçeleşti

Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki isim politikalarıyla birçok çiftlik adının da değiştirildiği görülüyor. Papazköy, Güneşli adını alırken; Kapanarya, önce Kutlular, ardından Kanarya oldu. Ancak bu değişim, o topraklardaki tarihi tamamen silmeye yetmedi.

Bugüne Ulaşan Kalıntılar

Günümüzde bu çiftliklerden çoğu betonlaşmanın gölgesinde kaybolsa da bazı izler hâlâ ayakta.

  • Abraham Paşa Köşkü (Beykoz): Restorasyonla müzeye dönüştürülen, en iyi korunmuş yapılardan.
  • İzzet Paşa Köşkü (Hekimbaşı): Özel mülkiyette, restore edilmiş durumda.
  • Sırmakeş Paşa Köşkü (Florya): Mimar Sinan’a atfedilen yapı, hala Florya’da ziyaret edilebiliyor.

Ayrıca Kırkçeşme Su Yolu, Valide Bendi gibi anıtsal su yapıları, o dönem çiftliklerinin su ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilmiş mühendislik harikaları olarak İstanbul’un su tarihine ışık tutuyor.

Modern Kentin Altında Kalan Tarih

İstanbul’un birçok semtinde, bir zamanlar hayvanların otladığı, bostanların yetiştiği, su kemerlerinin aktığı bu tarım topraklarının sadece adı kaldı. Bugün Levent’te bir plaza, Rami’de bir sanayi sitesi ya da Güneşli’de bir apartman yükselse de, bu alanlar aslında İstanbul’un tarım belleğinin sessiz tanıklarıdır.

Dr. Ahmet Hamdi Bülbül’ün arşiv belgeleri, haritalar ve görsel malzemelerle hazırladığı bu kapsamlı çalışma, sadece İstanbul’un geçmişine değil, aynı zamanda kentleşmenin nasıl bir tarihsel tabaka üzerine inşa edildiğine dair de önemli ipuçları veriyor.

İstanbul’daki Bazı Çiftliklerin Günümüzdeki Karşılıkları

Çiftlik Adı Günümüzdeki Semt/Mahalle Açıklama
Safra Çiftliği Sefaköy (Küçükçekmece) Safra Çiftliği, Sefaköy semtinin temelini oluşturmuştur.
Kapanarya Çiftliği Kanarya (Küçükçekmece) İsmi Türkçeleştirilerek Kanarya Mahallesi’ne dönüşmüştür.
Litros Çiftliği Esenler Esenler ilçesinin merkezini oluşturan çiftlik arazisi üzerine kurulmuştur.
Yahudibergos Çiftliği Bağcılar Bağcılar’ın bir bölümü bu çiftlik arazisi üzerinde gelişmiştir.
Nifus Çiftliği Küçükçekmece / Koca Sinan Koca Sinan Mahallesi bu çiftliğin bulunduğu alanda yer alır.
Ayapa Çiftliği Kirazlı (Küçükçekmece) Kirazlı Mahallesi, Ayapa Çiftliği’nin yerinde kurulmuştur.
Halkalı Çiftliği Halkalı (Küçükçekmece) Aynı isimle anılan semt, çiftlik arazisi üzerine kuruludur.
Papazköy Çiftliği Güneşli (Bağcılar) Papazköy, Cumhuriyet döneminde Güneşli adını almıştır.
Ayayyorgi Çiftliği Kayabaşı (Bağcılar) Kayabaşı Mahallesi bu çiftlik arazisinde gelişmiştir.
Levent Çiftliği Levent (Beşiktaş/Şişli) Levent semti, adını bu çiftlikten almıştır.
Sultan Çiftliği Sultangazi İlçe, adını bu büyük çiftlikten almıştır.
Sultan Çiftliği Çekmeköy Çekmeköy’de de aynı isimli bir çiftlik mahalleye dönüşmüştür.
Ferhat Paşa Çiftliği Bayrampaşa Bayrampaşa ilçesinin büyük bölümü bu çiftlik arazisidir.
Hekimbaşı Çiftliği Hekimbaşı (Üsküdar) Aynı isimle anılan mahalle, çiftlik arazisi üzerindedir.
Balmumcu Çiftliği Balmumcu (Beşiktaş) Balmumcu semti, çiftlik arazisi üzerine kuruludur.
Ayamama Çiftliği İstoç, Maslak civarı Özellikle sanayi bölgesi olarak gelişmiştir.
Rami Çiftliği Rami (Eyüpsultan) Rami Mahallesi, çiftlik arazisi üzerinde kurulmuştur.
Abraham Paşa Çiftliği Beykoz Beykoz’da korunmuş yapıları ile bilinir, bir kısmı mahalleleşmiştir.
İzzet Paşa Çiftliği Kağıthane Kağıthane’de yerleşim alanına dönüşmüştür.

