BİR PAŞA, BİR SAVAŞ, BİR MEZARLIK

PANGALTI’NDA BİR DEĞİL, BİRDEN ÇOK TARİH YATIYOR

BU MEZARLIKTA TARİH KONUŞUYOR

(İstanbul’un Sırları: 759) 
İstanbul’un ortasında bir mezarlık düşünün: İçinde Levanten ailelerin anıt mezarları, Kırım Savaşı’nın izleri ve şehrin yangınlarla mücadelesine ömrünü veren Macar bir paşanın kabri bulunuyor. Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı, mezar taşları ve yapılarıyla İstanbul’un farklı kültürlerden oluşan geçmişini okumaya imkân veriyor.
Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)
Bir mezarlık, bir şehrin tarihini ne kadar anlatabilir? Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı’nda bu sorunun cevabı, aile adlarında, taşlara işlenen sembollerde ve başka yerlerden getirilmiş eski mezar taşlarında saklı. Feriköy Latin Katolik Mezarlığı adıyla da bilinen bu alan, İstanbul’un ticaret, sanat, savaş ve şehirleşme tarihinin kesiştiği yerlerden biri.
İstanbul’un en büyük Katolik mezarlığı olarak tanımlanan bu tarihî alan, özellikle 19. yüzyılın Levanten ailelerine ait mezar yapılarıyla dikkat çekiyor. Buradaki anıtlar, dönemin mimari zevkini ve ailelerin hatırlanma biçimlerini günümüze taşıyor. Art-Sanat
ŞEHİR BÜYÜDÜ, MEZARLARIN YERİ DEĞİŞTİ
Mezarlığın hikâyesi, İstanbul’un Taksim’den Şişli yönüne doğru büyümesiyle yakından ilgili. Bir zamanlar yerleşim alanlarının dışında bulunan mezarlıklar, yapılaşma ilerledikçe şehrin içinde kaldı. Beyoğlu çevresindeki büyük mezarlık alanının “Frenk Mezarlığı” olarak bilinen bölümü de bu değişimden etkilendi.
1853’te eski mezarlığın kullanımına ilişkin alınan kararlarla başlayan süreç, hemen tamamlanmadı. 1863–1864 yıllarında mezar kalıntıları ve çok sayıda mezar taşı Feriköy’deki yeni alanlara nakledildi. Katolik ve Protestan cemaatlerinin mezarlıkları burada ayrı alanlarda gelişti. Eski Frenk Mezarlığı’nın bulunduğu arazi ise daha sonra, 1869’da açılan Taksim Bahçesi’ne dönüştürüldü. Böylece İstanbul’un büyümesi, ölülerin hatıralarını da bir semtten diğerine taşıdı. istanbultarihi.ist
SÜTUNLARIN VE AİLE MEZARLARININ ANLATTIKLARI
Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı’ndaki bazı mezar yapıları, küçük birer anıt görünümünde. Sütunlar, üçgen alınlıklar ve simetrik cepheler, Antik Yunan ve Roma mimarisinden esinlenen neoklasik üslubun izlerini taşıyor.
F. Selva Suman’ın DergiPark’ta yayımlanan araştırması, mezarlıktaki bu yapıları İstanbul’un 19. yüzyıldaki mimari değişimi içinde değerlendiriyor. Şehrin konaklarında ve kamu yapılarında görülen Avrupa etkileri, mezar mimarisinde de kendini gösteriyor. Dolayısıyla buradaki yapılar, dinî anlamlarının yanında dönemin sanat anlayışı hakkında da bilgi veriyor. Art-Sanat
Corpi, Botter, Tubini ve Glavani gibi Levanten ailelerinin mezarları, İstanbul’un Avrupa ile kurduğu ilişkilerin aile tarihleri üzerinden izlenebildiği örnekler arasında. Aynı mezarlıkta farklı ailelerin hikâyeleri, ortak bir İstanbul geçmişinde buluşuyor. thecrimeanwar.com
KIRIM SAVAŞI’NIN İSTANBUL’DAKİ İZLERİ
Mezarlıkta yalnızca aile mezarları bulunmuyor. Kırım Savaşı sırasında hayatını kaybeden Fransız ve Sardinya ordusu mensuplarına ait anıtlar, İstanbul’un savaş yıllarındaki rolünü de hatırlatıyor.
Burada görülen bazı yapılar, eski mezarlıklardan getirilen insan kalıntılarının topluca korunduğu mezar mahzenleri. “Ossuary” adı verilen bu yapılar arasında küçük kale görünümündeki örnekler de yer alıyor. İstanbul’un farklı bölgelerindeki askerî mezarlıklardan yapılan nakiller, savaşın hatırasını Feriköy’de bir araya getirmiş. thecrimeanwar.com
İSTANBUL’UN YANGINLARIYLA MÜCADELE EDEN MACAR PAŞA
Mezarlığın dikkat çeken isimlerinden biri, Ödön Széchenyi, İstanbul’da tanındığı adıyla Széchenyi Paşa. Osmanlı hizmetine giren Macar itfaiye uzmanı, İstanbul’daki yangın söndürme teşkilatının modernleşmesinde önemli rol oynadı.
İstanbul İtfaiyesinin tarihçesine göre, onun rehberliğinde 1874’te modern İtfaiye Alayı kuruldu. Széchenyi, uzun yıllar hizmet verdiği İstanbul’da 1922’de hayatını kaybetti ve Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’na defnedildi. Onun mezarı, İstanbul’un yangınlarla mücadelesinin ve Türk-Macar ilişkilerinin aynı noktada buluştuğu bir hatıra. İstanbul İtfaiyesi
TAŞLARDAKİ ŞEKİLLER SADECE SÜS DEĞİL
Mezar anıtlarında karşılaşılan güvercinler, yılanlar ve kum saatleri, ilk bakışta birer bezeme gibi görülebilir. Oysa sanat tarihi araştırmaları, bu figürlerin yaşam, ölüm, zaman ve yeniden doğuş düşünceleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Selda Alp’in İstanbul’daki Hıristiyan mezarlıklarını inceleyen araştırması, Feriköy’den de somut örnekler sunuyor. Bu ayrıntılara dikkat edildiğinde mezarlık, yalnızca isimlerin ve tarihlerin okunduğu bir yer olmaktan çıkıyor; insanların ölüm karşısındaki duygularını nasıl anlattıklarını gösteren bir kaynak hâline geliyor. dergipark.org.tr

