İstanbul’da hanımlara özel tek kütüphane

 Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

Dünyada sayılı kütüphaneler arasında yer alan İstanbul Kadın Eserleri Kütüphanesi birçok yönüyle diğer kütüphanelerden farklı… Gerek binası gerekse içerisinde bulunan kitap, doküman ve belgelerin içeriği açısından her yıl hem Türkiye’den hem de yurtdışından araştırmacıların ilgi odağı. Kütüphanenin tek bir sıkıntısı var o da İstanbul’dan bayan okuyucuların sayısının az olması… Kadın Eserleri Kütüphanesi Başkanı Tuba Çavdar Karatepe ile kısa bir söyleşi yaptık:

  

Türkiye’nin ‘kadın belleği’nin toplandığı Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi’nin birçok yönden hem Türkiye’de hem de dünyada nadir kütüphaneler arasında yer alıyor. Kadın Kütüphanesi’nin 22 yılda kadın konusundaki belgelerden oluşan ilk ve en büyük koleksiyonu oluşturması, ülkemiz açısından çok önemli bir kazanım. Bu koleksiyon kitap, arşiv, süreli yayınlar, efemeralar, 22 yıllık basın taramasından oluşan gazete kupürleri, kadın örgütleri koleksiyonu, özel arşiv koleksiyonu, görsel koleksiyonlar (kartpostal, afiş, fotoğraf, dia, video, kaset) ve sanatçı, yazar ve siyasetçi kadınların biyografik dosyalarından oluşmaktadır.

Kütüphanenin Yönetim Kurulu Başkanı Tuba Çavdar Karatepe ile kütüphanenin diğer bilinmeyenleri hakkında bilgi aldık.

İlk defa ne zaman kuruldu?
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve bilgi merkezi Vakfı, 1985 yılında tasarlanmaya başlandı, 1989 yılında Jale Baysal, Füsun Akatlı, Şirin Tekeli, Füsun Yaraş ve Aslı Davaz’ın kuruculuğunda hayata geçti, yasal olarak 1989 Aralık ayında kuruldu. Kütüphane, 14 Nisan 1990 tarihinde Haliç Fener’de Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği ve bugün de kullanılan tarihi binada açıldı.

Kuruluş amacımız, vakıf senedinde de belirtildiği gibi,”Kadınların geçmişini iyi tanımak, bu bilgileri bugünün araştırmacılarına derli toplu bir şekilde sunmak ve bugünün yazılı belgelerini de gelecek nesiller için saklamaktır” şeklinde ifade edilmiştir.

 

Binanın geçmişi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Binanın tarihi konusunda kesin bilgilerimiz yok. Muhtemelen eski fener ahalisinin ya da Fenerli beylerden birisinin kullandığı evlerden. 1992 yılında ödül alan bir çalışma ile restore edilmiş bir bina.

Kütüphanedeki kitap ve dokümanların farklılığı nelerdir?

Kütüphane ve arşiv koleksiyonumuzda kitap, nadir eser ve süreli yayınlar yanında, özel arşivler ve aile arşivleri, kadın örgütleri, kişisel kadın dosyaları, kadın yazarlar, kadın sanatçılar, öncü kadınlar, politikacı kadınlar, kadın konulu tezler, makaleler, afişler, sözlü tarih çalışmaları, görsel-işitsel arşiv malzemeleri, gazete kupürleri, efemera ve gri yayınlar bulunmaktadır. Koleksiyonun oluşturulmasında, kadın tarihi ve çalışmalarına kaynaklık edebilmek amacımız dikkate alındığından, ülkemiz kütüphaneler ve arşivlerinde bulunması zor olan kitap ve belgeleri edinmek ve hizmete sunmayı öncelikli hedefimiz olarak söyleyebiliriz. Türkiye’de aile/kişisel arşiv geleneği yeni yeni önem kazandığından, özellikle kadın arşivlerinin kazanılması için gayret sarf ediyoruz.

Dışarıdan bağış ya da kitap desteği alınıyor mu?

Kadın Eserleri Kütüphanesi bir yandan kadınların geçmişlerine ait belgeleri toplamak için özel bir çaba harcarken, diğer yandan da büyük bir hızla geçmişin belgelerine dönüşecek olan günümüzün belgelerine de aynı bilinçle yaklaşıyoruz. İşte bu süreçte Kadın Eserleri Kütüphanesi’nin rollerinden biri de kadınlara kendisine ait bir belgeyi tanımlama bilincini kazandırmak, kadınlarla belgeler arasında bağ kurulmasını sağlamaktır.