 

  1. Köşkler ve Konaklar
  • Abraham Paşa Köşkü (Beykoz):
    • Çiftlik:Abraham Paşa Çiftliği
    • Durumu:Çiftlik arazisinin büyük bölümü yok olmuştur, ancak çiftliğin ana yapısı olan görkemli köşk ve etrafındaki birkaç bina (bekçi kulübeleri vb.) halen ayaktadır. Yakın zamanda restore edilmiş ve müze/yeme-içme mekanı olarak işlevlendirilmiştir. En iyi korunmuş örneklerdendir.
  • İzzet Paşa Köşkü (Hekimbaşı – Üsküdar):
    • Çiftlik:Hekimbaşı Çiftliği
    • Durumu:Makalede Resim 7’de fotoğrafı bulunan köşk, çiftlik arazisi üzerine kurulan Hekimbaşı Mahallesi’nde yer alır. Restore edilmiş olup özel mülkiyettedir ve iyi durumdadır.
  • Sırmakeş (Siyavuş) Paşa Köşkü (Bakırköy/Florya):
    • Çiftlik:Siyavuş Paşa Çiftliği
    • Durumu:Florya’da bulunan ve Mimar Sinan eseri olduğu düşünülen bu köşk, restore edilmiş olmasına rağmen çevresindeki çiftlik arazisi tamamen yapılaşmayla dolmuştur. Köşk halen ayaktadır.
  • Bilezikçi Çiftliği Köşkü (Sarıyer):
    • Çiftlik:Bilezikçi / Abraham Paşa Çiftliği (Sarıyer’deki ayrı bir çiftlik)
    • Durumu:Makalede Resim 13 ve 14’te bahsedilir. Sarıyer’deki bu çiftlikten de bir köşk günümüze ulaşmıştır. Terk edilmiş veya harap durumda olabilir.
  • Hüseyin Kâzım Bey Köşkü (Beykoz):
    • Çiftlik:Tokatköy Çiftliği veya civarındaki bir çiftlik yapısı.
    • Durumu:Beykoz’da restore edilmiş ve kültür merkezi olarak hizmet veren önemli bir köşktür.
  1. Su Yapıları: Bentler ve Kemerler

Çiftliklerin tarım ve hayvancılık için hayati öneme sahip su ihtiyacı, anıtsal su yapılarıyla karşılanırdı. Bunlar en dayanıklı kalıntılardır.

  • Valide Bendi (Beykoz):
    • Çiftlik:Çavuşbaşı Çiftliği ve civarındaki çiftliklere su sağlamak için yapılmıştır.
    • Durumu:Halen ayaktadır ve etkileyici bir yapıdır. Çevresi mesire alanı olarak kullanılır.
  • Kırkçeşme Su Yolu Sistemi:
    • Çiftlik İlişkisi:Bu devasa sistem, Kağıthane ve Alibeyköy derelerinden topladığı suyu şehre getirirken, güzergahı üzerindeki pek çok çiftliğe (Ayazağa, Kağıthane Çiftlik-i Hümayunu, vs.) de su sağlıyordu.
    • Kalıntılar:Sistemin Uzun Kemer, Kovuk Kemer, Güzelce Kemer gibi devasa taş kemerleri ve Cebeciköy Bendi, Topuzlu Bent gibi bentleri halen ormanlık alanlarda ve yerleşim aralarında görülebilmektedir. Bunlar çiftliklerin varlığını kanıtlayan en önemli altyapı kalıntılarıdır.
  • Diğer Bentler:Alemdağı, Kaynarca, Ömerli civarında daha küçük ölçekli, yerel çiftliklerin su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiş birçok küçük bent kalıntısına rastlamak mümkündür.
  1. Diğer Kalıntı ve İzler
  • Resneli Osman Çiftliği (Küçükçekmece):
    • Kalıntı:Makalede Resim 12’de gösterilen ve “Eski Azatlı Baruthanesi” olarak belirtilen yapı kalıntıları. Çiftlik, bir baruthane binasını da içeriyordu ve bu endüstriyel yapının kalıntıları çiftlikten geriye kalanlardır.
  • Ayazma Kalıntıları:
    • Birçok çiftlikte, özellikle Rumeli Yakası’ndakilerde (örneğin Ayazağa Çiftliği), ismini verdiği “ayazma”lar (kutsal su kaynakları) vardır. Bu ayazmaların bazılarının kalıntıları, etrafları yapıyla dolsa dahi hala mevcuttur.
  • Çiftlik Yolu ve Ağaç Kalıntıları:
    • Bazı bölgelerde (örneğin Beykoz, Sarıyer’in üst kısımları, Çatalca) eski çiftlikler arasında bağlantıyı sağlayan stabilize veya taş döşeli yolların izleri görülebilir.
    • Özellikle Abraham Paşa Çiftliğigibi yerlerde, çiftliğin sınırlarını veya yolları işaretleyen anıtsal çınar, meşe gibi ağaçlar halen durmaktadır.
  • Hamam Kalıntıları:
    • Büyük çiftliklerde (Hekimbaşı, Ferhat Paşa Çiftlikleri gibi) çiftlik sahibi ve ailesi için yapılmış özel hamamlar bulunurdu. Bu hamamların temel ve duvar kalıntılarına, yeni yapılaşma sırasında veya arsa kazılarında rastlanmaktadır.

Bu kalıntılar, İstanbul’un görünür tarihi katmanlarından biridir. Modern şehrin altında, plazaların ve sitelerin arasında, bir zamanlar kenti besleyen bu büyük tarımsal işletmelerin sessiz tanıkları olarak varlıklarını sürdürmektedirler. En iyi korunmuş örnekler genellikle ormanlık alanlara yakın veya Boğaz’ın üst kısımlarında kalan bölgelerdedir (Beykoz, Sarıyer, Çatalca, Silivri).

 

 

Kaynak:
Dr. Ahmet Hamdi BÜLBÜL – “Bağ Evlerinden Mahalleye: İstanbul Çiftlikleri”