EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİNDE BİR ”HANIMEFENDİ”


Fahri Sarrafoğlu(İstanbul Seyyahı)

 Edirnekapı Şehitliğinden hemen hemen haftada iki sefer geçmeme rağmen yeni fark ettim Latife Hanımı.  Latife Uşşakî ya da Latife Hanım (d. 17 Haziran 1898, İzmir – ö. 12 Temmuz 1975, İstanbul), Türkiye Cumhuriyeti ‘nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ‘ün ilk ve tek evliliğinde eşiydi. 29 Ocak 1923 ile 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında, iki buçuk yıl Atatürk ile evli kaldı. İşte detaylar:

LATİFE HANIMIN KISA HAYAT HİKAYESİ
Latife Hanım, 1898 yılında İzmir’de doğdu.  İzmir’in tanınmış ailelerinden Uşaklıgil Sülalesi’ne mensuptur. Uşak kökenli sülale önce Helvacızade, İzmir’e taşındıktan sonra ise Uşakızade olarak anılmıştır.  Kısa bir süre belediye başkanlığı yapmış olan Muammer uşaklıgil’in kızıdır. Muammer Bey, zengin ve iyi bir aileden gelen bir insan olup İzmir’de tüccarlık yapıyordu. Türkiye’nin New York ve New Orleans’taki pamuk borsasındaki ilk üyesiydi. Yeğeni Halit Ziya Uşaklıgil, I. Dünya Savaşı öncesi, sultan V. Mehmet Reşat’ın Başkâtibi olarak görev yapmıştı. Muammer Bey ile Adeviye Hanım’ın kızı olan Latife’nin, Vecihe, İsmail, Münci, Ömer ve Rukiye adlarında 5 kardeşi vardı. Latife hanım Uşakızade Köşkü’nün bahçesinde bulunan camlı köşkte ilkokulu, İstanbul Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde ortaokulu ve liseyi okumuştur. Daha sonra Paris’te Sarbonne Üniversitesinde hukuk eğitimi görmüştü. Bu arada Londra’da dil öğrenimine de devam etmişti.  İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Almanca biliyordu.
HUKUK EĞİTİMİNİ YARIDA BIRAKIP YURDA DÖNDÜ
Yunanlılar İzmir’i işgal edince, Muammer Bey Fransa’ya gitmişti. Latife Hanım’ın annesi ve babası yazları Biarritz’de bulunuyorlardı. Latife, büyük taarruzun hemen öncesinde, İzmir’e dönmek için ısrar etmiş,  Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması üzerine, Fransa’da sürdürdüğü hukuk eğitmini yarıda bırakıp, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve ordusunu karşılamaya, 17 Haziran 1922’de İzmir’e dönmüştü. Yunanlı görevliler Fransız pasaportu ile gelen Latife Hanım’dan casus diye şüphelenmişler üzerini aramak istemişler ve yaşanan bazı olaylar üzerine onu hücreye atmışlardı. Bu haber şehirde yayılınca gerginlik çıkmasından endişe eden işgal kuvvetleri, üç gün sonra da serbest bırakmışlardı. Böylece Latife Hanım babaannesine ve evlerine kavuşmuştu.
YUNANLILARIN ELİNE GEÇEN MEKTUP
Latife Hanım, köşkten İzmir’in önde gelen bir yetkilisine, Mustafa Kemal’in ülkeyi kurtaracağını yazmış, bu mektup da Yunanlıların eline geçmişti. 9 Eylül 1922’de İzmir düşman işgalinden kurtulmuş, daha sonra Mustafa Kemal ordularının başında İzmir’e girmişti. Yunanlılar kaçarken kenti yakmışlardı. Yangın, Mustafa Kemal’in kaldığı geçici karargâhı da tehdit etmeye başladığından karargâh için yeni bir yer arayışı içine girilmişti. Mustafa Kemal’i kendine kahraman olarak seçmiş olan ve boynunda onun resmini taşıyan Latife Hanım, kurtuluş ordusuyla İzmir’e geldiğinden beri Mustafa Kemal’i bulup onunla görüşmeye çalışıyordu. Bunun için bir ara Yunan askerlerinin ayrılışından istifade ile oturduğu köşkten çıkmış, şehrin kurtuluşuna adadığı adakları bir faytonla İzmir’de dağıtmıştı. Bu kargaşada Latife Hanım, Mustafa Kemal’in Karşıyaka’daki karargahına gitmiş, onunla görüşmüştü. Gençliğin canlılığıyla, olgunluğun verdiği güveni ve güçlü bir iradeyi kendinde birleştirmişti. Rahat davranışı, sözünü çekinmeden konuşması, Mustafa Kemal’in ilgisini çekmişti. Latife Hanım, uygun bir karargâh arayışı içindeki Mustafa Kemal’i Göztepe’deki köşklerine davet etmiş, o da kabul etmişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı Göztepe’deki Uşakızâde Ailesi’nin köşküne götürdüler. Ebeveynleri o sırada bir yurt dışı seyahatinde olduğu için köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latife Uşaklıgil, 14 Eylül’den itibaren Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı köşkte ağırladı.

