Caminin farklı giriş kapıları var

Mimar Sinan’ı tanıyanlar onun sık sık tekrara düşmediğini bilirler. Daha doğrusu Mimar Sinan’ın eğer bir cümle ile anlatmak mümkün olsaydı belki de onun için: “ Mimaride değişimin öncülerinden diyebiliriz.” İşte Edirnekapı Surlarında bulunan “İvaz Efendi Cami’nin “ inşasında da farklı bir üslup denemiştir.  İşte İvaz Efendi Cami’nin diğer camilerden farklılıkları:

CAMİYE SAĞDA VE SOLDA İKİŞER OLMAK ÜZERE DÖRT KAPIDAN GİRİLİYOR

  • Öncelikle bu camide son cemaat yeri yoktur. Tek kubbeli, kesme taş yapılı büyükçe bir mimari yapı olan bu cami ince ahşap direklere dayanan sundurma vardır.
  • Minare de alışılmışın dışında girişte sağda değil, kıble duvarının köşesine ayrı bir yapı olarak eklenmiştir.
  • Minarenin kürsü kısmında oyulmuş mihrap nişi, sağdaki sundurmanın son cemaat yeri olarak kullanıldığını gösterir.
  • İvaz Efendi Cami’nin en önemli özelliği ise büyük giriş kapısının ya da kapılarının olmayışıdır. Onun yerine sağda ve solda ikişer kapıdan dört kapı yer almaktadır.
  • İvaz Efendi Cami’nin mihrap kısmındaki ciniler ise görülmeye değerdir. Caminin bir diğer özelliği ise “Anemas Zindanlarının” tam üstünde giriş kısmında yer almaktadır. Türk eserlerine benzemeyen çok değişik bir yapıdır.
  • Bu güzel caminin bir başka özelliği ise diğer camilerde görmeye alışık olduğumuz şadırvan avlusu dolayısıyla da şadırvanı yoktur.
  • Cami kesme taş ve tuğladan karma malzeme ile yapılmış, bazı yerlerde ve mihrap çıkıntısında yalnız taş kullanılmıştır. Pencere söveleri ise küfeki taşındandır. Her tarafında başka benzerlerinde rastlanmayan yeniliklere sahip olan caminin en şaşırtıcı özelliği giriş cephesidir.

HALİÇ’E HÂKİM BİR TEPEDE
İvaz Efendi Cami, İstanbul’u çevreleyen surların adeta bir inci gibi köşesinde yer almıştır. Edirnekapı ile Ayvansaray arasında yer almaktadır. Camiyi yaptıran Kazasker İvaz Efendi (ö. 994/1586) kıble duvarı önündeki hazîreye defnedilmiştir.  Semavi Eyice’nin verdiği bilgiye göre hazîrede adını taşıyan bir mezar taşına rastlanmamakla birlikte tam mihrabın hizasında üzerinde hiçbir yazı olmayan, hazîredeki bütün taşlardan daha büyük silindir biçiminde iki şâhidenin İvaz Efendi’nin kabrine ait olması kuvvetle muhtemeldir. Eyice, her ne kadar İvaz Efendi Cami Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer almasa da mimari üslup bu caminin Mimar Sinan’ın eseri olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website