SIGORTA ŞİRKETLERİNİN ÇEKİNDİĞİ ÇARŞI: HORHOR ANTİKACILAR ÇARŞISI


Fahri Sarrafoğlu

İSTANBUL – 214 dükkândan oluşan Türkiye’nin en büyük antika çarşısı Horhor Antikacılar Çarşısı, geçmişin izlerini günümüze taşıyan nadir merkezlerden biri. 1981 yılında Kuledibi Bit Pazarı’ndaki antikacılar, eskici pazarının yanmasının ardından buraya taşındı. Çarşı, eski ile yeni arasında bir köprü oluşturuyor ve kültür ticaretine ev sahipliği yapıyor.

Çarşıdan alınan bilgilere göre, burada yapılan işin ekonomik çıkarların ötesinde, kültürün aktarılması odaklı olduğu vurgulanıyor. Çarşıya gelen turistler, Türkiye’nin tarihini ve kültürünü yakından tanıma fırsatı buluyor.

Bugün İstanbullular tarafından Horhor Semti’nin yaygın olarak tanınması, Horhor Antikacılar Çarşısı iledir. Antika tutkunlarının İstanbul’daki ilk durağı olan bu çarşı içerisinde İngiliz şövalyelerinin son savaşında giydiği zırhtan, Fransız aristokratının devasa koltuğuna kadar pek çok satılık obje bulunabilmektedir.
ÖNCESİ MESCİD SONRA OKUL ODA OLMAYINCA ANTİKACILAR ÇARŞISI OLDU

Baba Hasan Alemi Mescidi, Alemdar Hasan Baba Mescidi Horhor Caddesi, Baba Hasan Âlemi Sokağı’nda bulunuyordu. Mescid, hicri 865/miladi 1460 yılında Fatih Sultân Mehmed’in alemdarı Baba Hasan Ağa tarafından yaptırılmıştır 8 . Mescid, yarı kâgir, dört duvar üzerinde, ahşap çatılı olup, İsmail Ağa (Oruç Gazi) Mescid’inin üstünde idi. Horhor Antikacılar Çarşısı binasının bitiğiğindeki alan üzerindeydi. 1930 yılında Kadro dışı kalan mescid, 1956 yılında Atatürk Bulvarı açılırken yola tesadüf etmediği halde, “ahşap çatılı ve değersizdir” denilerek maalesef yıktırılmıştır.
Hasan Baba’nın mezarı caminin önünde sokak aşırı ötesinde ve bir evin bahçesindedir. Türbenin kitabesi 1976 yılında Aksaray’da bir antikacı da vitrinde satışa konulmuştur. Açık türbe de harap haldedir. Bugün mescidden iz yoktur.

HORHOR: BİTPAZARINDAN KÜLTÜR MERKEZİNE

1981’de ilkokul olarak inşa edilen binanın ikisi zemin olmak üzere toplam yedi katı, antika ve nostalji tutkunlarını ağırlıyor. Binanın müdavimleri arasında devlet adamları, sanatçılar, turistler ve mimarlar bulunuyor. Çarşı, Balkanlar ve Avrupa’da benzer bir modele sahip başka bir antika ve restorasyon merkezi bulunmadığı belirtiliyor.

Bit Pazarı adı, batıdaki anlamıyla “her şeyin bittiği yer” olarak tanımlanıyor.  Ama doğrusu öyle değilmiş onu da antikacılık yapan bir ağabeyimizden öğrendim, işin aslı BİTMEMİŞ PAZARDIR. Ama sonraları BİT PAZARINA dönmüş. Doğrusu şöyle: “Bir eşya senin için kullanımı artık bitmiştir ama bir başkası için yeni başlıyordur. Onun için eşya kaybolana kadar eşyanın sürümü, el değişimi hep devam ettiği için BİT PAZARI denmiş. Doğrusu BİTMEYEN PAZAR YA DA BİTMEMİŞ PAZARDIR.  Kısacam, antikalar ve eski eserler, geçmişin tanıkları olarak burada yeni sahipleriyle buluşuyor.

SİGORTA SORUNU: DEĞERİ BİÇİLEMEYEN ESERLER

Horhor Çarşısı, sigorta şirketlerinin sigortalamaya çekindiği bir merkez olarak biliniyor. Çarşıdan alınan bilgilere göre, paha biçilemeyecek kadar değerli antika ve el yazmaları burada yer alıyor. Sadece bazı işyerlerinin yangın veya hırsızlık sigortası yaptırdığı belirtiliyor; ancak eserlerin ayrı ayrı değer tespiti yapılması gerektiği için sigortalama sınırlı kalıyor.

ANTİKACILIK: BİLGİYE DAYALI BİR MESLEK

Esnaf ve çarşı kaynaklarına göre, antikacılık bilgi ve uzmanlık gerektiren bir meslek. Yüzde 10’luk bir kesim işi bilerek yaparken, geri kalan çoğunluk farklı mesleklerden gelip sonradan antikacılığa yöneliyor. Antikalar yalnızca eski eşya değil; belirli dönemi temsil eden, sanat eseri taşıyan ve yüz yılı aşmış eserler olarak tanımlanıyor.

MÜŞTERİ PROFİLİ VE KÜLTÜRÜN KORUNMASI

Horhor’a daha çok yerli müşterilerin geldiği, yabancı ziyaretçilere ise eşya satmanın sınırlı olduğu belirtiliyor. Turistlerin çarşıyı gezmek için her dönem ilgisini sürdürdüğü ifade ediliyor. Yeni neslin kültürel mirasa sahip çıktığı ve Türkiye’nin antika ve kültür hazinelerinin korunmasının önemsendiği vurgulanıyor.

 KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR

Kültür Bakanlığı’nın, yurtdışına kaçırılan eski eşyaların geri kazandırılması ve antik eserlerin korunması için çalışmalar yürüttüğü öğrenildi. Çarşının tanıtılması ve Osmanlı eserlerinin korunmasına yönelik projelerin hayata geçirildiği belirtiliyor.

ANTİKA TAMİRİ VE USTA SIKINTISI

Horhor Çarşısı’nda antikaların tamir ve bakımı için usta sıkıntısı yaşanıyor. Ahşap restorasyonu ve gomalak el cilası uygulayan sınırlı sayıda usta bulunuyor. Üniversiteler ve özel derneklerin düzenlediği konferanslarla restorasyon ve kültür mirası üzerine bilgilendirmeler yapılıyor.

ÇARŞIYA GELEN ÜNLÜLER VE KOLEKSİYON MERAKI

Horhor, ünlü sanatçılardan devlet adamlarına kadar birçok ziyaretçiyi ağırlıyor. Çarşı esnafından alınan bilgilere göre, ürünlerin çoğu tarihi eser ve fiyatlar, eserin ustası, tarihi ve işçiliğine göre değişiyor. Yurt dışından antika alan koleksiyoncuların ilgisi, çarşıyı canlı tutuyor.

ANTİKAYA SAHİP ÇIKMAK ÖNEMLİ

Esnaf, ellerindeki eşyalara sahip çıkılmasının önemine dikkat çekiyor. Yanlış tamir veya ilgisizlik nedeniyle birçok antika eşyanın kaybolduğu, koleksiyoncular ve müzelerin bu konuda büyük rol oynadığı ifade ediliyor. Kaçakçılığın eskisi kadar yaygın olmadığı ve kültürün ticari kaygılardan üstün tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Not: Fotoğraflar için :Muharrem Arslan beye teşekkür ederiz. 

 Kaynak: DEĞERİ UNUTULMUŞ TARİHİ BİR İSTANBUL SEMTİ: HORHOR*
Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU