Aslen Venedikli bir aile , gemi yolculuğu ile çok uzaklarda çalışan babalarını ziyarete gitmek için yola çıkan bir anne , iki erkek iki tane de kız kardeş.Erkek kardeşler gelecekte Osmanlı Sultanı’nın en yakın adamları olacaklarında habersiz ve bu yolculuklarının da bu kaderlerinin anahtarı olacaklarını bilmiyorlar. İşte Osmanlı devrinde gerek yürüttükleri görevler ile önemli bir yere sahip olan ,gerekse de isimleri ‘’ilk’’ lle anılan Ağa, nam-ı diğer Gazanfer Ağa. İşte detaylar…

BİR DENİZ YOLCULUĞU İLE BAŞLIYOR HİKAYE
Budua’da görev yapan babayı ziyaret etmek için yola çıkan ailenin yaptığı gemi yolculuğu, korsanların tüm gemiye düzenledikleri yağma saldırıları ile bölünür. Anneleri ve dört kardeşleri gözlerini açtıklarında kendilerini bir esir pazarında satılığa çıkarılmış halde bulmuşlardır.Anneleri elinde bulunduğu fidye ile kendisini ve iki kız çocuğunu bu esir pazarından kurtarabilir fakat iki erkek kardeş için kader biraz daha farklı yazılmıştır.
ŞEHZADE YARDIMCILIĞINA SEÇİLEN İKİ KARDEŞ

Anneleri ve kız kardeşleri kurtulmuş , bu iki kardeş ise dönemin Osmanlı Padişah’ı Sultan I.Süleyman’ın Şehzadesi Selim Han’ın hizmetine verilmek üzere Kütahya’ ya götürülür.Burada Müslüman olan iki kardeşin aynı zamanda isimlerinde değiştirilir. Bu kardeşten birinin ismi Cafer , diğer kardeşin ismi ise Gazanfer’dir. Şehzade II. Selim’in tahta geçmesi ile birlikte iki kardeş, sunulan çeşitli şartları kabul ederek İstanbul’a, Padişah’ın yanında görev alırlar.Cafer ,Padişah’ın hasodabaşısı olarak görevini sürdürürken , 1582 yılında hayatını kaybeder. Kardeşlerden Gazanfer hayatını kaybeden kardeşinin yerine görev getirilmesinin yanı sıra hem de babüssade ağası olarak göreve getirilir. II. Selim, III. Murad ve III. Mehmet’e bâbüs- saâde ağası göreviyle içoğlanların yaşadığı ve eğitildiği Enderûn-ı Hümâyûn’u denetlemek ile görevlidir. Hasodabaşı olarak ise padişah ve dış dünya arasındaki tek aracı olan Gazanfer Ağa, 16.yüzyıl sonu Osmanlı Saray’ının en güçlü simalarından birisi olmuştur.
İKİ PAŞAYA REKABET,HALKA HİZMET OLUYOR
Habeşi Mehmed Ağa’da Gazanfer Ağa gibi bir göreve sahip ve darüssade Ağası olarak hizmet vermekteydi. Aynı dönemde saray içerisinde birbirine denk görevlerde bulunan Ağalar hem saray içerisinde görevlerinin getirdiği yetkiler anlamında hem de görevleri dışında ilgilendikleri dönemin sanatsal, entelektüel alanlarda birbirleri ile kıyasıya yarış halindeydiler. İşte bu rekabetin sonucunda Habeşi Mehmed Ağa kitapların , yazma eserlerin hamiliğini üstlenmiş ve bu ilgi alanları doğrultusunda ciddi anlamda mesafeler katetmişti.Gazanfer Ağa ise sanatsal faaliyetlerin hamiliğini üstlenmiş , yürüttüğü çalışmalar sanatsal faaliyetler başta olmak üzere edebi ve mimari eserler üzerineydi.
GAZANFER AĞA’NIN MEDRESESİ
İstanbul Fatih’te , Valens Su kemerini ile bitişik ve günümüzde Saraçhane parkı olarak adlandırılan parkın karşısında 17 hücrelik , içerisinde ibadet alanı, avlusu bulunan bir medrese karşımıza çıkıyor. İşte bu medrese Osmanlı Devletini üst yönetici sınıfında yer alarak aynı zamanda dönemin mimari hamiliğini üstlenerek Gazanfer Ağa tarafında yaptırılan ve kendi isimi verilen ”Gazanfer Ağa Medresesi”. Dönemin kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre Gazanfer Ağa banisi oldu bu medresenin inşa süreci tamalandıktan sonra Dönemin padişahı olan III. Murad Han’a yine kendisi gibi bir devlet adamı olan Sinan Paşa’yı bir ricacı olarak göndererek medrese için izin ister. Bu izin hem medresenin faaliyeti için bir izin olmak ile birlikte aynı zamanda da medresenin müderrisi yani baş hocası olacak kişiyi belirleme konusunda olacaktır. Koca Sinan Paşa’nın Padişahtan aldığı müjdeyi Gazanfer Ağa’ya iletirken yaşadığı heyecan bize rehberlik eden eserde yazılan mısralar ile samimi ve coşkulu şekilde dile getirilmiştir.
ELÇİLER BU MEDRESEDE YETİŞİYORDU

