“Güler yüzlüğü ile Rumların gönlünü kazanan sahabe”

İstanbul’da Balat Tahtaminare caminin hemen yanında bir türbe göreceksiniz. Aşağıda fotoğrafta gördüğünüz bu türbede “bir sahabe “ yatıyor. Peki, bu sahabe niye burada diyebilirsiniz, ya da bu sahabenin özelliği nedir diye aklımıza bir soru gelebilir. Bu sahabe bizzat  Rumların da ısrar etmesiyle kuşatmanın kaldırılmasından sonra Şam’a geri dönmemiş ve İstanbul’da kalmıştır. Peki, neden Rumlar onu çok sevdiler. Çünkü çok güler yüzlü idi. Yüzünde tebessüm hiç eksilmiyordu. İşte bu sahabenin kısaca hayatı:

sahabe1

Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu

Burada yatan sahabe-i kiramdan Hüseyin b. Sadık (r.a.).  Mekke’de doğmuş, çocuk yaşta Müslüman olmuştur. Hulefa-i Raşidin’e (4 büyük halifeye) hizmet etmiştir. Gönüllü İslam Ordusu ile gelerek II. İstanbul kuşatmasına katılmıştır. Kendi imkânları ile bir merkep satın alarak ordunun su ihtiyacını gideren sakalık görevini üstlenmiştir. Bizans, İslam Ordusu’nun II. İstanbul kuşatmasına direnirken Grejuva (Suda bile sönmeyen Rum ateşi)yı keşfedince, İstanbul’u kuşatan Müslüman gemilerini yakmışlardı.

RUMLAR ONUN GİTMESİNİ İSTEMEDİ
İslam Ordusu daha fazla zayiat vermemek için Şam’a geri dönmeye karar vermişti. İslam Ordusu’nda sakalık yapan Hüseyin b. Sadık (r.a.), Parmakkapı Surları’nın iç kısımlarında Balat’ta oturan Rumlar’a ve Yahudilere de su veriyordu. Bundan dolayı ona sempati duyuyorlar ve “Sadık Baba” diyorlardı. İslam Ordusu geri dönerken bir grup sivil Rum ona kalmasını ve kendilerine sakalık yapmasını rica etti. Hüseyin b. Sadık (r.a.) kabul edince, Bizans İmparatoru’ndan onun için izin aldılar ve ona Balat’la Fener arasında bir ev verdiler. Hüseyin b. Sadık (r.a.), güler yüzlü, sempatik birisi idi.

YATAĞINDA UYURKEN ŞEHİT EDİLİYOR
Örnek bir Müslüman hayatı yaşadığı için çevre halkının ona olan ilgisi gitgide çoğalıyordu. Merkebi ile sur dışındaki su kaynaklarından halka su taşırken bir yandan da İslam’ı tebliğ ediyordu. Rumlar arasında İslamiyet yayılmaya başlamıştı. Bu durum yobazların hiç hoşuna gitmedi. Hüseyin b. Sadık (r.a.)’ı Kral Konstantin’e şikâyet ettiler ve bir gece kralın emri ile evini basarak yatağında uyurken şehit ettiler. Hüseyin b. Sadık (r.a.)’ın kabri, fetihten sonra Ebû Eyyûb el- Ensârî (r.a.)’nin ve diğer bazı sahabelerin kabirleri gibi keşf ve keramet yolu ile tespit edilerek ihya edilmiştir.

Ruhu şad olsun….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir