Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu

İstanbul Üniversitesi’nin Vezneciler’de bulunan kampüsüne girdiğinizde size hoş geldin diyen ve birçok tarihi olaylara tanık olan “Beyazıt Kulesi” bugünde halen görevine devam ediyor. İşte Beyazıt Kulesi’nin kısa hikayesi:

050 (1)

Beyazıt Kulesinden İstanbul

118 METRE YÜKSEKLİKTE
İlk yapıldığında yüksekliği 85 m olan kule, kâgir ve geniş saçaklı ahşap bir külah ile örtülüdür. 1849 yılında kule bugünkü biçimine kavuşmuştur. Sekizgen planlı yuvarlak pencereli üç kat daha eklenmiştir. Böylece kule yukarıdan aşağıya doğru sancak katı, sepet katı, işaret katı ve nöbet katı olmak üzere toplam 4 kattan oluşmuştur. Bu ilavelerle kulenin yüksekliği 118 metreye ulaşmıştır. 1889’da kulenin üzerine demirden gönder çekilmiştir. Girişten nöbet katına giden, toplam 180 basamaktan oluşan ahşap merdiven bulunmaktadır. Diğer üç kata da, toplam 69 basamaktan oluşan ahşap merdivenle çıkılmaktadır.

090

Beyazıt Kulesi önü

360 DERECELİK BAKIŞLA İSTANBUL’U GÖRMEK MÜMKÜN
İçeriye, kulenin küçük pencerelerinden ışık girmekte, nöbet katı 12 pencere ile dışa açılmaktadır. İstanbul’un muhteşem manzarası bu pencerelerden 360 derecelik bakış açısıyla görülmektedir. İlk yapıldığında hava tahminini fenerlerle ilan eden kulede her havanın durumuna göre kırmızı, sarı, sarı, yeşil renklerde fenerler dalgalanırdı. Üzerindeki 4 adet yere paralel demir çubuğun fonksiyonu bu fenerlerin asılmasıdır. Fenerlerin renkleri hava tahmini özetler.

20 GÖREVLİ YER ALIRDI
1849 yılındaki zelzelede hasara uğrayan kulenin, geniş saçaklı, ahşap örtülü külahı değiştirilerek; sekizgen planlı, yuvarlak pencereli, yukarıya doğru daralan üç kat şeklinde yeniden tasarlanarak inşa edildi. 1889 yılında da ise kuleye bayrak direği eklendi. Yangın kulesine ‘yangın köşkü’; ’yangın köşkü’ gözcülerine de ‘köşklü’ denirdi. Beyazıt Yangın Kulesi’nde 20 köşklü bulunurdu. Kulelerdeki odalarda yatar kalkarlardı. 1923’e kadar köşklüler kulelerdeki görevlerine devam ettiler.

014 (1)

Basamaklardan çıkarken…

 

Kulenin Beyazıt meydanına bakan bölümünde Sultan II. Mahmud tuğralı kitabe bulunmaktadır. Yesarizade Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan kıta nazım biçiminde kaleme alınmış olan kitabenin hat yazısını da yine Yesarizade Mustafa İzzet Efendi yapmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website