İstanbul’a ilk kahve geldi nereden geldi, nasıl geldi onları anlatmayacağım. Ama geçtiğimiz günlerde Tahtakale’yi gezerken önümüze bir han çıktı. Yahu bu han daha önce var mıydı? Bir gece de han mı yapıldı buraya? Yok, elbette değil. Yüzyıllar önce vakfedilen bu han şimdilerde tekrar işlevsel hale getirilmiş emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bu hanının tarihini araştırınca ortaya hep yaptıran kişi ile ilgili ilginç bilgiler hem da kahve ile ilgili güzel bilgiler elde ettik. İşte detaylar:

İLK KAHVE BU HANDA KAVRULDU
1671 yılında Kazasker Abdülkadir Efendi Vakfı tarafından vakfedilen bu hanın en büyük bir diğer özelliği ise daha önce burada Bizans dönemin de ocak bulunması. Farklı dönemlerde, Tahmis Han, Emin Han ve Hasırcılar Han olarak da biliniyor. Tarihi kayıtlara göre bir dönem burada altın da eritilmiş.  Yine kaynaklara göre iki kat olduğu belirlenen yeni adıyla Beta Yeni Han, geçirdiği yangınlarda üst katını önemli ölçüde kaybetmiş ne yazık ki. İkinci kata işaret eden bazı fiziksel kalıntıları hala barındırmaya devam eden han, 1894 depreminde de zarar görmüş, tehlikeli görünen köşeler dönemin belediyesi tarafından yıkılmış. Geçirdiği birçok tahribat sonrası onarımı yapılsa da günümüze yalnızca tek katı büyük hasar görmeden gelebilmiş. Peki, hanın en önemli özelliği ne derseniz eğer o dönemde kahvenin ilk işlendiği, depolandığı, kavrulduğu, öğütüldüğü ve satıldığı yer olarak biliniyor.

YENİDEN İHYA EDİLDİ
Yapı, Tahtakale Semti’nde Mısır Çarşısı ve Rüstem Paşa Camisi’ni birbirine Hasırcılar Caddesi’nde yer alan han, güneyde Tahmis Çıkmazı, doğuda ise Fındıkçılar Sokağı ile çevrelenmektedir. Vakıflar tarafından geçtiğimiz günlerde tadilat ve yeni düzenlemeler yapıldıktan sonra açılan han özel bir kuruluşa da kiralanmış. Burada şu an yine kahve ve çay satışı yapılıyor. A
vlusuyla daha ilk bakışta dikkat çeken han, yaklaşık 1.366 m2’lik bir alana sahip ve 21 bağımsız mağazadan oluşmaktadır. Mısır Çarşısı’nın batı yönündeki çıkışından, Rüstempaşa Camii’ne kadar uzanan aksın içinde yer alan şimdiki adıyla BETA Han, yeniden işe yarar duruma gelmenin mutluluğunu yaşıyor.

Mısır Çarşısı kuzey çıkışında kümelenen kahvecilere izafen bölgeye kahve satılan ve/veya kavrulan yer anlamına gelen Tahmis ismi verilmiş, hanın yanındaki çıkmaz da bu isimle anılagelmiştir. Bu bakımdan han bazı kaynaklarda Tahmis Han olarak da geçmektedir. Nitekim yapıda devam eden araştırmalar sırasında bulunan fırınlar, burada kahve kavuran esnafın yer aldığını düşündürmektedir. Evliya Çelebi, İstanbul’da iki tahmisin bulunduğunu bunlardan eski olanın Tahtakale’de yer aldığını, diğerinin ise Yeni Cami civarında olduğunu bildirir. 1882 tarihli haritada burası “Tahmishane” olarak isimlendirilmiştir.

Açık adresi ise şöyle; Tahtakale Mahallesi, Hasırcılar Cad. No:23, 34116 Fatih/İstanbul

KİM YAPTIRDI?

Bu hanı yaptıran Babazade Senayî Abdülkadir Efendi diye bilinir. Sinaneddin Yusuf bin Şeyh Mehmed’in oğludur. Tahsilinden sonra müderris ve molla oldu. 1068’de (1657/58) İstanbul kadısı olup senesinde azledildi. Birçok kez devlette görev aldı. Daha sonra 4.Mehmet döneminde İstanbul’da vefat etti. Mezarı Edirnekapı mezarlığındadır. İstanbul’da yine kendi adıyla yaptırdığı cami ve birkaç hayratı daha bulunmaktadır. Allah rahmet eylesin. Vakfı daim olsun.

 

 

Kaynak: https://cayaski.com/beta-yeni-han/

https://www.eyupsultan.bel.tr/tr/main/pages/abdulkadir-efendi/1161

https://nurtendemirel.blogspot.com/2019/07/beta-yeni-han-tahmis-han.html

 

https://www.academia.edu/35814138/%C4%B0stanbul_Tahtakale_Yeni_Han_Tahmis_Han%C4%B1_Mimarl%C4%B1k_Tarihi_Raporu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website