İstanbul'daki “mahyaların” yağlarının saklandığı yer neresiydi?

Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu

İstanbul’da Padişahlar tarafından yaptırılan (Selatin Camileri) Camilerinde iki minare arasında Ramazan ayında “Mahya” gerildiğini biliyoruz. Peki, hiç düşündünüz mü, bu kadar cami var ve bu kadar camide yanan kandiller için “yağ” gerekiyor. Acaba bu kandillerin yağının deposu nerede, bu yağlar nerede saklanıyor ve niye burada saklanıyor? İşte ilginç bir detayı sizler için paylaşıyoruz.

eski hali

İstanbul’da bulunan Pervtevniyal Valide Sultan Camii, İstanbul’da yanan kandillerin ihtiyacı olan “Zeytinyağlarının” depolandığı bir yer aynı zamanda. Niye bu camide depolanıyormuş derseniz. Bunu aradan geçen uzun yıllar sonra yapılan restorasyon sırasında keşfediliyor. Caminin tadilatı sırasında yapılan kazılarda büyük küpler çıkıyor. Acaba bu büyük zeytinyağı küplerinin burada işi neydi? İşte yapılan araştırmada bu küplerin mahyaların ihtiyacı için gerekli olan Zeytinyağı Küpleri olduğu anlaşıldı. Bu küplerin burada saklanmasının sebebi ise buranın zemininin çok sağlam olması ve uzun yıllar beklemesine rağmen sarsıntı ve depremlerden etkilenmemesi olarak gösteriliyor.
VE CAMİNİN KISA HİKAYESİ
Sultan II. Mahmut’un eşi ve Sultan Abdülaziz’in annesi olan Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılan cami. Cami 1869-1871 yılları arasında inşa edildi. Caminin banisi Pertevniyal Sultan, oğlu Sultan Abdülaziz’in tahta çıkmasıyla birlikte valide sultan olmuş ve İstanbul’a hayır eserleri kazandırma geleneğine uyarak kentin muhtelif semtlerinde sebiller ve çeşmeler yaptırırken, İstanbul’un sonuncu valide camii olan bu camiyi yaptırmak da ona nasip olmuş. Valide Sultan. Büyük törenlerle caminin temeli atılırken Pertevniyal’de kılık değiştirerek tam da meydanı karşıdan gören bir evden töreni izliyormuş. Tek şerefeli iki minaresi, Dolmabahçe Camii’nin minarelerinden daha geniş tutulmuştu. İç mekân bakımından da bu camiden daha genişti. Tek kubbesi yüksek, fakat küçüktür. Neogotik yüzey bezemeleri bu camiye ayrı bir güzellik kazandırır. Aynı bezeme zenginliği ve güzellik caminin iç kısımları için de geçerlidir. Altın yaldızla parlatılan mavi rengin egemen olduğu kalem işi süslemeler, iç mekanı baştan sona süslemektedir. Caminin Aksaray Meydanı`na bakan avlu kapısı, İstanbul’daki camiler için pek alışılmadık ve aynı zamanda da göz kamaştırıcıdır. Bu kapı Osmanlı taş oyma sanatının nadide ürünlerindendir. 1956-59 arasındaki Aksaray Meydanı düzenlenmesi esnasında sebil gibi camiye ait bazı unsurlar kaldırılmış veya yeri değiştirilmiştir. Caminin çevresindeki eserler bir çeşme, bir kütüphane ve Pertevniyal Sultan’ın kendisi için yaptırdığı türbeden oluşmaktadır. Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi’ne taşınmıştır. Trafikten en çok etkilenen cami bu camidir.

indir
“NALINCILIKTAN” VALİDE SULTANLIĞA
Bazı kaynaklar da Pertevniyal’den “Nalıncı Besime” olarak bahseder. Anne-babasının ölümünün ardından bir hamamda nalın yaparak geçinen Besime’nin bir gün tesadüf Padişah’ın arabasının önünden geçtiği ve onu gören Sultan Mahmut’unsa kızı saraya aldırdığı. ismini de “Işığa, iyiliğe nail olan” anlamına gelen “Pertevniyal”le değiştirdiği söylenir
Oğlunun 1876 yılındaki ölümünün ardından kimsesiz kız çocuklarını yetiştirmeye adamış kendini. Öldüğünde 70 yaşını geçmiştir. Tarihler 4 Şubat 1883’ü gösteriyordur. Camisinin yanındaki türbeye gömülür.
ÖLDÜKTEN SONRA DA RAHAT YOK
Biricik oğlu Abdülaziz’in ölümünden sonra Pertevniyal Sultan’ın peşini bırakmayan hüzün, sanki ölümünden sonra da onu takip etmiş gibi son istirahatgahı olan türbesi, 1926-29 yılları arasında, tramvay yolunun genişletmesi sırasında geriye çekilmiş. H. Prost’un İstanbul’daki imar çalışmaları sırasında yerine yeniden alınırken 1958’de ise yıkılmış ve yıkılan parçalar Laleli’deki III. Selim Türbesi’nin haziresine nakledilmiş. Valide Sultan’ın naaşı ise Topkapı Sarayı Silahdar Hazinesi’nde bir süre korunmuş, 1967’de eşi II. Mahmut Türbesi’ne, sultanın sandukasının altına gömülmüş. Kalan parçalar kullanılarak türbenin yeniden inşa edilmesinin ardından sultanın naaşı da asıl yerine camisinin avlusundaki türbesine taşınmış tekrar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir