Yıllardır geçtiğim Kocamustafapaşa semtinde Kuvây-ı Milliye caddesi üzerinde bir cami bulunuyor. Ben onu Ramazan Efendi Cami diye biliyordum. Ama baktım ki Mimar Sinan’ın yaptığı son camilerdenmiş adı da başkaymış. Bezirgânbaşı Hâce Hüsrev Çelebi adında bir tüccar tarafından yaptırıldığından bu adla tanınmış, yanında kurulan tekkenin ilk şeyhi Mahfî Ramazan Efendi’den dolayı Ramazan Efendi Camii olarak da adlandırılmış. En büyük özelliği nedir derseniz, içindeki çiniler ve avludaki şadırvanın güzelliği en dikkate değer.

ÇİNİCİLİĞİN EN PARLAK DÖNEMİNDE YAPILMIŞ BİR CAMİ
Bu küçük caminin mimarisinin gösterişsizliğine karşı, içinin XVI. yüzyıl İznik çiniciliğinin en parlak devrinde yapılmış çinilerle kaplanmış olduğu görülmektedir. Duvarların iç yüzleri, ikinci sıra pencereleri alt kenarları hizasına kadar tamamen çinilerle kaplanmıştır. Alt sıra pencerelerin alınlıkları da yine çini panolar ile bezenmiştir. Bu hârikulâde güzellikteki çini kaplamanın yakın tarihlerde yer yer merhametsizce tahribe uğradığı dikkati çektiği gibi zaman içinde bu çinilerde acemice yapılmış tamirler ve yamalar da farkedilmektedir. Bezirgânbaşı Camii’nin içine bir bahar havasının tazelik ve renkliliğini veren bu çinilerde, Türk çini sanatının belli başlı motiflerinin XVI. yüzyılın üstün tekniğiyle yerleştirildiği görülür. Nar çiçekleri, şakayıklar, lâleler, karanfiller, çin bulutları, yapraklar, rûmî ve hatâî kıvrımları bu çinileri doldurmaktadır. Böylece küçük ibadet mekânı, bu çinilerin zengin motifleri, göz alıcı renkleri ve parlak sırları ile canlı, ışıltılı bir görünüm kazanmıştır.
ZARİF ŞADIRVAN GÖRMEYE DEĞER
Mimar Sinan 1588’de öldüğüne göre bu eser onun olgunluk çağında ve vefatından iki üç yıl önce yapılmıştır. Sinan’ın eserlerinin adlarını bildiren tezkirelerde Hâce Hüsrev Camii olarak kayıtlıdır. Bezirgânbaşı Camii etrafı duvarla çevrili geniş bir avlunun içindedir. Bu duvara bitişik olarak Edirne kadılarından Çavuşzâde Ahmed Efendi’nin ruhu için 1106’da (1694-95) klasik üslûpta yaptırılmış küçük bir çeşme yer almaktadır. Bezirgânbaşı Camii’nin, mütevazi mimarisine ters düşen, âdeta Süleymaniye Camii’nin avlusunu süsleyen sahte şadırvanın daha basit ve daha iddiasız bir benzeri olan çok zarif bir şadırvanı vardır.
Bugün daha çok Ramazan Efendi Camii olarak tanınan Bezirgânbaşı Hâce Hüsrev Camii, Mimar Sinan’ın hayatının son yıllarında ortaya koyduğu bir eser olarak önemli olduktan başka Osmanlı devri Türk sanatının genellikle üstünde durulmayan küçük eserlerinin değerli bir örneği olarak da sanat tarihinde yer almaktadır.

Kaynak: https://m.islamansiklopedisi.org.tr/bezirganbasi-camii










Cevap Yaz