BU MİLLET HERŞEYİ UNUTUR AMA EKMEĞİ HİÇ UNUTMAZ !

BU MİLLET HER ŞEYİ UNUTUR AMA EKMEĞİ HİÇ UNUTMAZ !!

“Birinci Dünya Harbinde başımızda bulunanalar bize saman ekmeği yedirdiler. Bu millet can ve mal olarak kaybettiğimiz her şeyi unuttu fakat bu ekmek işini bir türlü unutamadı. Hafızası oldukça zayıf olan bu milletin, tava ekmeğini bir türlü unutamayışının sebebi çok enteresandır.
Bu milleti, bunu bir gıda eksilmesi, bir kalori azalması, itiyatlarının bozulması gibi sebeplerle yadırgamış değildir.
Bu millet, bu hareketi aziz bildiği bir şeye hürmetsizlik ve kendisine karşı saygısızlık saymıştır. Bizdeki tuz, ekmek hakkı denilen şeyin ne olduğunu bilenler bu ruh hâlini daha iyi anlar.  
(Tahsin Demiray 3. Padişah-4 Cumhurbaşkanı gördü)
Yukarıdaki yazıları yazan Tahsin Demiray’ı araştıralım dedik işte detaylar:

AŞİYANDA YATAN ŞAİR SİYASETÇİ

Geçtiğimiz günlerde Aşiyan mezarlığını ziyarete gitme sebebimiz olan Tahsin Demiray kimdir diye araştırmaya koyulduk. İstanbul doğumlu olup İstanbul’dan kopamayan bir kişi Tahsin Demiray. Çocukluluğu kendisinin de anlattığı gibi İstanbul’da toplumsal hareketliliğin yoğun olduğu yıllarda geçti. 2.Meşrutiyetin ilanı sonrası her türlü protestolara ev sahipliği yapmış bir şehir, “hürriyet isteriz, şeriat isteriz” 31 Mart olayları, Babıali baskını gibi olaylara tanıklık etti. Sonrasında da gençliğinde savaştan yeni çıkmış bir ülke var. Bu durumların gelecek yıllarını etkilediğini yer yer kendisi de bahsedecektir. Kadıköy Sultanisi’ni bitirip öğretmen oldu ve sonrasında Annesi ve kardeşlerini yanına alarak Bolu’ya gider. Bu göç hem de iaşe sorunları içindir. Bolu’da kaldığı süre içinde sorgu yargıcı yardımcılığı da yapar.

YAYINCILIK HAYATI 

1922 de annesi ve kardeşi İzmir’e gider kendisi de İstanbul’a geri döner ve ilkokul öğretmenliği yapar. Sadece öğretmeye ilgisi yoktu Tahsin Bey’in, çocuklara ve insanlara nasıl hizmet ve bilgi veririm diye düşünürken aynı zamanda  Kafasında kitap basma fikri şimşek gibi çakmıştır.  Yayıncılık serüveni de bu şekilde başlar. İlk yayınladığı kitaplar çocuk kitaplarıdır. Bu yıllarda İstanbul Muallimler Birliği ile diyaloğu başlar daha sonralarında ise burada yöneticilik de yaptı.

Kendisini geliştirmeyi sevdiği için sadece çocuklarla değil o dönemin önde gelen kişileriyle Cağaloğlu’ndaki Reşit Efendi Hanı’ndaki yayınevi bürosuna sosyoloji ve bilim insanlarının gelip uzun tartışmalar yaptıkları yakın çevresi tarafından da öğrendiğimiz bilgiler arasında.

YENİLEKLERE ÖNCÜLÜK YAPMAK İSTER

1924 yılında Türkiye Yayınevi’ni kurar. Yeni alfabenin kabulünden sonra da ilk yeni alfabeyi yayınlar.1929 yeni Türkçe Alfabe ile ilk yayınladığı kitaplar, Ziya Kozanoğlu ile hazırladıkları çocuk kitaplarıdır. Tahsin Demiray, yayıncılık serüvenini sürdürürken bir de gazete çıkarma denemesi yapar. “Türkiye” adlı bu gazete kısa zaman içinde yayın hayatını noktalar. Bu gazetenin satmamasının sebebi olarak ise yakınları Vakit matbaasından baskıların çok kötü çıkmasıdır. Koca koca engelleri aşıp kıymık kadar bir engele takılıp bu durumu yaşamıştır ama kendisine bu durum mâni olmamıştır.

