Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)
: Osmanlı’da gazetenin hikâyesi sanıldığından daha ilginçtir. İlk gazeteler Türkçe değildi. Türkçe gazeteciliğin önemli ilk adımı İstanbul’da değil Mısır’da atıldı. Devlet önce gazeteyi halka kendini anlatmak için kullandı; özel gazetelerin ortaya çıkmasıyla basın zamanla haberin yanında fikirlerin ve eleştirilerin de yer aldığı yeni bir alana dönüştü.
İLK GAZETELER FRANSIZCAYDI
“Osmanlı’nın ilk gazetesi hangisidir?” sorusuna tek bir isimle cevap vermek yanıltıcı olabilir. Çünkü Osmanlı topraklarında yayımlanan ilk gazete, ilk Türkçe gazete, ilk resmî gazete ve ilk özel Türkçe gazete aynı yayın değildir.
Osmanlı topraklarında gazete, Türkçe yayınlardan önce ortaya çıktı. İstanbul’daki Fransız Elçiliği çevresinde 1795’te Bulletin de Nouvelles, 1796’da ise Gazette Française de Constantinople yayımlandı.
Bu nedenle Osmanlı topraklarındaki basın tarihi, 1831’de yayımlanmaya başlayan Takvim-i Vekayi’den daha geriye uzanır.
Kısacası Osmanlı’da gazetenin hikâyesi Türkçe başlamadı.
TÜRKÇE GAZETENİN YOLU MISIR’DAN GEÇTİ
Türkçe gazetecilik açısından önemli gelişme 1828’de Mısır’da yaşandı.
Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın girişimiyle Vekayi-i Mısriyye yayımlanmaya başladı. Türkçe ve Arapça hazırlanan gazete, resmî bildirilerin ve yönetimin faaliyetlerinin duyurulmasında kullanılıyordu.
Bu nedenle Vekayi-i Mısriyye, Osmanlı topraklarında Türkçe-Arapça yayımlanan ilk gazete olarak kabul edilmektedir.
Burada dikkat çekici bir ayrıntı vardır: Türkçe gazeteciliğin önemli ilk adımlarından biri İstanbul’da değil, Kahire’de atılmıştı.
II. MAHMUD NEDEN GAZETE İSTEDİ?
İstanbul’daki büyük dönüm noktası ise 1831 yılıydı.
Sultan II. Mahmud döneminde Osmanlı Devleti askeriyeden yönetime kadar pek çok alanda değişim geçiriyordu. Ancak yapılan yeniliklerin halka anlatılması da gerekiyordu.
Gazete işte burada önemli bir araç haline geldi.
Takvim-i Vekayi, 1 Kasım 1831’de yayımlanmaya başladı. Osmanlı Devleti’nin ilk resmî gazetesi kabul edilen yayın, devlet işleri konusunda halkı bilgilendirmeyi amaçlıyordu.
Üstelik Takvim-i Vekayi yalnızca ferman ve devlet kararlarının yayımlandığı bir gazete değildi. Askerî gelişmelerin yanında tıp, mühendislik, coğrafya ve bilimsel gelişmelerle ilgili bilgiler de gazetede yer buluyordu.
Burada sessiz fakat önemli bir değişim yaşanıyordu:
Devlet artık yalnızca karar almıyor, aldığı kararları gazete aracılığıyla halka anlatmaya da çalışıyordu.
İZMİR NEDEN ÖNEMLİYDİ?
Osmanlı basın tarihinin önemli merkezlerinden biri de İzmir’di.
Bir liman ve ticaret şehri olan İzmir’de farklı toplulukların bulunması, çok dilli bir basın ortamının gelişmesine zemin hazırladı. 1821’de Alexandre Blacque tarafından Fransızca yayımlanan Le Spectateur Oriental, şehrin erken dönem basın hayatının önemli örneklerinden biriydi.
Daha sonraki yıllarda İzmir’de Fransızca, Rumca ve İngilizce çeşitli yayınlar ortaya çıktı.
Bu nedenle Osmanlı basın tarihini yalnızca İstanbul üzerinden okumak eksik kalır. İzmir de Osmanlı’nın erken dönem basın merkezlerinden biriydi.
CERİDE-İ HAVADİS: ÖZEL Mİ, YARI RESMÎ Mİ?
Takvim-i Vekayi devletin gazetesiydi. Fakat 1840’ta İngiliz William Churchill’in çıkardığı Ceride-i Havadis farklı bir örnek oluşturdu.