MERAKLISINA NOT
DergiPark ve diğer açık kaynaklarda, ana metni tamamlayan şu ayrıntılar da yer alıyor:
• 19. yüzyıl mezarlığında 1335 tarihli bir taş: Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi, buraya getirilen eski taşlar arasında Pagana ailesine ait, 1335 tarihli bir Ceneviz mezar taşından söz ediyor. Bu, mezarlığın 14. yüzyılda kurulduğu anlamına gelmiyor; taşın başka bir mezarlık alanından nakledildiğini gösteriyor. Böylece Feriköy’deki tarih, mezarlığın kuruluşundan çok daha geriye uzanıyor. istanbulansiklopedisi.org
• Kendi kuyruğunu yutan yılan ne anlatıyor? Selda Alp’in araştırmasına göre, mezarlıktaki bazı kabartmalarda görülen bu figürün adı “ouroboros”. Süreklilik ve yeniden doğuşla ilişkilendiriliyor. Rossi ailesinin mezar şapelinde ise bu motif, kanatlı kum saatiyle birlikte kullanılmış. Kum saati, hayatın kısalığını hatırlatıyor. dergipark.org.tr
• Bir güvercinin taşıdığı zeytin dalı: Aynı araştırmada, 1865 tarihli Thalasso ailesi anıtındaki güvercin kabartması da inceleniyor. Ağzındaki zeytin dalı, Nuh tufanı anlatısıyla bağlantılı olarak yeni hayatın ve yeniden doğuşun işareti şeklinde yorumlanıyor. dergipark.org.tr
• Ressam olduğu kadar itfaiye eğitmeniydi: PDF’de adı geçen Macar ressam Kálmán Beszédes’in İstanbul’la ilişkisi resimle sınırlı değildi. Melek Çolak’ın DergiPark’ta yayımlanan çalışmasına göre Beszédes, Széchenyi’nin çağrısıyla 1878’de İstanbul’a geldi; ona yardımcı oldu ve Harp Okulu’nda itfaiyecilik dersleri verdi. Bir ressamın hayat hikâyesi, İstanbul’un yangınla mücadele tarihine de bağlanıyor. Tarih Araştırmaları Dergisi
• Askerlerin yanında doktorların ve eczacıların da anıtı var: Mezarlıkta Kırım Savaşı sırasında ölen Fransız askerî doktor ve eczacıların anısına dikilmiş bir dikilitaş bulunuyor. Ayrıca Sardinya askerlerine ait anıtın kitabesi, 1855’te Yeniköy’deki hastanede ölen askerleri hatırlatıyor. Bu ayrıntılar, savaşın İstanbul’daki hastanelere uzanan yüzünü görünür kılıyor. thecrimeanwar.com
• Komşu mezarlıklarla karıştırılmamalı: Feriköy Latin Katolik Mezarlığı ile Feriköy Protestan Mezarlığı ayrı alanlar. Ortak bir şehirleşme ve taşınma geçmişine sahip olmaları, adlarının birbirinin yerine kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Bir kişinin mezarını veya tarihî bir anıtı araştırırken bu ayrım önemli. istanbultarihi.ist
Başlıca araştırma kaynakları: F. Selva Suman — Neoklasik mezar yapıları, Art-Sanat, 2019; Selda Alp — İstanbul Hıristiyan Mezarlıklarındaki Hayvan Sembolleri, 2017; Melek Çolak — Kálmán Beszédes ve Ödön Széchenyi, 2020.