JEAN-JACQUES ROUSSEAU’NUN BABASI OSMANLI SARAYINDA SAATÇİYDİ

 

Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)

Osmanlı sarayında saatlerin bakım ve ayarından sorumlu ustalardan birinin, ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau’nun babası Isaac Rousseau olduğunu biliyor muydunuz?

Aydınlanma Çağı’nın en büyük düşünürlerinden birinin hayatına uzanan bu ilginç hikâye İstanbul’da başlıyor. Osmanlı ile Avrupa arasında kurulan dikkat çekici bir kültür köprüsünü gözler önüne seriyor.“Babam, kardeşimin doğumundan sonra Konstantinopolis’e gitti ve sarayın saatçisi oldu.” Bu sözler, ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau’nun “İtiraflar” adlı eserinde yer alıyor.

1712 yılında Cenevre’de doğan düşünürün babası Isaac Rousseau (1672-1747), oğlunun doğumundan kısa süre önce Osmanlı’nın başkenti İstanbul’a gitmişti.Peki bir Cenevreli saat ustası, yaklaşık 300 yıl önce İstanbul’da ne yapıyordu?

SARAYA ÇAĞRILAN SAAT USTASI

Isaac Rousseau, 1705 yılında İstanbul’a geldi. Geliş sebebi sıradan bir iş değildi; Osmanlı sarayında saatçilik yapmak üzere davet edilmişti. Dönemin diplomatik ilişkileri sayesinde özellikle Cenevreli Protestan saat ustaları Osmanlı’da görev alıyordu.

Isaac Rousseau’nun görevi yalnızca saat tamiri değildi. O bir “rhabilleur”, yani saat ayarcısı ve uzman tamirciydi. Topkapı Sarayı’ndaki mekanik saatlerin bakımını yapıyor, saraydaki zaman düzeninin sağlıklı işlemesine katkıda bulunuyordu.

Çünkü Osmanlı’da saatler yalnızca zamanı göstermiyordu; günlük yaşamın ve ibadet düzeninin önemli parçalarından biri kabul ediliyordu. Bu nedenle saray saatçiliği büyük güven gerektiren özel bir görev sayılıyordu.

GALATA’DAKİ CENEVRELİ SAATÇİLER

Isaac Rousseau İstanbul’da tek değildi. O dönemde Galata ve Pera’da önemli bir Cenevreli saatçi topluluğu bulunuyordu. Fransız himayesinde yaşayan bu ustalar, kendi geleneklerini ve mesleki dayanışmalarını koruyorlardı.

Bu topluluğun en önemli işleri arasında Avrupa’dan getirilen mekanik saatlerin bakım ve tamiri yer alıyordu. Osmanlı elitleri arasında özellikle Avrupa yapımı cep saatleri büyük ilgi görüyordu.

Bugün Beyoğlu çevresinde rastlanan bazı tarihî izler de bu dönemin hatırasını taşımaktadır. Isaac Rousseau’nun 1705-1711 yılları arasında Galata civarında yaşadığı kabul edilmektedir.

MACERALI VE ÇALKANTILI BİR HAYAT

Isaac Rousseau’nun hayatı oldukça hareketliydi:

  • 1704’te Suzanne Bernard ile evlendi.
    • 1705’te ilk oğlu François doğdu.
    • Aynı yıl İstanbul’a gitti.
    • 1705-1711 arasında Osmanlı sarayında çalıştı.
    • 1711’de Cenevre’ye döndü.
    • 1712’de Jean-Jacques Rousseau dünyaya geldi.
    • Ancak annesi Suzanne, doğumdan yalnızca dokuz gün sonra hayatını kaybetti.

Jean-Jacques Rousseau, babasına büyük hayranlık duyuyordu. Ancak bu ilişki aynı zamanda derin bir kırgınlık da taşıyordu. Isaac Rousseau, 1722 yılında yaşadığı bir kavga sonrası yeniden Cenevre’den ayrıldı ve oğlunu akrabalarının yanında bıraktı. Ünlü filozof, otobiyografik eseri “İtiraflar”da babasından hem sevgiyle hem de buruklukla söz eder.

İSTANBUL HİKÂYELERİNİN ETKİSİ

Araştırmacılara göre Isaac Rousseau, İstanbul’dan döndükten sonra Osmanlı başkentini oğluna büyük bir heyecanla anlatıyordu. Bu anlatılar, küçük Jean-Jacques Rousseau’nun hayal dünyasında İstanbul’u egzotik ve büyülü bir şehir hâline getirmiş olabilir. Bazı araştırmacılar, Rousseau’nun eserlerindeki kimi doğa ve manzara tasvirlerinde Doğu anlatılarının dolaylı etkilerinin hissedilebileceğini ileri sürmektedir.

PEKİ NEDEN İSTANBUL’A GİTTİ?

Tarihçilerin hâlâ kesin cevap veremediği soru bu. Bir görüşe göre Isaac Rousseau, Osmanlı sarayından oldukça cazip bir teklif aldı. Başka bir görüş ise onun hareketli ve huzursuz mizacı nedeniyle Cenevre’de uzun süre düzenli bir hayat kurmakta zorlandığını öne sürüyor.

Sebep ne olursa olsun, Isaac Rousseau’nun İstanbul yolculuğu yalnızca kişisel bir macera değil; Osmanlı ile Avrupa arasındaki kültürel ilişkilerin de dikkat çekici örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

MERAKLISINA NOT

  • Osmanlı’da mekanik saatler özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda büyük prestij göstergesi kabul ediliyordu.
    • Topkapı Sarayı’nda Avrupa’dan getirilen çok sayıda masa ve duvar saati bulunuyordu.
    • “Türk saati” sistemi, günü güneşin batışıyla başlatan farklı bir zaman anlayışına dayanıyordu.
    • Galata ve Pera, o dönemde Avrupalı tüccarların ve zanaatkârların merkeziydi.
    • Rousseau’nun babasının İstanbul’da bulunduğu yıllar Osmanlı’da III. Ahmed dönemine denk geliyordu.
    • Bazı araştırmacılar, Rousseau’nun Doğu’ya yönelik merakında çocukluğunda dinlediği İstanbul hikâyelerinin etkili olmuş olabileceğini belirtmektedir.

KAYNAKLAR

  1. Jean-Jacques Rousseau, İtiraflar (Les Confessions), I. Kitap.
  2. Eugène Ritter, Isaac Rousseau, le père de Jean-Jacques, Genève, 1891.
  3. Jonathan Olley, “Translating Rousseau Between Venice and Istanbul”, Journal of the Royal Musical Association, 2024.
  4. DergiPark akademik makaleleri: Osmanlı’da saat kültürü, Galata’daki Avrupalı saat ustaları ve Osmanlı sarayında mekanik saatler üzerine çalışmalar.