MUDANYA ATEŞKES ANLAŞMASINA HAZIRLIĞI BU KÖŞKTE YAPILDI
 Bu misafirlikte köşk Mudanya Ateşkes Anlaşması çalışmalarına sahne oldu. Latife Hanım, köşkte Mustafa Kemal’in adeta sekreteri olmuştu. Önceleri bilerek geride kalmış ve Mustafa Kemal’in istediklerini yapmakla yetinmiş, daha sonra ön plana çıkmaya başlamıştı. Mustafa Kemal’in sağlığı ve rahatıyla yakından ilgileniyordu. Bunun yanında, Fransızca ve İngilizceyi çok iyi bildiği için, Mustafa Kemal’in diplomatik yazışmalarında çevirmenlik yapıyordu. Aldığı eğitimlerden kaynaklanan düşünceleri, öğütleri ve akıcı konuşmasıyla Mustafa Kemal’in zihninde kalıcı yer etmişti. Türkiye’yi değiştirme yolculuğuna, Latife Hanım gibi bir bayanla çıkması pek çok şeyi kolaylaştırabilirdi. Mustafa Kemal bir gün Latife Hanım’a “Sen Latife değil Latif bir insansın.” demişti. Ona “Latif” diye hitap ediyordu.

GAZİ PAŞA İLE EVLENİYOR
Daha sonra Mustafa Kemal, Latife Hanıma evlilik teklifinde bulunmuştu. Uşaklıgil konağında üç hafta kalan Mustafa Kemal, durumun normale dönmesi üzerine İzmir’den ayrılmış, Ankara’ya dönmüştü. Latife Hanım Mustafa Kemal’den haber bekliyordu. Mustafa Kemal ateşkesi sağlayıp savaşı bitirince, düşünceleri Latife Hanıma ve evlilik üzerine yoğunlaştı denebilir. Mustafa Kemal, annesinin mezarını ziyaret için gittiği İzmir’de Latife Hanım’ı da ziyaret etmişti. Yaveri Salih Bozok vasıtasıyla Muammer Bey’e kızı Latife Hanımla evlenme isteğini iletmiş, o da kabul etmişti. Mustafa Kemal, Latife Hanıma “evleneceğiz hemen şimdi.” demişti. 29 Ocak 1923 tarihinde Latife Hanım’ın babası Muammer Bey’in Göztepe’deki köşkünde gerçekleşen törende; Mustafa Kemal’in şahitliğini Fevzi Çakmak ile Kazım Karabekir, Latife Hanımın şahitliğini ise İzmir valisi Abdulhalik Renda ve Salih Bozok yapmışlardı. Yeni devletin başkenti Ankara’ya gelerek Çankaya’da ilk cumhurbaşkanlığı konutu olarak kullanılan pembe köşkte yaşadı.
TBBM’YE GİREN İLK HANIM
Eşinin isteği üzerine meclisteki oturumları izlemeye giden Latife Hanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasına giren ilk kadın oldu. Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti. 30 Eylül 1924 tarihinde, birlikte Erzurum’a gitmişlerdi. Erzurum’da depremzedelere yardım komisyonunun faaliyetlerini incelemişler ve onar bin lira yardımda bulunmuşlardı. 5 Ekim 1924’de Sarıkamış’a geçmişler orada bir piyesi beraber izlemişlerdi. 1925’te Türk Ocakları’nın ikinci kurultayına Kars Türk Ocağı delegesi sıfatıyla katıldı. Kurultayın 29 Nisan 1925 tarihinde yapılan oturumunda Türk Ocakları Merkez İdare Heyetine seçildi; idare heyeti 17 Mayıs 1925 tarihinde yaptığı toplantıda ocakların fahri başkanı seçildi. Latife Hanımın çağdaş toplum içerisinde kadının durumu ve eğitimi gibi konularda modern görüşleri vardı. Latife Hanım da Batılı bir kadın gibi, baskı altında tutulmaya karşıydı. Üstelik duygularını gizlemek taraftarı da değildi. Zeki bir insandı. Ama sert bir mizaca sahipti. Oysa Mustafa Kemal başkaları karşısında her zaman esnekliği elden bırakmazdı. Bu yüzden evlendikten sonra aralarında çıkan çatışmalar zamanla artmaya başladı.

