BU BİNANIN BAŞINDAN NELER GEÇTİ NELER…

TOMTOM’DA BİR YAPININ ÜÇ HAYATI: SEMİNER, MAHKEME, OKUL

Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)

Bugün Pierre Loti Fransız Okulu yerleşkesinin parçası olan tarihî yapı, geçmişte Doğu dilleri ve Katolik ilahiyatının okutulduğu bir seminerdi. Kapitülasyonlar döneminde ise Fransız vatandaşlarının davalarına bakan bir konsolosluk mahkemesi olarak kullanıldı. Tomtom’un aynı yapı topluluğuna “Papillon” denildiği de aktarılıyor; fakat bu lakabın nereden geldiği kesin olarak bilinmiyor.

Beyoğlu’nda bazı binalar, dışarıdan bakıldığında tek bir dönemin izini taşıyor gibi görünür. Oysa kapılarının ardında, değişen zamanlarla birlikte başka işlevler ve başka hikâyeler saklıdır. Tomtom Mahallesi’ndeki eski Fransız Mahkemesi de bunlardan biri. Bir dönem dinî eğitim verilen, bir dönem adalet dağıtılan bu yapı, bugün okul hayatının içinde varlığını sürdürüyor.

Not: Tomtom isminin kökeni, Beyoğlu’ndaki mahalleye ve sokağa adını veren Tomtom Kaptan Camii’nden (Tomtom Kaptan Sokak) gelmektedir.
Buradaki “Tomtom” kelimesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan Osmanlı denizcisi/kaptanı Mehmed Çelebi’nin lakabı olan **”Tomtom Kaptan”**dan yadigar kalmıştır. “Tomtom” ifadesi halk arasında sevimli, tonton, hafif toplu veya neşeli mizaçlı kimselere verilen samimi bir lakap/sıfat olarak bilinir. Mahalle, yüzyıllar boyunca bu tarihi denizcinin adıyla anılmaya devam etmiştir.

ÖNCE SEMİNER, SONRA MAHKEME

Yüksek lisans tezinde aktarılan bilgilere göre yapı, 1889’da St. Louis Semineri’nin ihtiyaçları için Fransisken rahiplerinin yönetiminde inşa edildi. Burada Doğu dilleri ve Katolik ilahiyatı üzerine eğitim veriliyordu.

Ancak yapının geçmişi eğitimle sınırlı kalmadı. Kapitülasyonlar kapsamında, Fransız vatandaşlarının davalarına bakan bir konsolosluk mahkemesi olarak da kullanıldı. Kapitülasyonların kaldırılması ve yabancı okulların hukuki statüsünün değişmesiyle birlikte yapı eğitim işlevine yöneldi; zamanla Pierre Loti Fransız Okulu yerleşkesinin bir parçası hâline geldi.

Bir yapının aynı tarih içinde seminer, mahkeme ve okul işlevlerini üstlenmesi, Tomtom’un diplomatik geçmişini günlük hayatın içinden gösteriyor. Burada diplomasi yalnızca elçi kabul edilen saraylarda değil, mahkeme salonlarında ve eğitim kurumlarında da yaşanıyordu.

“PAPİLLON” LAKABI NEREDEN GELİYOR?

Tezde, yapının yerel hafızada “Papillon”, yani “kelebek” adıyla anıldığı belirtiliyor. Fakat bu ismin nasıl ortaya çıktığı belgelerle kesinleştirilmiş değil. Bu nedenle lakabın kökeni hakkında kesin bir hikâye anlatmak doğru olmaz.

Yine de bu küçük ayrıntı, mahalle hafızasının nasıl oluştuğunu gösteriyor: Resmî adı ve işlevi değişen bir yapı, çevresinde yaşayanların kullandığı bir adla hatırlanmaya devam edebiliyor.

