MEDRESELER ASLİ İŞLEVİNE DÖNÜYOR

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarihî Külliyede Faaliyetlerine Başladı

TARİHÎ YAPININ YENİDEN DOĞUŞU
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü, Fatih’teki Semâniye Külliyesi’nde tamamlanan restorasyonun ardından faaliyetlerine başladı. İstanbul’un fethinden kısa bir süre sonra, 1463-1470 yılları arasında inşa edilen bu tarihî külliye, Osmanlı’nın en yüksek eğitim kurumlarından biri olan Sahn-ı Semân medreselerine ev sahipliği yapmaktadır.

EŞSİZ BİR KÜLLİYE YAPILANMASI
Fatih Külliyesi, yapılanma ve mimarî açısından İslâm dünyasında benzeri olmayan bir kompleks olarak tasarlanmıştır. Vakfiyeye göre külliyede sıbyan mektebi, ortaöğretim düzeyindeki Tetimme Medresesi ve yükseköğretim kurumu olan Sahn-ı Semân Medreseleri yer almaktadır. Bu yapı Osmanlı eğitim sisteminin çok katmanlı yapısını ve sistemli planlamasını yansıtmaktadır.

OSMANLI’NIN İLİM MERKEZİ
“Sahn‑ı Semân” adı, “sekizli” anlamına gelir ve caminin iki yanında yer alan sekiz yüksek seviyeli medreseyi ifade eder. Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan bu medreseler, Osmanlı eğitim sisteminin zirvesinde yer almış; ilmiye teşkilatının şekillendiği dönemde önemli bir rol oynamıştır. Süleymaniye Medreseleri yapılana kadar Osmanlı ilim sisteminin en üst düzey yapıları olarak hizmet vermiştir.

MİMARÎ VE EĞİTİM YAPISI
Her medrese, bir dershane ve öğrenciler için tasarlanmış odalardan oluşur. Osmanlı mimarisinin ilk dönem özelliklerini taşıyan bu yapılar, Selçuklu medrese geleneğinden farklı olarak açık avlu planı ve kıble yönünde konumlandırılmış kubbeli dershaneleriyle dikkat çeker. Medrese hücreleri kare planlı, tek katlı ve sade yapısıyla ön plana çıkar.

KELÂM VE FIKIH EĞİTİMİNE AĞIRLIK VERİLDİ
Sahn-ı Semân Medreseleri’nde eğitim, ağırlıklı olarak fıkıh alanında yürütülmüştür. Ancak Fatih Sultan Mehmed’in ilm-i kelâma olan ilgisi nedeniyle, bu alandaki eserler de medrese müfredatında önemli bir yer tutmuş, âlimler kelâm metinlerine dair şerh ve hâşiyeler kaleme almıştır.

DÖNEMİN ÖNEMLİ ÂLİMLERİ BU MEDRESELERDE YETİŞTİ
Sahn-ı Semân’da birçok önemli âlim müderrislik yapmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Molla Hüsrev
Hocazâde Muslihuddin Efendi
Zenbilli Ali Efendi
İbn Kemal Paşa
Ebussuûd Efendi
Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi
Kâmil Miras
Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa
Şair Nedim
Taşköprîzâde Ahmed Efendi
Şeyhülislâm Hoca Sâdeddîn Efendi

ZENGİN VE ÇEŞİTLİ BİR MÜFREDAT
Fatih Sultan Mehmed’in, Molla Hüsrev, Ali Kuşçu ve Mahmud Paşa ile birlikte belirlediği medrese müfredatı, hem aklî hem naklî ilimleri kapsamaktaydı. Kelâm, fıkıh, felsefe, matematik, astronomi gibi ilimlerin yanı sıra, doğrudan müfredatta yer almayan tarih, coğrafya ve edebiyat da derslerin anlaşılması amacıyla okutulmuştur.

Tetimme Medreselerinde mantık, nahiv ve kelâm dersleri verilirken; Sahn-ı Semân’da ileri seviye dersler arasında fıkıh usulü, hendese, heyet (astronomi) ve tıp gibi bilimler yer almıştır. Ali Kuşçu’nun “Risale-i Muhammediyye” ve “Risale-i Fethiye” adlı eserlerinin de burada okutulduğu bilinmektedir.

TARİHÎ KİMLİĞİYLE YENİ BİR BİLİM MERKEZİ
Bugün, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü sayesinde Semâniye Külliyesi, geçmişin ilmî mirasını günümüze taşıyarak akademik hayata yeni bir soluk kazandırıyor. Böylece hem Osmanlı medrese geleneği yaşatılıyor hem de modern bilim anlayışıyla sentezlenmiş yeni bir eğitim anlayışı inşa ediliyor.

Detaylar: www.istanbulunsirlari.net