Unutulmuş Bir Orta Çağ Tanığı: Karaköy’deki Ceneviz Kulesi
Fahri Sarrafoğlu(İstanbul Seyyahı)
Yıllar önce Karaköy’den Sokullu Mehmet Paşa Caminden geçerken görmüştüm küçük bir sur kalıntısını elimizde kalan son surlardı bunlar. Geçenlerde bazı binalar yıkılınca unutulmuş Orta Çağ’dan kalan kalıntıların gün yüzüne çıktığını gördüm. İstanbul’un Karaköy semtinde, Perşembe Pazarı’nın arka sokaklarında, sarmaşıkların ve unutulmuşluğun arasına gizlenmiş bir kule sessizce zamanın geçişini izliyor. Çoğu İstanbullunun bile farkında olmadığı bu yapı, aslında Cenevizlilerin 13. yüzyılda Galata’da kurduğu koloninin günümüze ulaşabilmiş en özgün parçalarından biri. Bu bölgede, yani Galata bölgesine bir aile var ki Türk denizcilik tarihinde çok önemli bir isimdir. Şimdi adını söyleyince hatırlayacaksınız. Barbaros Hayrettin Paşa’nın karşısına çıkan Preveze Deniz Savaşı’nda Haçlı Donanması’nın kumandanı Andrea Doria’nın İstanbullu olduğunu biliyor muydunuz?
İşte detaylar:
PERA’NIN SURLARI
Rumca Pera karşı demek, Tarihi yarımada ya da Suriçi olarak anılan bugünkü Fatih’in oduğu bölge gibi Galata Bölgesi yani Pera’da surlarla çevriliydi. 14 yy.da,; 1303-1352 yılları arasında Cenevizliler tarafından inşa edilen bu surlar Haliç Kıyısında Azapkapı’dan başlayıp, kuzeydoğuya doğru yönelerek Galata Kulesi’ne tırmanmakta, daha sonra güneydoğuya doğru inerek Tophane civarından yeniden denize kavuşmakta ve bir üçgen biçiminde bütün Galata Bölgesini kuşatmaktaydılar. Bugünün Karaköy, Perşembe pazarı, Kuledibi Semtlerinin tamamı ile Azapkapı, Şişhane ve Tophane ‘Semtlerinin bir bölümü Galata Surlarının çevrelediği alanın içerisinde kalıyordu.
BİR KISMI FETİHDEN SONRA YIKILDI
Fethin ardından, Galata Surlarında yıkımlar başladı. Surların bir bölümü Fatih Sultan Mehmed tarafından yıktırıldıysa da, Galata Surlarının neredeyse tamamını ortadan kaldıran en büyük yıkım fetihten 400 yılı aşkın bir zaman dilimi sonra, Sultan Abdülaziz Döneminde; 1864 yılında gerçekleşmiştir. İstanbul Şehremanetinin (belediye) altıncı dairesi, nüfusu giderek artan Galata’da, surların ulaşımı aksattığı gerekçesiyle surların çok büyük bir bölümünü yıktırmış, 20 yy.ın başına dek aralıklarla devam eden yıkımların sonucunda Galata Surlarından bugüne birkaç harap vaziyette duvar, onlarca kapıdan sadece bir tanesi ve tabii ki İstanbul’un en önde gelen simgelerinden birisi olan Galata Kulesi hariç neredeyse hiçbir iz kalmamıştır.
ELİMİZDE KALAN SON SURLAR KORUNMALI
Galata Surları’ndan günümüze gelebilenleri dört bölümde ele alabiliriz. Surlardan bugüne gelebilen birinci bölüm, Azapkapı’da, Tersane Caddesi’nin Haliç Kıyısı tarafında yer alan duvar kalıntılarıdır. Saliha Sultan Çeşmesi ve Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin yanı başında, Haliç’in üzerinden geçen Yenikapı-Hacıosman Metro Köprüsü’nün dibinde yer alan bu kalıntılar, bir tanesi Haliç’e dik, diğeri ise Haliç’e paralel uzanan iki duvardan ibarettir.