 

Özel arşivlerden yararlanmak için, arşivi bağışlayanlar ile vakıf arasında imzalanmış protokole bağlı kalıyoruz.Kütüphanemizin web sayfasından koleksiyonlarımız konusunda daha geniş bilgi almak da mümkün…

Biraz da ziyaretçiler hakkında bilgi alabilir miyiz? Sanırım en az ziyaret eden ya da faydalanan hanımlar mı? 

Kütüphanemiz herkese açık.

Ancak, bir özel konu kitaplığı olduğumuz için, okuyucu sayımız doğal olarak bir halk kütüphanesi gibi olmayacaktır. Bir ay, sadece 60 okuyucumuz olurken,  bu sayı diğer ay fazlasıyla artış gösterebiliyor.

Kadın konulu  çalışmalar yapanlar; bunlar akademik çalışma yapanlar ya da özel araştırmacılar olabiliyor, üniversite öğrencileri (lisans ya da lisansüstü) biyografi yazarları, bazen semt ya da şehir tarihi yazarları, belgesel film yapımcıları, basın mensupları kütüphanemiz kullanıcıları arasında sayılabilir.

Yabancı okuyuculardan da talep oluyor mu?

Her ülke ve yaştan ziyaretçilerimiz oluyor.

Geçen ay, Amerikalı bir grup kadın, Türkiye’nin ilk kadın kütüphanesi olduğumuz için ziyarete geldi. Yine geçen sene Pakistan’dan gelen bir grup kadın araştırmaları yapan akademisyen ziyaretçimiz oldu.

İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere… Gibi ülkelerden ziyaretçilerimiz oldu… Kütüphanemize gelemeyen okuyucularımıza e-posta yoluyla da bilgi veriyoruz, taleplerini kurallarımız çerçevesinde karşılamaya çalışıyoruz.

İstanbul’daki kadın eserleri kütüphanesi ile diğer ülkeler de bulunan kadın eserleri kütüphanesi hakkında bir karşılaştırma yapmamız mümkün mü?

 Aletta (Hollanda); Glasgow Women’s Library, The Women’s Library (Londra), La Bibliothéque Marguerite Durand (Paris) ilk akla gelenler…

Bu kütüphaneler, koleksiyonları itibariyle son derece zengin kütüphaneler. Ayrıca, kütüphaneci ve arşivci istihdam edebiliyorlar, çoğunun düzenli gelirleri var. Biz, bir vakıfız. Sadece bağışlar ile bütçemizi oluşturabiliyoruz. Bu sebeple ne yazık ki kütüphaneci ve arşivci istihdam edemiyoruz. Bütün faaliyetlerimizi gönüllülük esasına göre yapıyoruz. Bu noktada, İBB bize verdiği destek çok önemli. Binanın tahsisi, giderleri ile kütüphane ve güvenlik personelimiz İBB desteği ile sağlanmış durumda.

Öneri  ve tavsiyeleriniz nelerdir

Vakıf yayınlarımız var. Her biri alanında uzman kişilerce özenle hazırlanmış yayınlardır. Bu yayınların daha çok kişiye ulaşmasını arzu ediyoruz. Araştırmacılar kütüphanemize gelerek, ya da e-posta ile bize başvurarak bu yayınlarımızı bağış makbuzu karşılığında elde edebilirler.

Gönüllü olarak çalışmak isteyen kütüphaneci veya arşivcilere de her zaman ihtiyaç duymaktayız.

Kütüphanemiz, resmi tatiller dışında, mesai saatleri içinde hergün açık. Yolu düşen herkesi bu tarihi binada, sanat eserlerinin asılı olduğu okuma salonumuzun tarihi havasını tenefüs ederek, kadın çalışmalarına katkıda bulunmaya bekleriz. http://www.kadineserleri.org/

 

 

 

 

Tuba Çavdar Karatepe
(Doç.Dr. – Kütüphaneci)

Tûba Karatepe, 1963 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktorasını İstanbul Üniversitesi’nde tamamladı. 1993-2005 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik/Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde kütüphane tarihi, Osmanlıca, nadir eserler ile yayın hayatı ve sorunları derslerini verdi.

2005 yılından beri Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde görev yapmaktadır. Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi üyesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website