İstanbul’da bir zamanlar müze deyince aklımıza sadece Topkapı Sarayı müzesi geliyordu. Özel müze neredeyse hiç yoktu dersek yeridir. İstanbulumuzda özel müzeler sayıları azda olsa artıyor diyebiliriz. Oyuncak müzesi, uçurtma müzesi, sanayi müzesi derken artık otomobil müzeleri de var. Hem de birkaç tane. İşte bunlardan bir tanesi Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi:

1926 YILINDA İLK SERİ İMALATI YAPILAN OTOMOBİL
Her biri otomobil tarihinde kilometre taşı olmuş klasiklerle dolu olan Ural Klasik Otomobil Müzesi 2000 yılından beri Tarabya’daki adresinde hizmet veriyor. Müzenin en önemli özelliği otomobil müzesi için yapılmış olan tek müze diyebiliriz. Müzede sizi 1926 yılında ilk seri imalatı yapılmış olan “KÜLÜSTÜR” karşılıyor. Tasarımında başlıca bir yenilik yapılmadan 19 sene içinde 15.484.781 adet üretilen, halk arasında “Tin Lizzie” (külüstür) adı verilen Model T, bugün kullanmakta olduğumuz üç pedal sistemini milyonlarca sürücüyle tanıştıran otomobildir. Müzede 1926 örneğinden başka, yurdumuzda 10 civarı Model T bulunmaktadır.

60’IN ÜZERİNDE KLASİK OTOMOBİL VAR
1920-1970 arası döneme ait 60’ın üzerinde otomobilin sergilendiği, klasik otomobil tutkunlarının mekânı olarak bilinen müze, dekorasyonu ve barındırdığı eşsiz güzellikteki koleksiyonuyla toplantı, özel yemek, kokteyl, yaş günü partileri ve özellikle düğünler için kusursuz hizmet veren alternatif bir mekân olmayı da sürdürüyor.

Türkiye’nin sayılı klasik otomobil müzelerinden biri olan Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi’nde her biri bir hikâyeye sahip olan otomobillerin yanı sıra o dönemi yansıtan aksesuar ve otomobil parçaları da yer alıyor. 2 bin metrekarelik bir alana kurulu olan müze zamana karşı direnen, yaşayan otomobillerin sergilendiği, dönemin eğlenceli müzikleri eşliğinde gezilebilen bir kültür durağı.

Müze tasarlanırken klasik otomobiller ve ait oldukları dönemlerin yaşam biçiminden yola çıkılarak, klasik ve moderni buluşturan bir çizgi yakalandı. Aynı zamanda mekânın aydınlatılmasında da önemli rol oynayan neon reklam panoları, jant kapağı koleksiyonu ve dev reklam panolarıyla beraber bir ahenk oluşturuldu.

50’Lİ VE 60’LI YILLARI DA GÖREBİLİRSİNİZ
Amerikan klasiklerini sergilemek için kullanılan A Blok’un ortasında 50’li ve 60’lı yılların Amerika’sında “diner” denilen fast-food restoranların kopyasının birebir olarak dizayn edilmiş olduğu bir bar bölümü bulunuyor. Aynı bölümün arkasındaki maket otomobil koleksiyonu da müzenin gözde bölümlerinden biri. Avrupa otomobillerin sergilendiği B Blok’un üst katında Avrupa zevkini yansıtan, daha sıcak malzemelerden oluşmuş. Müze amacına uygun bir kütüphane, piyano, koleksiyon değeri olan eşyalar ve minik bir klasik otomobil yarış pisti yer alıyor.
Müze de ayrıca motosikletlerden de farklı modeller bulunuyor.

Müze ile ilgili detaylı bilgi için: http://atamanmuseum.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website