Gazete özel bir girişim olarak kurulmasına rağmen Osmanlı Devleti’nden maddi destek aldı. Bu nedenle bazı kaynaklarda özel gazete, bazı değerlendirmelerde ise yarı resmî gazete olarak kabul edilir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü Osmanlı’da gerçek anlamda özel Türkçe basının ortaya çıkması için biraz daha beklemek gerekecekti.
1860: GAZETE ARTIK SADECE DEVLETİN SESİ DEĞİL
Osmanlı gazeteciliğinin en önemli dönüm noktalarından biri 1860 yılında yaşandı.
Agâh Efendi ve Şinasi’nin çıkardığı Tercüman-ı Ahval, özel sermayeyle yayımlanan ilk Türkçe gazete olarak kabul edilmektedir.
Bu gelişme yalnızca yeni bir gazetenin yayımlanması anlamına gelmiyordu.
Gazete artık devletin halka bilgi verdiği tek yönlü bir araç olmaktan çıkmaya başlıyordu. Toplumsal meseleler ve farklı düşünceler gazetelerde daha fazla yer buluyordu.
Ardından 1862’de Şinasi’nin Tasvir-i Efkâr’ı geldi. Böylece Türkçe özel basın giderek güçlendi.
Basının yönü yavaş yavaş değişiyordu:
“Devlet ne diyor?” sorusunun yanına “Toplum ne düşünüyor?” sorusu da eklenmeye başlamıştı.
GAZETE ASLINDA NEYİ DEĞİŞTİRDİ?
Osmanlı basın tarihini yalnızca “İlk gazete hangisiydi?” sorusuna indirgemek, asıl büyük değişimi gözden kaçırmamıza yol açabilir.
Çünkü gazetenin asıl gücü, bilginin dolaşımını hızlandırmasıydı.
Devlet yaptığı işleri daha geniş kitlelere anlatabiliyor, tüccarlar gelişmeleri takip edebiliyor, aydınlar düşüncelerini daha fazla insana ulaştırabiliyor ve insanlar aynı meseleleri okuyup tartışabiliyordu.
Böylece gazete yalnızca haber taşıyan bir kâğıt olmaktan çıktı; toplumda fikirlerin dolaşmasını sağlayan yeni bir iletişim alanına dönüştü.
Bugün telefon ekranında birkaç saniyede okuyup geçtiğimiz bir haber bize sıradan gelebilir. Oysa yaklaşık iki asır önce gazete, insanların bilgiyle ilişkisini değiştiren yeni bir iletişim teknolojisiydi.
MERAKLISINA NOT: “İLK”LERİ KARIŞTIRMAYALIM
1795 – Bulletin de Nouvelles: Osmanlı topraklarında yayımlanan ilk gazete örneklerinden biri; Fransızca.
1828 – Vekayi-i Mısriyye: Mısır’da Türkçe-Arapça yayımlanan ilk gazete kabul ediliyor.
1831 – Takvim-i Vekayi: Osmanlı Devleti’nin ilk resmî Türkçe gazetesi.
1840 – Ceride-i Havadis: Özel girişimle çıktı; devlet desteği nedeniyle yarı resmî olarak da değerlendiriliyor.
1860 – Tercüman-ı Ahval: Özel sermayeyle yayımlanan ilk Türkçe gazete kabul ediliyor.
1862 – Tasvir-i Efkâr: Şinasi’nin çıkardığı, özel Türkçe basının gelişmesinde önemli rol oynayan gazetelerden biri.
Osmanlı basın tarihinin belki de en çarpıcı özeti şudur:
Gazete Osmanlı’ya önce yabancı dilde girdi; devletin halka seslenme aracına dönüştü; ardından özel basının gelişmesiyle toplumun da sesini duyurabildiği yeni bir alanın oluşmasına katkı sağladı.
KAYNAKLAR
Kenan Demir, “Osmanlı’da Basının Doğuşu ve Gazeteler”, Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi.
“Tanzimat Dönemi 1831-1876 Osmanlı Basını ve Vakayii Mısriyye”, Kastamonu İletişim Araştırmaları Dergisi.
Aysel Çelik Sonar, “Ceride-i Havâdis Gazetesinin Tematik İndeksi (1857-1864)”, OTAM.
Salih Erol, “Türk Basın Tarihinde İbrahim Şinasi Efendi ve Tasvir-i Efkâr Gazetesi”, Tarih ve Gelecek Dergisi.
“Osmanlı Basınının İlk Döneminde Gazete Mukaddimeleri”, Türklük Bilimi Araştırmaları.

























Cevap Yaz