FRANSIZ SARAYI: YANGINLARIN ARDINDAN YENİDEN KURULAN BİR YERLEŞKE

Tomtom’daki bu hikâye, yakındaki Fransız Sarayı’nın geçmişiyle birlikte düşünüldüğünde daha da genişliyor. Tezin aktardığına göre 1665’te çıkan yangın, elçilik arşivini ve kançılarya binasını yok etti. 1831’deki Pera yangınından sonra ise sarayın yeniden inşası gündeme geldi; bugünkü mimari karakterini belirleyen yapım süreci 1839’da başladı.

Sarayın tarih boyunca yangın ve yıkımların ardından yeniden yapılması, kaynaklarda “Anka Sarayı” benzetmesiyle anlatılıyor. Yerleşke yalnızca elçinin yaşadığı bir yapıdan ibaret değildi: Kilise, okul, mahkeme, tercümanlık binası ve bahçeler aynı alan içinde bulunuyordu. Bu bakımdan küçük bir kurumlar dünyası gibi işliyordu.

BİR KİLİSEDE DİPLOMATİK AYRICALIĞIN İZİ

Fransız Sarayı yerleşkesindeki St. Louis Kilisesi de diplomatik geçmişe dair ilginç bir iz taşıyor. Tezde, elçilik sarayından kiliseye doğrudan erişim sağlayan özel bir bölümden söz ediliyor. Bu düzen, kilisenin yalnızca mahalledeki bir ibadet yapısı olmadığını; elçilik yaşamıyla da bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Tezde aktarılan bir başka ayrıntıya göre kilisenin içinde, mimar Pierre-Léonard Laurécisque’in ailesine ait 1847 tarihli mezar levhaları bulunuyor. Böylece mimarın adı yalnızca yapının tasarımında değil, yapının içindeki kişisel bir izde de karşımıza çıkıyor.

TOMTOM’UN HİKÂYESİ NEDEN ÖNEMLİ?

Tomtom Mahallesi, diplomatik tarihin şehirde bıraktığı izleri tek bir yapıda değil, birbirine yakın kurumların oluşturduğu bir çevrede gösteriyor. Seminerden mahkemeye, okuldan elçilik kilisesine uzanan bu geçmiş; İstanbul’un çok kültürlü ve uluslararası şehir kimliğinin sokak ölçeğindeki örneklerinden biri.

Berceste Kalafat’ın Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde hazırladığı tez, mahalledeki 477 yapıyı inceliyor ve bu ortak mirasın görünür kılınması için bir kültürel rota öneriyor. Ancak okuru Tomtom’a çağıran asıl soru şu olabilir: Bir okulun kapısından geçerken, aynı yerde bir zamanlar hangi derslerin verildiğini ve kimin yargılandığını biliyor muyuz?

MERAKLISINA NOT

  • Eski Fransız Mahkemesi yapısı, tezde önce St. Louis Semineri, ardından konsolosluk mahkemesi ve daha sonra okul işlevleriyle anılıyor.
  • Seminerde Doğu dilleri ve Katolik ilahiyatı eğitimi verildiği belirtiliyor.
  • Yapının “Papillon” lakabıyla anıldığı aktarılıyor; lakabın kökeni kesin olarak belgelenmiş değil.
  • Tez, 1665 yangınında Fransız elçilik arşivinin ve kançılarya binasının yok olduğunu kaydediyor.
  • Fransız Sarayı yerleşkesinde saray, kilise, okul, mahkeme ve tercümanlık binası gibi farklı işlevli yapılar bir arada bulunuyordu.
  • Bu yazıdaki tarihî bilgiler, Berceste Kalafat’ın Türkiye’nin ve Fransa’nın Paylaşılan/Ortak Kültürel Mirasının Korunmasına Yönelik Bir Değerlendirme: Beyoğlu (Pera) Tomtom Mahallesi Örneği başlıklı, Nisan 2026 tarihli yüksek lisans tezinden aktarılmıştır. Tezde bu bilgiler için başvurulan kaynaklar da ayrıca belirtilmiştir. 1012973.pdf