Fatih İlçesi Darüşşafaka Sokaktan geçerken bu büyük tarihi binayı görmeden gitmeyiniz. Korkmayın içine girin ve güler yüzlü güvenlik görevlisinden rica ederseniz daha doğrusu o size teklif ediyor, tarihi bina önünde fotoğraf da çektirebiliyorsunuz. 155 yıllık ecdad yadigarı bu binada kimler yetişti kimler. Ne âlimler, ne sanatçılar, siyasetçiler. Burada kimler okuyabiliyordu derseniz eğer yoksul ve kimsesiz yetim, öksüz çocukların hem şefkat yuvası hem de ilim yuvasıydı burası. İşte buranın çok ilgi çekici hikayesi şöyle:

SULTAN ABDÜLAZİZ’İN FERMANI İLE KURULDU
Yusuf Ziya Paşa, Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa, Sakızlı Ahmet Esat Paşa ve Ali Naki Efendi tarafından “Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye” adlı dernek, 30 Mart 1863 tarihli padişah fermanıyla kuruldu. Amacı; yoksul ve yetim çocukların eğitim-öğretimine destek olmaktı. Pek çok Osmanlı paşası ve aydınının üyesi olduğu Dernek, Türkiye tarihinin eğitim alanındaki ilk sivil örgütlenme örneğini oluşturdu. Başlangıçta amaç; Kapalıçarşı ve çevresinde çalışan çırakların okutulmasıydı. Beyazıt’taki eski Valide Mektebi binası onarılarak derslere başlandı. Okul, tek derslikte faaliyet gösteriyordu. Derslere gelenlere her türlü ders aracını Cemiyet sağlıyor, ders verenler de para almıyordu. Türkiye’de ilk halk okulu sayılan bu “çırak mektebi”, 1873’e kadar eğitime devam etti.

Sultan Abdülaziz’in yaptığı bağışla satın alınan Fatih’teki arsaya inşa edilmek üzere İtalyan mimar Barironi’nin tasarladığı ve planını Dolmabahçe Sarayı’nın mimarbaşı Ohannes Kalfa’nın çizdiği binanın inşaatına başlandı. Okul binası, kız ve erkek öğrencilerin aynı çatı altında eğitimlerine uygun, çağın çok ilerisinde imkânlara sahip ve bu büyüklükte bir eğitim kompleksi olarak düşünülmüş ilk binadır.

54 ÖĞRENCİ İLE EĞİTİME BAŞLADI
Darüşşafakat’ül İslamiye, parasız yatılı, özel statülü bir okul olarak, açılışta alınan 54 öğrencisiyle 29 Haziran’da Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin verdiği ilk dersle öğretime başladı. Eğitim ve öğretim programı iptidai (ilkokul), rüştiye (ortaokul) ve idadi (lise) programlarını içine alacak şekilde hazırlanmakla birlikte, Maarif Nezareti’ne bağlı okullarda uygulanan programın üstündeydi. Toplam sekiz yıl olan okulda son iki yıl “âli” sınıflarını oluşturmaktaydı ve programı yüksekokul programına göre hazırlanmıştı. Bu sebeple 1894 yılına kadar Darüşşafaka’yı bitirenler yüksekokul mezunu sayılmıştı. Ayrıca son sınıf, “Telgraf Fen Mektebi” adını taşımaktaydı ve 1873-1894 yılları arasında Okul, bir “telgraf fen mektebi” hüviyetini kazanmıştı.

1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞINDA EĞİTİM
“93 Harbi” diye bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Darüşşafaka’da eğitimi etkiledi. İşgale uğrayan topraklardan binlerce göçmen İstanbul’a geldi. Binden fazla kız ve erkek çocuk, Cemiyet tarafından Darüşşafaka binasına yerleştirildi. Zaman içinde bir kısmı başka yerlere gönderildi ve erkek çocuklardan annesiz-babasız olanlar, Okula alındı. Okul asli işlevine döndü. Bu koşullarda Okulda altı ay kadar (çoğu subay olan öğretmenler, cepheye gittiğinden) bazı sınıflarda ders yapılamadı.

 

2.ABDÜLHAMİT HAN’IN HİMAYESİNDE DAHA DA GÜÇLENİYOR
Bakanlar Kurulu’nda Mekteb-i Mülkiye’nin yüksekokula dönüştürülmesine karar verilmesi üzerine, II. Abdülhamit’e sunulan raporla, Darüşşafaka binasının Mekteb-i Mülkiye’ye verilmesi önerildi. Padişahın hükümete gönderdiği iradede “Darüşşafaka’nın hayırsever kimselerin yardımlarıyla Müslüman yetimlerin eğitim ve öğretimlerini yaptırmak üzere kurulduğu, okulda geceli ve gündüzlü 200’ü aşkın yoksul çocuğun bulunduğu” bildirildi ve bu düşünceden vazgeçilmesi emredildi.