Bu mederesenin aynı zamanda bizimde ilgi alanımız olan Hariciye alanı ile ilgisi olduğunu biliyor muydunuz? Çeşitli makaleler , dönemin yazılı kaynakları ve İstanbul Seyyahı Fahri Sarrafoğlu’nun Gazenfer Ağa ile ilgili hazırlamış olduğu ve kısaca bu konuya değindiği görsel kaynaklarda bu bilgilere ulaşıyoruz. Sarrafoğlu’nun verdiği şifahi bilgiye göre medresenin yapılış amacı o tarihlerde en az 7-8 dil bilen ,sadece 10 kişinin eğitim aldığı ve öğrencilerinin nitelikli bir eğitim süreci sağlayan bir medrese olması ile öne çıkıyor. Öyleki medresede her bir öğrencinin ayrı odası bulunması ile birlikte bu öğrencilerin yemek hazırlama gibi günlük işlerini yapan ve hatta ihtiyacı olan kitapları giderek kütüphaneden tedarik eden birer yardımcı görevliye sahip olduğu edindiğimiz bilgiler arasında. Medresede eğitim alan kişiler mezun olduktan sonra önce tercümanlık daha sonra devletler arasında ilişlilerde başta elçilik olmak üzere çeşitli görevlere getiriliyor, büyükelçiliğe kadar çıkan değişik görevlerde bulundukları biliniyor
AYRILIK ÇEŞMESİ’NİN HİKAYESİDE BURADA

Gazanfer Ağa’nın mimari anlamda bir hami olduğunu belirtmiştik. Bu anlamda Gazanfer Ağa İstanbul başta olmak üzere Dönem itibari ile imparatorluğun hakim olduğu çeşitli yerlere imzasını atarak çeşitli eserler bırakmıştır. Bu eserlerden hepimizin adına aşina olduğu ”Ayrılık Çeşmesi” yine Gazanfer Ağa tarafından hayata geçirilmiş bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlk olarak Sultan IV. Murat’ın Bağdat Seferine çıkarken halk tarafında buradan uğurlandığı bilinmekle birlikte bu bölge müslümanların hac görevlerini yerine getirmek için Osmanlı Devletinin kurduğu görevli ”surre alayları’nın” uğurlandığı yerdir. Ayrıca Anadolu’ya atanan devlet görevlilerinin uğurlama yeri ve yine yolculuğu bu yöne olanların son olarak uğurladıkları yer burası olduğu için burası ”Ayrılık Çeşmesi ” olarak isimlendirilmektedir.

Sultan II. Selim ve Sultan III. Murad’ın döneminin oldukça önemli siyasetçileriden olan ve yaptığı siyaset ile devlette ciddi anlamda görevlendirmeleri yerine getiren Gazanfer Ağa Osmanlı Şehircilik yaşantısına ve algısına katkılar sunmuştur. 1603 yılında vefat eden devlet adamı günümüzde kendi yaptırdığı ”Gazanfer Ağa” medresesinede bulunan haziresine defnedilmiştir.
KAYNAKÇA
–https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3029496










Cevap Yaz