Efendim bizleri takip edenler bilirler, İstanbul’da her eserin mutlaka bir veya birkaç hikâyesi vardır diyoruz. İşte Yıldız Cami ya da Hamidiye Cami’nin de bir değil birkaç hikâyesi var. En önemlisi Merhum Sultan 2.Abdülhamit Han’a suikast girişiminin bu camide yapılmış olması, caminin içinde iki tane hünkâr mahfilinin bulunması ve daha başka hikâyeleri de var. Yine bahçesinde saat külesi ve çeşmenin de bilinmesi gereken hikâyeleri var. İşte bunları kısaca şöyle derledik:

SULTAN 2. ABDÜLHAMİT HANININ İSTEĞİ ÜZERİNE YAPILIR.
Sultan II. Abdülhamid’den dolayı Hamidiye Camii olarak adlandırılsa da daha çok Yıldız Camii diye bilinir. II. Abdülhamid 1876’da tahta çıktığında kısa bir süre Dolmabahçe Sarayı’nda kalır ve ardından Yıldız Sarayı’na yerleşir. Ağabeyi V. Murad’ın tekrar tahta geçirileceği endişesiyle, saraydan uzaklaşmamak için cuma selâmlığında kullanılmak üzere Yıldız Sarayı’nın Koltuk Kapısı’nın girişi önündeki yüksek set üzerine yeni bir cami yapılmasını ister. 1881-1885 yıllarında inşa edilen, caminin mimarı Nikolaidis Jelpuylo adlı bir Rum’dur.

CAMİ’DE SULTAN ABDÜLHAMİTHAN’NIN EL EMEĞİ DE VAR
Cami minberinin Türk ahşap sanatının en meşhur örneklerinden olan Bursa Ulu camii minberi tarzında yapılması istenir. Bu amaçla Bursa’ya bir fotoğrafçı gönderilip minberin resmi çektirilir. Ancak sultanın bu isteği bilinmeyen bir sebepten dolayı yerine getirilemez ve minber mermer olarak yapılır. II. Abdülhamid’in ahşap işçiliğine ilgi duyduğu, Yıldız Sarayı’ndaki marangozhanesinde boş zamanlarında çalıştığı ve çeşitli eşyalar ürettiği bilinmektedir. Yıldız Camii’nin hünkâr mahfilinin sedir ağacından yapılan kafesleri II. Abdülhamid’in el işçiliğidir. Yıldız Camii inşaat keşif kayıtlarına göre 16.890 lira harcanarak yapılmıştır. Caminin yapımında elektrik ve havagazı tesisatı yapıldığı halde havagazı tesisatı sonradan kapatılmıştır.

CAMİDE BULUNAN ÖZEL EŞYALAR
Cami içerisinde muhafaza edilen bazı özel eşyalarda bulunmaktadır.
*Sultan Hamid’in elinden çıkmış Kur’an okuduğu rahle
*İmparatorluğun son “Sürre Alayı” ile getirilen Kâbe örtüsünün dörtte biri,
*Abdülhamid’in yaptığı bir kutu içinde saklanan “Sakalı-ıŞerif” mahfazası sedefli bir çekmece
* Alman İmparatoru II. Wilhelm’in armağan ettiği kubbe merkezinden asılı duran avize Yıldız Camii’nin diğer kıymetli eşyalarıdır.
*Sultanların namaz kıldığı yerde, 2 m. yüksekliğinde beyaz fayanstan yapılma süslemeli bir çini soba vardır. Sobanın girinti ve çıkıntıları altın yaldızla işlenmiştir ve Yıl­dız Çini Fabrikası’nın bir ürünüdür.
ERMENİ SUİKASTÇILAR VE YILDIZ CAMİ
Ermeni komitacıların 21 Temmuz 1905’teki cuma selâmlığında II. Abdülhamid’e karşı düzenlediği bombalı suikast Yıldız Camii tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Patlamada tören alanında bulunan yirmi altı kişi hayatını kaybederken elli sekiz kişi yaralanmıştır. Cami çıkışında Şeyhülislâm Hâlidefendizâde Cemâleddin Efendi ile ayaküstü, beklenenden biraz fazla sohbet etmesi II. Abdülhamid’i suikasttan kurtarmıştır. Cuma selâmlığı sırasında daima küçük üniforma giyilirdi.
SAAT KULESİ VE ÇEŞME
Yıldız Camii avlusunun kuzeybatı köşesinde 1890 yılında inşa edilen saat kulesi yapı ile bir bütünlük arz eder. Yıldız Üniversitesi tarafından, avluya girilen demir kapının hemen yanı başında sağda yer alan dört cepheli saat kulesinin saati, Sultan II. Abdülhamit’in 25. Saltanat yılı kutlamaları için özel olarak sipariş edilmiştir.

 

Yıldız Camii gibi oryantalist ve neogotik üslûbun bir karması olan kule üç katlı inşa edilmiş, köşeleri kırık kare bir plana sahip kulenin katları mukarnaslı kornişlerle birbirinden ayrılmıştır. Kule sivri dilimli bir kubbe ile örtülüdür. Saat kulesinin dört tarafındaki celî ta‘lik kitâbeler Mehmed Nazif Bey’e aittir. Caminin avlusunda üstünde 1258 (1842), 1293 (1876) ve 1318 (1900) tarihli levhalar bulunan font çeşme vardır. Fransa’da dökülen yeşil renkli nefis Hamidiye Çeşmesi ve çeşmenin ön tarafında sultan II. Abdülhamit Han Tuğrası dikkat çekmektedir. Beşiktaş Yıldız caddesinde bulunan Yıldız Hamidiye Camii bahçesindeki bu çeşmeden halen Cendere’den gelen Hamidiye suyu akmaktadır.

SON PADİŞAH CAMİSİ
Yıldız Hamidiye Camii, mimari türünün son örneği olduğu gibi, Osmanlı selâtin camilerinin de sonuncusudur. Selâtin camileri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanların yaptırdıkları camilere verilen addır. Saray geleneğinde selâtin camilerinin yaptırılabilmesi için birtakım koşullar vardır. Öncelikle bir padişahın selâtin camisi yaptırması için önemli bir askerî zafer kazanması ve bu zaferle birlikte önemli bir savaş ganimeti ele geçirmesi gerekirdi. Selâtin camilerinin yapımına devlet kasasından takviye olmaz, yalnızca padişahın kişisel serveti kullanılırdı. Önceleri sefere gitmeyen ve ganimet kazanmayan padişahlar selâtin camisi inşa ettirmezlerdi. Ancak bu gelenek, I. Ahmet’in Sultanahmet Camii’ni inşa ettirmesiyle bozulmuş ve ganimet kazanma geleneği 18. yüzyılda tümüyle terk edilmiştir.

Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/yildiz-camii

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website