Darüşşafaka, Cemiyet’in mali olanaklarıyla ayakta duruyordu. 1884 yılına Okulu ziyaret eden ve çok memnun kalan Sadrazam Küçük Said Paşa’nın girişimiyle, Darüşşafaka’nın bazı eksikleri, devlet hazinesinden karşılandı. II. Abdülhamit, o yıl mezun olan altı öğrenciyi kabul etti ve öğrenciler, kendi yaptıkları tabloları –teşekkür mahiyetinde- Padişah’a verdi. Bu tarihten sonra Darüşşafaka’dan her yıl mezun olanların isimlerini ve tablolarını Padişah’a takdim etmeleri gelenek haline geldi.

Padişah Abdülhamit, Darüşşafaka’yı himayesi altına aldı. Devlet, imtiyaz alan şirketlerin Darüşşafaka’ya nakdi yardım yapmaları usulünü başlattı ve mali sıkıntı sona erdi.

 

SULTAN ABDULHAMİT’DEN SONRA OKUL SAHİPSİZ KALDI
Osmanlı Hükümeti, bir öğrenci direnişi yüzünden Darüşşafaka’ya el koyarak yönetimini Maarif Nezareti’ne bağladı. Parasız öğretmenliği kaldırdı. Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye dağıldı. Darüşşafaka’nın bir devlet okuluna dönüşmesiyle kuruluş amacından sapıldı. Okula analı- babalı ve bazı ileri gelen ailelerin çocukları da kaydedildi. Bu durum II. Meşrutiyet’e kadar sürdü.

1914’ten 1916 yılına kadar okulun geçimi Hükümetçe kısmen karşılandı. Savaşın sonuna doğru mali sıkıntı iyice arttı fakat yardımlarla idare edildi. Bu sırada, eğitim sekiz yıldan on yıla çıkarılarak son sınıflara öğretmenlik mesleğiyle ilgili dersler kondu ve Darüşşafaka bir yüksek öğretmen okulu hüviyetine büründü. 1919 yılında Darüşşafaka’da eğitim tekrar sekiz yıla indirildi.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Kanunu eğitim düzenini bütünlemeyi, laikleştirmeyi, tarih ve dil konularında ulusallığı öne çıkarmayı amaçlıyordu. Cemiyet Yönetim Kurulu öğretim programında bu yönde çok kapsamlı değişiklikler yapılmasını kararlaştırdı. Darüşşafaka “tam devreli lise” haline getirildi, özel lise konumunda devlet lise ve ortaokullarının programını uygulamaya başladı ve Darüşşafaka Lisesi adını aldı. Bu değişiklikler Maarif Vekâleti tarafından onaylandı ve okulun mezunları İstanbul Üniversitesi ile yüksekokullara resmi lise mezunları gibi sınavsız kabul edilmeye başlandı.

TÜRK AYDINLARI DARÜŞŞAFAKA’DA ÖĞRETMENLİK YAPIYOR

Üstlendiği misyonla toplumun herkesiminden takdirini kazanan Darüşşafaka’yı pek çok asker, şair, yazar, bilim adamı ve sanatçı da dönem dönem gönüllü öğretmenlik yaparak destekledi. Bunlardan arasında Namık Kemal, Ressam Agâh Efendi, Ahmet Mithad, Salih Zeki ve Yahya Kemal Beyatlı gibi ülkemizin yetiştirdiği büyük aydınlar da bulunuyor.

TARİHE MAL OLMUŞ BAZI DARÜŞŞAFAKALILAR

Matematikçi Salih Zeki, ultrasonografinin öncüsü Prof. Dr. Adnan Sokullu, ressam Mahmut Cûda, ressam Muhittin Sebati, Türk edebiyatının kilometre taşlarından Ahmet Rasim, edebiyatçı Vasfi Mahir Kocatürk,Türkiye’nin ilk çocuk psikiyatri Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu, matematikçi Mehmet İzzet, maliyeci Hasan Ferit, edebiyatçı İsmail Safa, edebiyat eleştirmeni Berna Moran, bestekar Ahmed Avni Konuk, Kazım Uz, Cumhuriyet tarihinin ilk şehir tarihçisi ve Türk belediyeciliğinin önemli ismi Osman Nuri Ergin, tiyatro sanatçısı İhsan Devrim,  karikatürist Tekin Aral, yönetmen Tolga Aşkıner, yönetmen Turgut Yasalar, Başbakanlık Müsteşarı ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz ve daha nice ismin hayatı Darüşşafaka’da aldıkları eğitimle değişti.

DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN https://www.darussafaka.org/hakkimizda/cemiyet/tarihce

http://www.dunyabizim.com/hikmet/7842/darussafaka-lisesinden-kimler-gelmis-gecmis

 

https://www.darussafaka.org/fark-yaratin/mezunlarimizdan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website