SİNAGOG’TAN SANAT MERKEZİNE

 

Fahri Sarrafoğlu / İstanbul Seyyahı

Galata’nın dar sokaklarında tarih hâlâ nefes alıyor. 19. yüzyılın sonunda Aşkenaz Yahudi terziler tarafından inşa edilen bir sinagog, bugün geçmişle bugünü buluşturan bir sanat merkezine dönüşmüş durumda. Schneidertempel Sinagogu, sadece bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda bir meslek grubunun dayanışma ruhunu, hayırseverliğini ve kültürel varlığını yansıtan özel bir yapı.

Bir Terziler Sinagogu: Schneidertempel

Yüzyılın sonlarında Galata’da yaşayan Aşkenaz Yahudi terziler, kendi dini ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir sinagog inşa etmeye karar verdi. Dönemin padişahı II. Abdülhamid’in izniyle 1893 yılında temelleri atılan yapı, bağışlar ve Osmanlı Bankası’ndan alınan krediyle hayata geçirildi. Schneidertempel (Almanca’da “Terziler Tapınağı”) adını da kurucularının mesleğinden aldı. Bir meslek grubunun ibadet yeri inşa etmesi, bu yönüyle sinagogu benzersiz kılıyor.

İnsanlık Dramına Duyarlı Cemaat

Galata’da “Brod Draperie” adlı kumaş mağazasının sahibi olan Simon Brod, cemaatin önde gelen isimlerindendi. 1942 yılında Karadeniz’de batan Struma gemisinde bulunan Yahudi mültecilere yardım etmek amacıyla Brod ve arkadaşları, gemiye yiyecek ve balık tutmak için olta götürdüler. Bu yardım girişimi, sadece bir vicdan hareketi değil; aynı zamanda cemaatin dayanışma ve insanî sorumluluk anlayışının bir yansımasıydı.

Sessizlik ve Yeniden Doğuş

Zaman içinde cemaatin azalmasıyla birlikte sinagog, 1960’larda ibadete kapandı. Ancak yapı, 1998 yılında kapsamlı bir restorasyonun ardından kültürel bir kimliğe büründü. Bugün Schneidertempel Sanat Merkezi olarak hizmet veren bina; sergilere, konserlere ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Bu dönüşüm, geçmişin izlerini koruyarak yapıya yeni bir anlam kazandırıyor.

Tarihi Ziyaretçileriyle Bir Hafıza Mekânı

  • Sultan II. Abdülhamid, 19. yüzyılda Hahambaşı’nın davetiyle sinagogu ziyaret etmiş, cemaatin sorunlarını dinlemiştir.
  • İtalyan Haham Elia Benamozegh, 1800’lerde İstanbul’a geldiğinde burada vaaz vermiştir.
  • Nobel Ödüllü Yazar Elias Canetti, çocukluğunu Beyoğlu’nda geçirirken bu sinagogun çevresindeki Yahudi mahallesinden etkilenmiş, eserlerinde bu bölgeye dolaylı atıflarda bulunmuştur.

Schneidertempel, bir zamanlar terzilerin ibadet ettiği sessiz bir sinagogken, bugün İstanbul’un kültürel yaşamına katkı sunan canlı bir merkez. Galata’nın kalbinde yer alan bu yapı, geçmişten bugüne uzanan bir hikâyeyi taş duvarlarında saklamaya devam ediyor.