Çemberlitaş’ın Sırrı Üstünde Değil Altında

Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu

İstanbul Çembertaş’ta bulunan bu sütunun alelade bir taş olmadığını biliyor muydunuz? Tarihin her döneminde bu sütün hep gizemini korumuştur. Öyle ki, Atatürk 1929 yılında yurt dışından arkeologlar getirterek bu taşın hakkında araştırma yapılmasını istedi ama kesin bir sonuç alınamadı. Peki, nedir bu taşın gizemi derseniz. Bu taşın altında İsa a.s ait olduğu sanılan kutsal eşyaların olduğu Hristiyanlar tarafından ki bu inananların sayısı giderek de artmaktadır. Hatta İstanbul’un işgali sırasında 1918 yılında İstanbul işgal altında iken Vatikan’dan bir grup rahip, Çemberlitaş’ın yakınındaki Vezirhan’dan oda kiraladı. Buradan tünel kazıp Çemberlitaş’ın altına gitmek isterlerken yakalanıp sınır dışı edildiler. Evet, bilgiler elbette bu kadar değil, birçok kaynaktan derlediğimiz bilgiler ışığında meğer taşın birçok sırları varmış. İşte detaylar:

unnamed-3

 

OSMANLI DÖNEMİNDE İLK YAZAN TARİHÇİ
 1670 yılında kaleme aldığı “Kitabu tenkih-i tevarihu’l-müluk” adlı eserinde, Hezarfen Hüseyin Çelebi ilk defa bu taştan bahseder. Kitapta yer alan bilgilere göre  İsa a.s ait olduğu ileri sürülen bazı eşyalar İstanbul’u ilk kuran Konstantin’in annesi tarafından Kudüs’ten getirtilerek yerin altında bir oda yaptırılarak buraya gömüldüğünü yazmaktadır.  Daha sonra ise Çemberlitaş ile ilgili bilgileri  “Mecmua-i Fünun” adlı dergide buluruz. Çemberlitaş’ın sırrı 1960’lı yıllarda yine gündeme geldi. Gündeme getiren ise yine bir yayın organıydı: Tarih Mecmuası. Bakın ünlü tarihçi Yılmaz Öztuna, 1 Haziran 1968’de neler yazmıştı: “Hazret-i İsa’nın gerildiği hakiki Haç’ın İstanbul’da Çemberlitaş’ın altında olduğu hakkındaki görüşü kuvvetlendirecek deliller mevcuttur.

PEKİ, TAŞIN ALTINDA OLAN EŞYALAR NELER?
“Ludwig Völkl’in 1957’de Münih’te basılan ’Der Kaiser Konstantin’ adındaki yayında yer verilen bilgiyer göre taşın altında yer alan ve  İsa a.s ait olduğu iddia edilen eşyalar şunlar: “Hazret-i İsa’nın kanının bulaştığı toprak.  Hazret-i İsa’nın havarilerinden Andreas’ın ve İncil’i yazı diline geçiren havarilerden Lukas’ın mantoları .

VE TAŞIN DİKİLİŞ HİKÂYESİ
Tarihi kaynaklara baktığımız zaman taşla ilgili şu bilgileri buluyoruz. İmparator Konstantin  57 metre olan bu sütunu Roma’daki Apollon tapınağından söktürerek, Forum Konstantin’e diktirir yani bugünkü yerine.. İlk yapıldığında sütunun üzerinde güneşi selamlayan Apollon heykeli vardı. Ancak Konstantin 330 yılında İstanbul’a diktirirken kendi heykelini sütunun üzerine koydurmuştur. Daha sonra bu geleneği Bizans İmparatorları Julianus ve Thedosius sürdürerek kendi heykellerini bu sütuna diktirmiş.

Tarih 1081 gösterirken yıldırım isabet etmiş heykele, heykel yanarken sütun ağır hasar almıştır. I. Aleksios Komnenos sütunu tamir ettirerek üzerine kendi heykeli yerine Çemberlitaş üzerindeki haç heykelini koyduracaktır. İstanbul’un fethinden sonra üzerindeki haç indirilmiştir. 1470’li yıllarda 470’li yıllarda

Yavuz Sultan Selim tarafından tadilatı yapılan sütun II. Ahmet zamanında çıkan büyük bir yangınla ağır hasar alır. Daha sonra 2. Mustafa döneminde ise etrafı demir çemberlerle çevrilir. O gün bugündür o sütuna Çemberlitaş denir. Roma’da Apollon sütunu ile başlayan kaderi İstanbul’da Çemberlitaş olarak devam etmiştir.

SÜTUNUN ÜZERİNDE NE YAZIYORDU?
Konstantin heykelinin kaidesinde ise şu yazıyordu: “Ey dünyanın efendisi ve yöneticisi olan Yüce İsa, bu itaatkar şehri, bu asayı ve Roma’nın bütün gücünü sana adıyorum. Roma’yı koru, bütün kötülükleri bizden uzak tut.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir