Cemaatini bekleyen cami “ Molla Gürani Cami”

(İstanbul’un Sırları: 336)

Sabah namazı sonrası kiliseden camiye dönen camileri geziyorduk. Vefa semtinde bulunan Molla Gürani Camisine de gittik. Cami imamı hazırlanmış tek başına namaz kılacakken karşısında 10 kişiyi görünce çok şaşırdı ve ilk defa uzun bir aradan sonra cemaatle namaz kılıyoruz, dedi. Evet, değerli kardeşler İstanbul’daki bu tarihi camilerimizi sabah namazlarında özellikle ihmal etmeyelim gençlerimizi götürelim. İşte Molla Gürani cami hikayesi

Molla Gürani Cami

Molla Gürânî Câmii veya başka adıyla Vefa Kilise Camii İstanbul’un Vefa semtinde, kiliseden camiye çevrilmiş . Kilise iken adı, Aziz Teodoros Kilisesi’dir. Aziz Theodoros’a adanmıştı o dönem.  Vefa Kilise Camii ya da Molla Gürani Cami, Doğu Ortodoks kilisesi formunda olup Yunan haçı planına göre yapılmıştır. İstanbul’un Fethi’nden sonra cami olarak kullanıldı.
ROMA KATOLİK KİLİSESİ OLARAK KULLANILDI
Cami kilise olduğu dönemde  Dördüncü Haçlı Seferi’nden sonra Konstantinopolis’in Latin kontrolünde olduğu dönemde Roma Katolik kilisesi olarak kullanıldı. Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u fethinden kısa bir süre sonra kilise, Fatih Sultan Mehmed’in hocası alim Molla Gürani tarafından cami haline getirildi. Molla Gürani kısa süre sonra İstanbul’un ilk müftüsü olacaktı. Cami daha sonra onun adıyla isimlendirildi. 1883 yılındaki bir yangında ağaç kısımları yandı ve cami tahrip oldu. Binanın kuzey ve güney cephelerindeki yan dehlizler 1833 yangınında yok olmuştur. Yapı 1937 yılında kısmi bir restorasyon gördü. Mozaikleri yeniden keşfedildi ve temizlendi.

KÖMÜRCÜ ESNAFININ KİLİSESİYDİ
İstanbul’daki bazı meslek grupları nasıl ki bugün şehrin belli yerlerini tercih ederek bir araya gelmişse, Bizans devrinde de belli noktalar belli ticaret erbapları tarafından tercih edilirdi. Örneğin, Vefa semtindeki Aziz Theodoros Kilisesi yakınları, kömürcü esnafınca kullanılmaktaydı. Bu yüzden Vefa semtinin bir kısmına Karbonaria adı verilmişti. Kaldı ki, buradaki kilisenin de Theodoros Karbonaria-Carounaria diye adlandırıldığı ve Komnenoslar Hanedanlığının hüküm sürdüğü yıllarda (XI-XII. yüzyıllar) inşa edildiği sanılmaktadır.

1877 yılında Bizans Abideleri kitabını hazırlayan A. Paspates’in verdiği bilgilere bakılırsa kiliseye, kahin-kaşif anlamına gelen Phanerotis denilmekteydi. İnanışa göre kişi bir şeyini kaybettiğinde, kiliseye gelip, buraya adını veren azizden yardım talebinde bulunurdu.

KİLİSEDEN CAMİYE
Kilisenin camiye çevrildiği tarih 1476 olup, 1484 tarihli vakfiyesi Molla Gürâni üzerinedir. Camiye dönüşüm sırasında yapıyla uyumlu tuğladan bir minare ile mihrap ve minber eklenmiştir.Latin İstilası sırasında Theodoros Kilisesi’nde olduğu bilinen Aziz Theodoros’a ait kafatası bakiyesinin, 1210 yılında alınarak İtalya’ya kaçırıldığını Patrik Konstantius’tan öğrenmekteyiz.

AZİZ THEODOROS TYRON KİMDİR?
Kelime anlamı “Tanrı’dan hediye” olan Ortodoks ve Katolik kiliselerinde önem verilen ve asıl mesleği askerlik olan azizlerdendir. Doğduğu yer tam olarak bilinmeyen Aziz, Amasyalı Theodoros olarak anılır. Hıristiyanlığın tutunmaya başladığı Roma’nın geç dönemlerinde ordu içinde de yeni din yayılmaya başlayacak ve Roma yönetimi tarafından yeni dine katılanlar, bu dini terk etmedikleri takdirde öldürüleceklerdir. Theodoras da bu askerlerden biri olarak inancını terk etmez. Bundan dolayı din uğrunda şehit olanlara verilen “Martyr” sanıyla anılır. 17 Şubat 306’da Amasya’da öldürülen Aziz Theodoros’un anma günü 17 Şubat’tır. Çeşitli zamanlarda yapılmış çok sayıda Theodoros Kilisesi mevcut olup, bunlardan biri bugünkü Çemberlitaş yakınlarındadır.

MOLLA GÜRANİ KİMDİR?

Asıl adı Şemseddin Ahmed bin İsmail olan Molla Gürani’nin, 1406-10 yılları arasında Irak Şehrizor’da veya İran’da bir köy olduğu rivayet edilen Güran’da doğduğu söylenir. Bağdat’ta İslam Bilimleri eğitimi alan Molla Gürani, Mısır’da dersler verdikten sonra Şam’a ve ardından Anadolu’ya geçer. Edirne’de Sultan II. Murat ile tanıştıktan sonra Bursa’da Yıldırım Medresesi’nde hocalık yapan Molla Gürani, Şehzade Mehmet’in (Fatih Sultan Mehmet) hocası olarak 1443 yılında Manisa’ya gider. İstanbul’un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet’in yanında yer alır. Son görevini ifa ederken İstanbul’da vefat eden Molla Gürani, Suriçi’nde kendi adıyla anılan camiye defnedilir. Molla Gürani Camisi’nde bulunan mozaik kompozisyonları, Kariye ve Fethiye Camilerindekiler gibi Bizans döneminin Rönesans çağına ait örneklerdir.

ÇATI AMFORALARI

Bizans yapılarının çatılarının pek çoğunda alışıldık bir malzeme olarak karşımıza çıkan amfora örneklerine Vefa Kilise Camii’nde de rastlandı. Kubbelerle tonozlar arasındaki geçiş bölgelerinde hafifletici bir malzeme olarak kullanılan amforaların ağızları, içleri dolmasın diye aşağı doğru yerleştirilirdi. Amforaların, bulundukları yerlerde rölöveleri alınarak aynı biçimde korunmaları sağlandı ve çatı kapatıldı.

https://yeditepefatih.com/2021/manset/vefa-kilise-camii/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.