Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu
Başhoca İshak Efendi, Osmanlı İmparatorluğu’nda modern bilimlerin yaygınlaşmasına, teknik eğitimin sistemli bir biçimde kurumsallaşmasına ve bilim dilinin oluşmasına öncülük etmiş çok yönlü bir bilim insanıdır. 19. yüzyıl Osmanlı reformları çerçevesinde hem bir öğretmen hem de bir fikir adamı olarak, bilim tarihimizde müstesna bir yere sahiptir.
Kısa Hayatı
İshak Efendi, 1774 yılında bugünkü Yunanistan sınırları içinde kalan Yanya’da doğdu. İlk öğrenimini burada aldıktan sonra İstanbul’a gelerek Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun’da (Kara Mühendishanesi) mühendislik eğitimi aldı. Aynı zamanda Arapça, Farsça, Fransızca ve Rumca gibi birçok dili öğrenerek çok dilli bir bilim adamı kimliği kazandı.
Mühendishâne’de önce öğretmenlik, ardından “başhoca” (başmuallim) olarak görev yaptı. II. Mahmud dönemindeki modernleşme hareketleriyle uyumlu şekilde, teknik ve askerî eğitimin modernleştirilmesine büyük katkılar sundu. 1836 yılında İstanbul’da vefat etti.

Bilimsel Katkıları
İshak Efendi’nin en önemli eseri Mecmûa-i Ulûm-i Riyâziye adlı dört ciltlik ansiklopedik çalışmadır. Bu eser, Batı bilimlerini Osmanlı Türkçesine aktarmayı hedeflemiş; matematik, astronomi, fizik, kimya gibi alanlarda Fransızca eserlerden derlemeler ve çevirilerle hazırlanmıştır.
Osmanlı bilim literatüründe; matematik, fizik, kimya, astronomi, biyoloji, botanik, zooloji ve mineraloji gibi birçok doğa ve matematik bilimlerinin basılan Türkçe metinlerini bir arada sunan ilk kitaptır. Her bir cildin Mühendishane Matbaası’nda basımı tamamlandıkça Takvim-i Vekayi ile duyurulmuş; II. Mahmut’un takdir ve övgüsü ile karşılanmıştır.
Ansiklopedik nitelikteki bu eserin, yaklaşık 45-50 yıl önce yayınlanmış olan Fransızca kaynaklardan derlendiği anlaşılmaktadır. Hoca İshak, Mecmua-i Ulûm-ı Riyaziye’nin ardından 1826-1834 arasında birbiri ardına toplam 13 ciltlik on ayrı bilimsel kitap çevirerek Türkiye’de medrese eğitiminden modern bilime geçişte önemli bir rol oynadı. Basılmış kitaplarının tamamı kendinden sonra da Mühendishâne-i Berrî-i Hûmâyun’da ders kitabı olarak okutuldu.
Bu çalışma sayesinde Osmanlı coğrafyasında ilk kez sistematik bilimsel terminoloji oluşturulmuş; örneğin:
Cezerî (trigonometri),
Müselles (üçgen),
Mikyas (ölçü),
Madeniyat (metalurji)
gibi terimler dilimize kazandırılmıştır.

Bilimsel Terminolojinin Mimarı
İshak Efendi, sadece çeviri yapan bir bilim insanı değil, aynı zamanda bilimsel kavramları yerelleştiren bir mütercim-filozof kimliğine sahiptir. Batı’daki bilim kavramlarını Osmanlı Türkçesi’ne kazandırırken, terimleri Arapça kökler üzerinden üretmiş ve böylelikle o dönem entelektüel çevrenin anlayabileceği bir bilim dili kurmuştur.
Eğitimdeki Rolü
Mühendishane’deki eğitim programını Batı’daki gelişmelere paralel olarak modernleştirmiş, teknik eğitimin yalnızca mesleki değil aynı zamanda metodolojik ve bilimsel düşünceye dayalı olmasına dikkat etmiştir. Bu yönüyle hem müfredat geliştirici hem de pedagojik lider olarak tanınmıştır.
Mirası ve Önemi
Tanzimat öncesi dönemde yetişmesine rağmen, Tanzimat sonrası reformların altyapısını hazırlayan öncülerdendir.
Osmanlı’da modern bilimlerin kurumsallaşmasına zemin hazırlamıştır. “Osmanlı Aydınlanması” olarak adlandırılan sürecin önemli temsilcilerinden biridir.
📌 Not: Osmanlı’daki modern mühendislik eğitiminin temelleri, İshak Efendi gibi bilim öncülerinin gayretiyle atılmıştır. Bu yönüyle, günümüzde Türkiye’deki teknik üniversitelerin tarihsel kökleri onun çalışmalarına kadar uzanır.
📌 Not: Başhoca olarak görev yaptığı dönemde öğrencilerine sunduğu eğitim programları, Batı’daki ileri bilim okullarına paralellik göstermiş, Mühendishane’de yetişen birçok önemli âlimi şekillendirmiş ve onları bilim dünyasına hazırlamıştır. İshak Efendi’nin eğitimciliği, bilimsel düşünceyi Osmanlı toplumunun bir parçası haline getirme çabasının bir yansımasıdır.
📌 Not:1834’te başhocalık ünvanı kendisinde kalsa da Mühendishane’nin başından alınarak yine kutsal binaların tamiri için Medine’ye gönderildi ve dönüş yolculuğu sırasında İskenderiye’de öldü ve orada defnedildi. Mühendishane-i Berr-i Hümayun öğrencileri ve hocaları okulun üst kısmındaki mezarlığa (Hasköy Mezarlığı) onun ansına bir taş dikmişlerdir. Mezartaşı günümüzde kaybolmuştur.
ESERLERİ:
- Rekzi ve Nasbu’l-Hıyam
- Tuhfetü’l-Ümerâ fi Hıfz-ı Kıla (1828)
- Methal fi’I Coğrafya (1831)
- Usul üs-siyağa (1831)
- Mecmua-i Ulûm-ı Riyâziye (1831-1834, İstanbul)
- Usûl-i İstîhkâmât (1834)
- Aksu’l Merâyâ fi Ahzi’z-ZevâyâMEZAR TAŞI YOK AMA ONUN ADINA OKULU VAR
İSTANBUL / BEYOĞLU – Hoca İshak Efendi İmam Hatip Ortaokulu
Kaynakça:










Cevap Yaz