İstanbul’u adım adım gezerken birçok tarihi eserler görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Fatih İlçesi Şehremini semtini gezerken yol ortasında bir su terazisi gördük. Her halde Bizans döneminden kalmıştır çoook eskidir derken, aaa bir de baktık ki Osmanlı döneminde yapılmış. Üstelik bu su terazisinin çeşmesi de varmış. İşte kaybolan çeşmenin hazin hikâyesi:

NEDEN SU TERAZİSİ?
 Şehremini’de Deniz Abdal Çeşmesi Sokak üzerinde yer alan su terazisi bugün kendisi var ama çeşmesi olması gerekirken zaman içinde kaybolmuş. Zaten yolun ortasında durduğuna bakılırsa yakında bu su terazisinin de kendiliğinden yıkılması bekleniyor sanırım.  Peki, neden su terazisi yaptırılıyor? Su terazisine neden ihtiyaç var? İşte cevabı: “İstanbul’a suyun kaynağı rakımı yüksek tepelerdi. O alanlardan kemerler ve künklerle kente getiriliyordu.  Su kaynaklarından şehre doğru doğal eğimle hareket eden su, şehir içinde kulelere çıkartılıp yavaşlatılıyordu. Bu kulelere “su terazisi” deniyor.”
DENİZ ABDAL KİMDİR?
Deniz Abdal, Anadolu Alperenlerindendir. İstanbul’a ve denize âşık biriydi. Fethi duyunca koşup gelerek orduya katılmış, fethin ön saflarında “Bize kâfirin oku işlemez! Bizi kâfirin kılıcı kesmez!” diye naralar atarak savaştığı rivayet edilir. Cami ise bu kişinin medfun olduğu evin karşısına inşa edildiğinden bu isimle anılır olmuş. Caminin imarı ile bir ilişkisi yoktur. Cami, 1551 yılında Mimar İlyas Bey tarafından yaptırılmıştır. Fatih Sultan döneminin velilerinden Deniz Abdal semtteki yaygın tanınırlığından dolayı hem cami hem de mahalle O’nun ismiyle anılır olmuştu. Deniz Abdal Çeşme Sokağında Osmanlı döneminden kalma bir su terazisi de mevcuttur. Fakat bugün çeşmesi ve camisi maalesef yok. İSTED tarafından inşallah yaptırılması için çalışmalar devam ediyor. Su terazisi bugün hala ayakta ama  cami ve çeşme, 1956 yılında; Adnan Menderes Dönemi’nde Millet Caddesi açılırken sayısız Osmanlı Dönemi eseri gibi yıkılmış ve tarihe karışmışlardır.
VE FATİH’DE KAYBOLAN BİR DİĞER SU TERAZİSİ
İstanbul’da sahip çıkamadığımız o kadar çok tarihi eser var ki, ya sahip çıkamadığımız için bakımsızlıktan yıkılmış ya da biz onu işyeri ya da ev yapmak için yıkmışız.

 

 

 

 

 

 

 

İşte aşağıdaki fotoğrafta da görüleceği gibi tarihi su terazisini yıkıp yerine bina yapmışız. Üzülecek bir durum değil mi?

 

 

 

 

 

Kaynak.
http://www.hayalleme.com/kaybolan-su-terazisi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website