AŞIRI KISKANÇLIK EVLİLİĞİ BİTİRDİ
Bu süre zarfında Latife hanımın kıskançlıkları başlamıştı. Bir akşam Mustafa Kemal köşke geç gelmiş kapı önündeki nöbetçi erler ve subaylarla sohbete dalmışken Latife Hanım balkondan olanca sesiyle ona bağırarak yukarıya gelmesini söyledi. Bu olay Mustafa Kemal’in sabrını taşırmıştı. O gün Latife Hanım’la evliliğini sona erdirme kararı alan Mustafa Kemal, köşkü terk etti. Yozgat’a geziye gitti. Boşanma, konusunda kabineye talimat vermişti. 5 Ağustos 1925’te Latife Hanım köşkten ayrıldı. Mustafa Kemal, 11 Ağustos 1925’te boşanma dilekçesini vermişti. Ertesi günü boşanma, vekiller heyeti kararı ile resmen ilan edildi. Latife Hanım her şeyden elini eteğini çekerek yaşadı. Herhangi bir istek ya da kınamada bulunmaktan kaçındı. Mustafa Kemal de o konuda hiç konuşmadı. Boşanmadan bir müddet sonra, Latife Hanım tekrar birleşme teklifinde bulunmuş ise de Mustafa Kemal kabul etmemiştir. Ayrıldığı ilk yıllarda, bir büyükelçilikte görevlendirilmesini Mustafa Kemal’den talep etmiş, ancak bu istek kabul görmemiştir. Mustafa Kemal’in vefat ettiği gün, Latife Hanım, İsviçre Bern’deki bir hastanede tedavi görüyordu. 11 Kasım 1938’de gazetelerdeki ölüm haberini okuyunca çok sarsılmıştı. Mustafa Kemal’den ayrı kaldığı 50 yıl içinde evlilikleri konusunda hiç konuşmadı. Ölümüne kadar iki yıl yurt dışında ve 48 yıl zaman zaman İzmir’de, zaman zaman da İstanbul’da yaşadı. İstanbul’daki evinde odasına astığı Atatürk fotoğrafı ve hatıraları ile yaşadı. İstanbul Harbiye’deki evi, Mustafa Kemal’e en çok benzeyen Harbiye’nin bahçesindeki heykeli gördüğü için satın aldığı ve yerleştiği söylenir. Daha sonra hastalanan Latife Hanım İstanbul’da, 12 Temmuz 1975’te, İstanbul’da 76 yaşındayken meme kanserinden hayata gözlerini yummuştur. Edirnekapı Mezarlığı’ndaki aile mezarlığına defnedildi. Geriye kalan mirası kıymetli belgeler Türk Tarih Kurumu’nda saklanmaktadır. İzmir’deki Uşakızade köşkü 15 Haziran 2001 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Karşıyaka’daki köşkleri ise Latife Hanım Köşkü Anı Evi olarak 19 Mayıs 2008’de beri hizmet vermektedir.

KAYNAKÇA

https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/latife-hanim-1898-1975/?pdf=3520

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/618916