SİYASETE GİRİŞİ

Öğretmenlik ve gazetecilikten sonra kendisini siyasete uygun gören çevresine kulak verip siyasete de giriş yapar.1946 sonrası dünyada oluşmaya başlayan yeni koşullarla Demokrat Partiye büyük ilgi gösterir ve 1950 seçimlerine kadar olan desteğini giderek bu partiden çekmeye başlar.1952 yılın Türkiye Köylü Partisi’nin kurucuları arasında yer aldıktan sonra Parlamentoda gerekli başarıyı gösteremediği için Cumhuriyetçi Millet Partisi ile birleşirler ve 1960 sonrası Adalet Partisi kurucuları arasında yer alır.1961 istifa eder ve yurtdışına giden Demiray geçen zaman içinde fikirleri değişse de Le Play’ciliği terk etmemiştir. Hatta 1971’de öldükten sonra deyim olarak Le Play Müntesibi kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilk on yılı içinde ve sonrasında Prens Sabahattin taraftarları kişilerin yönetiminde bir kuruluş olan muallimler birliği, tek partili uygulamalarına alternatif tavır geliştirme şeklindedir. Şehirlerin yeniden düzenlenmesi için Le Play taraftarı Prof. Alfred Agache’ı İstanbul’a getirerek şehircilik anlayışına alternatif oluşturmak için görevlendirilmiştir ve konferanslar vermiştir. (*1)

SADECE ŞİİRLERİ BİLE HERKESE DOKUNUYOR

Tahsin Demiray’ın tam adı Hasan Tahsin Demiray’dır. Her şair de olduğu kendisi farklı mahlaslar kullandı. Şiirlerinin ve çeşitli yazılarının neşredildiği dergilerde Muallim Tahsin Demiray, T.D., T. Demiray, M. D., Muallim Demiray, Hadi ve Çöğür şeklinde ismini kullandığı bununla birlikte daha çok Tahsin Demiray ismini tercih ettiği görülmektedir.

İşte şiirlerinden kısa kesiti okuyarak Tahsin Bey’in kendi dünyasını görebiliriz

“Ey Hādī yine aşırı gitdin

Ālem-i ilhāmdan ses mi işitdin

Bir ḫallaç kesilip yārānı hemen

Pamuḳ gibi atdın, yün gibi ditdin.” (28/10)

 

Kendisi öğretmen olan Tahsin Demiray’ın bu mahlası seçmiş olması öğrencilerine yol göstermesi, onlara rehber olması olarak anlaşılması ile birlikte, Hâdî, sözlükte “hidâyet veren, doğru yolu gösteren, rehber olan” gibi anlamlara gelmektedir. İslamî bir terim olarak ise Esmâ-i Hüsnâ’dandır. Kur’ân-ı Kerim’de Hâdî ismi dört yerde geçiyor. Bunlardan ikisi Allâh Teâlâ için diğer ikisi ise Hz. Muhammed için kullanılmıştır.Edebiyatımızda da Hâdî ismi, Allah’ı ve Peygamberi anlatmak için kullanılmıştır.

İşte Tahsin Demiray’ın “Hadi mahlesını kullandığı şiirinden bir mısra :

“Hādī hiç durmayıp hep niyāz eder

Sırlarıñ sırrını öğrenmek ister

Ḥaḳīḳat peşinde perişān gider

ʿĀşık oldum ben de Ḥacı Bektāş’a .”(29/4) (*2)

 

Yazdığı eserlerden ,hayatını okuduğumuzdan da anladığımız Tahsin Demiray, hem hakikat aşığı, hem de bu yolda durmadan devam eden, ısrar eden bir şahsiyet. Manevi eğitimlerde kendisini örnek alabileceğimiz Tahsin Bey, öğrencilerine bu yola, hep dediği gibi hakikat yoluna hazırladı.

 

 

 

Kaynakça

*1 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYOLOJİ DERGİSİ CUMHURİYET DÖNEMİNDE BİR LE PLAYCİ : TAHSİN DEMİRAY RECEP ERTÜRK

*2 T.C. NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İSLAM TARİHİ VE SANATLARI ANABİLİM DALI TÜRK İSLAM EDEBİYATI BİLİM DALI TAHSİN DEMİRAY VE ŞİİRLERİ ENES BAŞARAN YÜKSEK LİSANS TEZİ