Kulenin Tarihçesi
Bu kule, 13. yüzyıl sonlarında ya da 14. yüzyıl başlarında Ceneviz Cumhuriyeti tarafından inşa edildi. Cenevizliler, 1261 yılında Bizans İmparatoru VIII. Mikhael Palaiologos ile yaptıkları anlaşmayla Galata bölgesinde özerk bir koloni kurmuşlardı. Bu koloni, hem ticaret hem de askeri anlamda büyük önem taşıyordu.
Karaköy’deki bu kule, Ceneviz sur sisteminin bir parçasıydı. Tahminen koloninin baş yöneticisi olan Podestà’nın ikametgahı olarak da kullanıldığı düşünülüyor. Bu yüzden bazı kaynaklarda “Podestanın Kulesi” olarak da anılır.
Mimari Özellikleri
Yapı, kesme taş ve moloz taş kullanılarak inşa edilmiştir. Yuvarlak planlı ve çok kalın duvarlıdır. Tipik bir Orta Çağ savunma mimarisi izlenimi verir. Kule günümüzde metruk haldedir, ancak üzerindeki mazgal delikleri, pencereleri ve kule formu hâlâ ayırt edilebilir.
Yapının üst katı büyük ölçüde tahrip olmuş, bazı açıklıkları sonradan briket veya tahta ile kapatılmıştır.
Ceneviz Kolonisi ve Galata Surları
Cenevizliler, Galata’yı adeta bir şehir-devlet gibi yönetmişlerdi. Bu kule, Galata surlarının doğu ucuna yakın bir noktada, Haliç’e hâkim konumda bulunur. Surlar 19. yüzyılda büyük ölçüde yıkılmış olsa da, bu kule hala ayaktadır ve orijinal Ceneviz sur sisteminden günümüze kalan en iyi korunmuş yapılardan biridir.
Bugünkü Durumu ve Kaderine Terk Edilmişlik
Ne yazık ki kule, herhangi bir koruma altında değil. Özel mülkiyet içinde kaldığı için ziyaret etmek zordur. Çevresindeki yapılaşma nedeniyle görünürlüğü çok azdır. Bu yüzden birçok kişi onun farkında bile değildir. Ancak İstanbul’un tarihi kent dokusunun korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Tarihî ve Kültürel Önemi
Bu kule, sadece taşlardan ibaret bir yapı değil; Orta Çağ Akdeniz dünyasının İstanbul’daki sessiz tanığıdır. Venediklilerle, Osmanlılarla, Bizanslılarla yaşanmış birçok diplomatik ve ticari hikâyenin içinde bir gözlemci gibi durmaktadı
MERAKLISINA NOT:
Bu bölgede, yani Galata bölgesine bir aile var ki Türk denizcilik tarihinde çok önemli bir isimdir. Şimdi adını söyleyince hatırlayacaksınız. Barbaros Hayrettin Paşa’nın karşısına çıkan Preveze Deniz Savaşı’nda Haçlı Donanması’nın kumandanı Andrea Doria’nın İstanbullu olduğunu biliyor muydunuz?
Kaynak.
Kaynakça
- Müller-Wiener, Wolfgang. Bizans’tan Osmanlı’ya İstanbul’un Topografyası. YKY, 2007.
- https://berkentindunyasi.blogspot.com/2018/12/bir-zamanlar-tpk-istanbulun-en.html
- Eyice, Semavi. “Galata ve Çevresi Üzerine Notlar.” İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 1990.
- Erdem, Yavuz. “Ceneviz Galatası ve Sur Kalıntıları.” İstanbul Dergisi, sayı 28, 2000.
- İstanbul Arkeoloji Müzeleri Arşivi
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi – Kültürel Miras Haritası
Yüzyılın İkinci Yarısından Günümüze Galata/Karaköy’de Kent Morfolojisi ve Yapı Türlerinin İncelenmesi * Figen Orçun Kafesçioğlu



















Cevap Yaz