İlmi o kadar seven bir alim düşünün ki ilme adeta yapışmış onu bırakmıyor. İşte böyle birini gördüğü için Osmanlı Padişahı Sultan II.Beyazıt bu zata YAVSİ lakabını takıyor. Yani KENE gibi ilme yapışmış manasına. Padişahın özel teveccühüne mazhar olan bu zat Çorum’un İskilip ilçesine bağlı Bağözü mevkiindeki İmâd (Direklibel) köyünde doğan asıl adı Muhyiddin Muhammed’dir. Yavsî lakabı kendisine, Bursalı Mehmed Tâhir’in bizzat İskilip halkından duyup naklettiğine göre ilme kene (yavsı) gibi yapışmasından dolayı II. Bayezid tarafından verilmiştir. Kendisi Sultan Fatih döneminin meşhur âlimlerinden Ali Kuşçu’nun damadı ve ünlü Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin da babasıdır. İstanbul’un Fatih İlçesinde Şeyh Yavsi Tekkesi ve Haziresi vardır.

SULTAN II. BEYAZIT’E PADİŞAHLIĞINI MÜJDELİYOR
Ebussuud Efendi’nin babası Şeyh Muhyiddin Yavsi, Fatih Sultan Mehmed’in oğlu Şehzade Bayezıd’ın Amasya sancak beyliği esnasında Şehzade’nin sevgisini ve dostluğunu kazanmıştır. Taşköprizâde, Şeyh Yavsî’nin 885’te (1480) İskilip’ten hacca giderken Amasya’da sancak beyliği yapan II. Bayezid ile görüştüğünü, bu görüşme esnasında, “Hicaz dönüşünde sizi saltanat tahtında oturur halde buluruz” diyerek onu padişahlıkla müjdelediğini aktarır. Sultan İkinci Bayezıd tahta geçtikten sonra Şeyh Muhyiddin’i İstanbul’a davet etmiş ve kendisine İstanbul –Fatih’te büyük bir zaviye yaptırıp mülk olarak vakfetmiştir. Yavsî Baba Tekkesi daha sonra Abdülmecid Sivâsî’nin burada şeyhlik yapmasından dolayı Sivâsî Tekkesi adıyla tanınmıştır. Ebüssuûd Efendi  babasının bu tekkedeki meşihatı döneminde dünyaya gelmiştir.

Sultan, Şeyh Muhyiddin’in sohbetlerinden büyük zevk alır. Zamanın meşhur devlet adamları ve âlimleri de şeyhin sohbetlerine iştirak ederler ve şeyhin dergâhı sohbet dinlemeye gelenlerle adeta dolup taşar. Şeyh Muhyiddin, Sultan Bayezıd’a yakınlığından dolayı ‘Hünkar Şeyhi’ lakabıyla anılır. Meşhur tarihçi Hoca Sadeddin Efendi bu durumu, ‘Sultanların şeyhi, şeyhlerin sultanı olmuş, herkesin gönlünü kazanmıştır’ sözüyle ifade eder.

TEKKE VE HAZİRE YENİDEN İHYA EDİLİYOR
İstanbul İli, Fatih İlçesi, Yavuz Selim Mahallesi, 1459 ada, 22 parsel üzerinde, eski Darüşşafaka Lisesi bahçesinde yer alan Sivâsî Tekke Mescid’ini (Şeyh Yavsî Tekkesi) İSTED Derneği tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yapılan protokol ile 2012 yılında ihya süreci projelendirme çalışmaları ile başlatılmıştır.  2015 yılında ihya projeleri onay süreci tamamlanmış ve 2017 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ihya edilmeye başlanmıştır. Tekkenin haziresi de tamamlanmış olup yakında açılacaktır.
ESERLERİ:
Şeyh Yavsi, gerek tasavvufta gerekse şerri ilimlerde kendisini iyi yetiştirmiş dönemin en meşhur mutasavvıfları arasına girmiştir. Bursalı Mehmet Tahir onun ilmi yönünü belirtmek için iki kanatlı, iki manevi yol takip eden manasına gelen. “Zül Cenaheyn” tabirini kullanmıştır.
1. Taĥķīķu’l-ĥaķāǿiķ fî şerĥi keşfi esrâri’d-deķāǿiķ. Bedreddin Simâvî’nin Vâridât-ı Kübrâ’sının Arapça şerhidir.
2. Risâle-i Aĥvâl-i Sülûk. 3. Esmâ-i Ehlullāh
TASAVVUFLA İLGİLİ SÖZLERİ

“Bil ki, maksuda ulaşmak, ancak kelime-i tevhld ile olur. Çünkü salik, fena ve
beka mertebesine ancak perdeyi kaldırarak ulaşabilir. Perde .nefy (La ilahe) ile
kaldırır; hak, ispat (illallah) ile sabit olur.~• Zira Rabb’ı beşeri vasıflardan uzak
kılma salikin özel durumudur. Ve o Şeyhu’l-Ekber(İbn Arabinin)
(ö.638/1240) bazı kitaplarında tasrib ettiği gibi niraca yükselmenin yoludur.

Kaynak: http://www.isted.org.tr/ihyasi-suren-eserler/sivasi-tekkesi-ve-sarnici-1514/detay
Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/seyh-yavsi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website